Fizostigmin
Fizostigmin (İng. physostigmine), Kalabar fasulyesinden elde edilen, kan-beyin engelini geçebilen asetilkolinesteraz inhibitörüdür. Başlıca antikolinerjik sendromun tedavisinde kullanılır.
Etimoloji
Adı, elde edildiği bitkinin cins adı Physostigmadan gelir; bitkinin geleneksel adı Kalabar fasulyesidir.
Klinik bağlam
İlaç, sinaptik aralıkta asetilkolini parçalayan enzimi geri dönüşlü olarak baskılar; böylece aracının derişimi ve etki süresi artar. Tersiyer amin yapısında olması nedeniyle kan-beyin engelini geçer — bu, onu neostigmin ve piridostigmin gibi kuaterner yapılı bileşiklerden ayıran temel özelliktir ve merkezi sinir sistemi etkilerini açıklar.[1]
Başlıca kullanım alanı antikolinerjik zehirlenmedir. Muskarinik blokaja bağlı merkezi belirtileri — ajitasyon, konfüzyon, halüsinasyon, anlamsız konuşma ve deliryum — hızla geri çevirebilir; bu nedenle hem tanısal hem tedavi edici olarak kullanılır. Yanıt çoğunlukla dakikalar içinde ortaya çıkar. Sorumlu ajanlar arasında atropin ve diğer antimuskarinikler, birinci kuşak antihistaminikler, Datura türleri gibi bitkisel kaynaklar ve bazı antipsikotikler bulunur.
Kullanımı seçici olmalıdır çünkü kendisi de ciddi yan etkiler taşır: bradikardi, asistoli, nöbet, bronkospazm, aşırı salgı ve kolinerjik kriz. Bu nedenle kardiyak izlem altında, damar yolu açık ve atropin hazır bulundurularak, yavaş uygulanması gerekir. En önemli kontrendikasyon, sodyum kanal blokajı yapan ilaçlarla — özellikle trisiklik antidepresanlarla — gelişen zehirlenmedir; bu hastalarda fizostigmin uygulanmasının asistoliye yol açtığı bildirilmiştir. Elektrokardiyografide QRS genişlemesi bulunması, ilacın kullanılmaması gerektiğini gösteren temel bulgudur. Astım, iletim bozukluğu, mekanik bağırsak ve idrar yolu tıkanıklığı da kaçınma nedenleridir.
Antikolinerjik zehirlenmenin ilk basamak tedavisi destekleyicidir: havayolu güvenliği, sıvı desteği, kardiyak izlem, ısı yönetimi ve ajitasyon ile nöbet denetiminde benzodiazepinler. Fizostigmin, ağır ve dirençli merkezi belirtileri bulunan seçilmiş hastalarda düşünülür. Etki süresinin kısa olması nedeniyle belirtiler yineleyebilir; bu nedenle hastanın gözlem altında tutulması gerekir. Ajitasyon tedavisinde antipsikotiklerin kullanılmaması önerilir; birçoğu antikolinerjik etkiye sahiptir ve tabloyu ağırlaştırır.
İkinci bir kullanım alanı, geçmişte anestezi sonrası merkezi antikolinerjik sendromun — uyanmada gecikme, konfüzyon ve ajitasyon — tedavisidir. Günümüzde bu endikasyon sınırlıdır; uyanmada gecikmenin nedeni önce sistematik biçimde araştırılır: kalıntı anestezik ve opioid etkisi, kalıntı nöromusküler blokaj, hipoglisemi, elektrolit bozuklukları, hipotermi, hipoksi, hiperkapni ve nörolojik olaylar dışlanmalıdır.
Tarihsel olarak fizostigmin, glokom tedavisinde ve Alzheimer hastalığında kolinerjik iletiyi artırma amacıyla denenmiştir; kısa etki süresi ve yan etki profili nedeniyle bu alanlarda yerini daha uygun ajanlara bırakmıştır. Kalabar fasulyesinin geleneksel kullanımı ve toksikolojik özellikleri, kolinerjik farmakolojinin gelişiminde tarihsel bir rol oynamıştır.
Aynı ilaç ailesindeki diğer üyelerle karşılaştırıldığında kullanım alanları ayrışır: neostigmin nöromusküler blokajın geri döndürülmesinde, piridostigmin miyastenia gravisin sürekli tedavisinde, edrofonyum ise çok kısa etkisiyle tanısal amaçla kullanılmıştır. Fizostigminin ayırt edici yanı merkezi etkisidir.
Eş anlamlılar
- Eserin
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Goodman LS, Gilman A, Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.