Elektrofizyolojik çalışma
Elektrofizyolojik çalışma (İng. electrophysiology study), kalp içine yerleştirilen kateterlerle elektriksel etkinliğin kaydedilmesi ve uyarılmasıyla ritim bozukluklarının tanısı ve tedavisinin yapıldığı girişimdir.
Etimoloji
Elektriksel etkinliğin incelenmesini anlatan betimleyici bir terimdir.
Klinik bağlam
İşlemde toplardamar — bazen atardamar — yoluyla kalbe ulaştırılan kateterlerle kalbin farklı bölgelerinden elektriksel sinyaller kaydedilir. Programlı uyarım verilerek ileti özellikleri ölçülür ve ritim bozukluğu tetiklenmeye çalışılır; böylece devrenin yeri ve düzeneği belirlenir. Aynı seansta radyofrekans ya da kriyoenerji uygulanarak sorumlu doku ablasyonla ortadan kaldırılabilir.[1]
Başlıca endikasyonlar arasında yineleyen supraventriküler taşikardiler, atriyoventriküler nodal reentran taşikardi, aksesuar yol aracılı taşikardiler, atriyal flutter, atriyal fibrilasyon, ventriküler taşikardiler, açıklanamayan senkop ve iletim bozukluklarının değerlendirilmesi bulunur.
Girişimin en başarılı uygulandığı alanlardan biri, nodal reentran taşikardi ve aksesuar yol aracılı taşikardilerdir; ablasyon bu hastalarda yüksek başarı oranıyla kalıcı iyileşme sağlar ve ömür boyu ilaç kullanımını gereksiz kılar. Wolff-Parkinson-White sendromunda ise ablasyon, ani ölüm riskini ortadan kaldırdığı için özellikle önemlidir.
Atriyal fibrilasyonda pulmoner ven izolasyonu, semptomatik ve ilaca dirençli hastalarda etkilidir; ayrıca kalp yetersizliği eşlik eden seçilmiş hastalarda sonuçları iyileştirdiği gösterilmiştir. Ventriküler taşikardilerde ablasyon, defibrilatör şoklarını azaltmak amacıyla uygulanır.
Ablasyonun bir başka kullanımı, ilaçla hız denetimi sağlanamayan hastalarda atriyoventriküler düğümün ablasyonu ve kalıcı pil yerleştirilmesidir; bu, geri dönüşsüz bir işlemdir ve hastayı pile bağımlı kılar, bu nedenle son seçenek olarak değerlendirilir.
İşlem öncesi hazırlıkta ritim belgelerinin toplanması, ilaçların gözden geçirilmesi ve gerektiğinde antiaritmik tedavinin kesilmesi gerekir; ilaçlar ritmin tetiklenmesini engelleyerek çalışmayı sonuçsuz bırakabilir. Atriyal fibrilasyon ablasyonu öncesinde sol atriyal apendikste pıhtı bulunmadığının görüntülemeyle gösterilmesi ve uygun antikoagülasyon zorunludur.
Komplikasyonlar arasında giriş yerinde kanama ve damar yaralanması, perikart tamponadı, iletim bloğu ve kalıcı pil gereksinimi, tromboembolizm, pnömotoraks ve ender olarak atriyoözofageal fistül bulunur. Tamponad, işlem sırasında ani hipotansiyon ve kalp seslerinin derinleşmesiyle ortaya çıkar; yatak başı ekokardiyografi ile hızla tanınmalı ve perikardiyosentez uygulanmalıdır. Atriyoözofageal fistül enderdir ancak yüksek ölüm oranı taşır; ablasyondan günler-haftalar sonra ateş, nörolojik bulgular ve sindirim yakınmalarıyla ortaya çıkar — bu geç örüntünün bilinmemesi, tanının atlanmasına yol açar.
Anestezi açısından işlemler derin sedasyon ya da genel anestezi altında yapılabilir. Ritim tetiklenmesi gereken durumlarda bazı anestezik ilaçların uyarılabilirliği baskılayabileceği göz önünde bulundurulur. İşlem sırasında hastanın hareketsiz kalması, özellikle üç boyutlu haritalama sistemlerinin doğruluğu açısından önemlidir.
İşlem sonrası dönemde giriş yerinin izlenmesi, ritim takibi ve antikoagülasyonun sürdürülmesi gerekir. Atriyal fibrilasyon ablasyonu sonrası ilk haftalarda geçici ritim bozuklukları görülebilir; bu dönem, işlem başarısızlığı olarak yorumlanmamalıdır. Ayrıca başarılı ablasyon sonrası bile inme riski yüksek olan hastalarda antikoagülan tedavinin sürdürülmesi gerekir; bunun kesilmesi sık ve tehlikeli bir hatadır.
Eş anlamlılar
- EPS
- Kardiyak ablasyon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ European Society of Cardiology, Guidelines for the Management of Patients With Supraventricular Tachycardia, 2019.