İçeriğe atla

Fenitoin

DrSozluk sitesinden

Fenitoin (İng. phenytoin), voltaj bağımlı sodyum kanallarını bloke ederek etki gösteren antiepileptik ilaçtır.

Etimoloji

Kimyasal yapısındaki fenil gruplarını ve hidantoin halkasını anlatan adından türetilmiştir.

Klinik bağlam

İlaç, voltaj bağımlı sodyum kanalının etkisiz durumunu uzatarak aşırı uyarılmış nöronlarda ateşlenmeyi sınırlar; böylece nöbet yayılımını engeller. Normal sinir işlevini görece korur.[1]

Başlıca kullanım alanları odaksal ve jeneralize tonik-klonik nöbetler ile status epileptikustur. Absans nöbetlerinde etkisizdir, hatta kötüleştirebilir; bu ayrım ilaç seçiminde önemlidir.

Farmakokinetiği ayırt edicidir: yıkım yolağı doyurulabilir. Düşük dozlarda doğrusal ilerleyen kan düzeyi, belirli bir eşikten sonra küçük doz artışlarıyla orantısız biçimde yükselir. Bu nedenle doz artışları küçük adımlarla yapılmalıdır; bu özelliğin bilinmemesi, toksisitenin en sık nedenidir.

Proteine yüksek oranda bağlanır. Hipoalbüminemi, üremi ve gebelikte toplam düzey düşük görünürken serbest düzey toksik olabilir. Bu durumda düzeltme yapılmalı ya da serbest düzey ölçülmelidir. Bu tuzak, kritik hastalarda ciddi hatalara yol açar.

Toksisite bulguları doza bağlı olarak sıralanır: yatay bakışta nistagmus, ardından denge bozukluğu ve konuşma bozukluğu, sonra uyku hali ve konfüzyon. Çok yüksek düzeylerde paradoksal biçimde nöbet sıklığı artabilir.

Damar içi uygulamada hız sınırlaması vardır; hızlı verilmesi hipotansiyon ve ritim bozukluğuna yol açar. Bu etki, taşıyıcı olarak kullanılan propilen glikole bağlıdır. Ayrıca damar dışına kaçması, ağır doku hasarına yol açan mor eldiven sendromuna neden olur. Fosfenitoin, bu sorunları azaltan ön ilaç biçimidir.

Uzun süreli kullanımın kendine özgü yan etkileri vardır: diş eti büyümesi, kıllanma artışı, yüz hatlarında kabalaşma, periferik nöropati, serebellar atrofi, folat eksikliği ve D vitamini metabolizmasının bozulmasına bağlı kemik hastalığı.

Ayrıca ilaç ateşi, ilaç ilişkili eozinofili ve sistemik belirtiler sendromu ile Stevens-Johnson sendromuna yol açabilir; bazı toplumlarda belirli doku uygunluk gen tipleriyle ilişkili yüksek risk bildirilmiştir.

İlaç etkileşimi yükü çok yüksektir. Karaciğer enzimlerini güçlü biçimde uyarır; varfarin, oral kontraseptifler, kalsinörin inhibitörü grubu ilaçlar, kortikosteroidler ve birçok antiviral ilacın düzeyini düşürür. Bu nedenle bu ilaçlarla birlikte kullanımı sorun yaratır.

Gebelikte doğumsal anomali riski artar; ancak denetimsiz epilepsi de tehlikelidir. Karar, riskler tartılarak ve folik asit desteğiyle birlikte verilmelidir.

Kan düzeyi izlemi, dar terapötik aralık nedeniyle zorunludur; ancak tedavi kararı klinik yanıtla birlikte değerlendirilir.

Eş anlamlılar

  • Difenilhidantoin

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.