İçeriğe atla

Glokom

DrSozluk sitesinden

Glokom (İng. glaucoma; Yun. glaukos, gri-mavi), görme sinirinde ilerleyici hasar ve buna bağlı görme alanı kaybıyla seyreden göz hastalıkları grubudur.

Etimoloji

Yunanca glaukos (gri-mavi parlaklık) sözcüğünden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Hastalıkta görme siniri başındaki sinir lifleri ilerleyici biçimde kaybolur. Göz içi basıncının yüksekliği en önemli değiştirilebilir risk etkenidir; ancak hastalığın tanımı basınç değil, sinir hasarıdır. Normal basınçla seyreden biçimler bulunduğu gibi, yüksek basınca karşın hasar gelişmeyen kişiler de vardır. Bu ayrım, alanın en önemli kavramsal noktasıdır.[1]

Temel sınıflandırma açık açılı ve kapalı açılı biçimler arasındadır. Açık açılı biçim çok daha sıktır; sinsi ilerler, ağrı vermez ve merkezî görme uzun süre korunur. Hasta yakınma duymadığından tanı çoğu kez geç konur; bu nedenle düzenli göz muayenesi tek etkili erken tanı yoludur.

Kapalı açılı biçimin akut atağı ise acil bir durumdur. Ani başlayan şiddetli göz ağrısı, kızarıklık, görme bulanıklığı, ışık çevresinde halelerin görülmesi, bulantı ve kusma ile seyreder. Kornea ödemli, göz sert, gözbebeği orta genişlikte ve ışığa tepkisizdir. Basıncın hızla düşürülmemesi saatler içinde kalıcı körlüğe yol açar.

En kritik klinik tuzak, bu atağın karın ağrısı ve kusma nedeniyle sindirim sistemi hastalığı ya da migren sanılmasıdır. Bir diğer tuzak, gözbebeğini genişleten ilaçların atağı tetikleyebilmesidir; antikolinerjik etkili ilaçlar, bazı antidepresanlar ve nebül biçiminde verilen bronş açıcılar risklidir. Yatkın kişilerde bu ilaçların kullanımı öncesinde dikkat gerekir.

Risk etkenleri arasında ileri yaş, aile öyküsü, yüksek göz içi basıncı, ince kornea, diyabet, miyopi, uzun süreli kortikosteroid kullanımı ve belirli etnik kökenler sayılır. Kortikosteroide bağlı basınç yükselmesi, göz damlası kadar sistemik ve inhaler kullanımda da görülebilir.

Tanı ve izlemde göz içi basıncı ölçümü, görme siniri başının değerlendirilmesi, görme alanı incelemesi, optik koherens tomografi ile sinir lifi kalınlığının ölçülmesi ve açı değerlendirmesi kullanılır. Kornea kalınlığı ölçümü, basınç değerinin doğru yorumlanması için gereklidir; ince korneada ölçüm gerçek değerden düşük çıkar.

Tedavinin amacı basıncı hedef düzeye indirerek hasarın ilerlemesini durdurmaktır; kaybolan görme geri kazanılamaz. Bu nedenle erken tanı belirleyicidir. Damla tedavileri, lazer uygulamaları ve cerrahi seçenekler kullanılır. Tedaviye uyum en büyük sorundur; hasta yakınma duymadığı için damlaları düzenli kullanmayabilir.

Damla tedavilerinin sistemik yan etkileri gözden kaçabilir; beta bloker içeren damlalar bradikardi ve bronş daralmasına yol açabilir. Bu nedenle astım ve kalp hastalığı öyküsü sorgulanmalıdır.

Akut atakta tedaviye başlarken hastanın yatar konumda tutulması ve göz doktoruna gecikmeden ulaştırılması esastır.

Eş anlamlılar

  • Karasu
  • Göz tansiyonu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Yanoff M, Duker JS, Ophthalmology, 6. baskı, 2023.