Dekolman
Dekolman (İng. detachment; Fr. décollement, ayrılma), iki dokunun birbirinden ayrılmasını tanımlayan terimdir.
Etimoloji
Fransızca décollement (ayrılma, sökülme) sözcüğünden gelir.
Klinik bağlam
Terim tıpta iki ana bağlamda kullanılır: göz hekimliğinde retina dekolmanı ve obstetride plasentanın erken ayrılması.[1]
Retina dekolmanı, nörosensoriyel retinanın altındaki pigment epitelinden ayrılmasıdır. Ayrılan retina beslenemez ve işlevini hızla yitirir.
En sık biçim, retinada bir yırtık oluşması ve sıvının bu yırtıktan altına geçmesiyle gelişir.
Risk etkenleri ileri miyopi, geçirilmiş katarakt cerrahisi, göz travması, aile öyküsü, ileri yaş ve önceki dekolman öyküsüdür.
Uyarıcı belirtiler, yırtık aşamasında ortaya çıkar: ani başlayan uçuşan cisimler, ışık çakmaları ve görme alanında perde inmesi.
Bu belirtiler acil değerlendirme gerektirir. Erken dönemde yırtığın lazerle kapatılması, dekolmanı önler; dekolman geliştikten sonra cerrahi gerekir.
Alanın en kritik ilkesi, makula henüz ayrılmadan yapılan girişimin görme sonucunu belirgin biçimde iyileştirmesidir. Makula ayrıldıktan sonra görme kaybı büyük ölçüde kalıcıdır.
Bu nedenle uçuşan cisim ve ışık çakması yakınması, "bekleyelim görelim" yaklaşımıyla ele alınmamalıdır.
Diğer biçimler, iltihabi ya da tümöral nedenlerle sıvı birikmesine bağlı eksüdatif dekolman ve nedbe dokusunun retinayı çekmesiyle oluşan traksiyonel dekolmandır.
Traksiyonel biçim, ileri diyabetik retinopatide görülür; bu nedenle diyabet hastalarında düzenli göz muayenesi zorunludur.
Sitomegalovirüs retiniti iyileştikten sonra incelen retinada da dekolman gelişebilir; bu hastalarda izlem sürdürülmelidir.
Obstetrik bağlamda plasenta dekolmanı, plasentanın doğumdan önce rahim duvarından ayrılmasıdır.
Klasik tablo ağrılı vajinal kanamadır; rahim sert ve hassastır. Bu özellik, ağrısız kanama yapan plasenta previadan ayırır.
En önemli tuzak, dışarıdan görülen kanamanın gerçek kaybı yansıtmamasıdır. Kanın önemli bir bölümü plasenta arkasında birikir; hasta, görünen kanama az olsa da şoka girebilir.
Bu nedenle tanı ve tedavi kararı, kanama miktarına değil; annenin ve bebeğin durumuna dayandırılmalıdır.
Risk etkenleri hipertansiyon, preeklampsi, travma, sigara, kokain kullanımı, çoğul gebelik ve önceki dekolman öyküsüdür.
Komplikasyonları arasında yaygın damar içi pıhtılaşma, böbrek yetmezliği ve bebek kaybı bulunur.
Ultrasonografi normal olabilir; tanı büyük ölçüde kliniktir ve normal görüntüleme tanıyı dışlamaz.
Eş anlamlılar
- Ayrılma
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Yanoff M, Duker JS, Ophthalmology, 6. baskı, 2023.