Kan şekeri
Kan şekeri (İng. blood glucose), kandaki glukoz derişimidir.
Etimoloji
Türkçe kan sözcüğü ile şeker sözcüğünün birleşimidir.
Klinik bağlam
Düzey, dar bir aralıkta tutulur; başlıca düzenleyiciler insülin ve glukagondur. İnsülin hücrelere alımı artırarak düzeyi düşürür; glukagon, adrenalin, kortizol ve büyüme hormonu ise yükseltir. Beyin, enerjisini neredeyse tümüyle bu şekerden sağlar ve depolayamaz; bu nedenle düşüklüğü hızla nörolojik bulgu verir.[1]
Yüksekliğin en sık nedeni diyabettir. Tanı, açlık değeri, yükleme testi, rastgele ölçüm ve hemoglobin A1c ile konur. Ayrıca ağır hastalık, kortikosteroid kullanımı, pankreatit, Cushing sendromu ve bazı ilaçlar yüksekliğe yol açar.
Ağır hastada ortaya çıkan yükseklik, stres yanıtının parçasıdır. Yoğun bakımda çok sıkı denetim uygulanması, hipoglisemi riskini artırdığı ve ölüm oranını yükselttiği için terk edilmiştir; orta düzeyde bir hedef benimsenir. Bu, kritik bakımın önemli ders alınmış konularındandır.
Acil tablolar arasında diyabetik ketoasidoz ve hiperozmolar hiperglisemik durum bulunur. İlkinde asidoz ve keton üretimi, ikincisinde ise ileri düzeyde su kaybı ve çok yüksek şeker değerleri öne çıkar. Her ikisinde de sıvı tedavisi ilk basamaktır; insülin tek başına yetersizdir.
Ketoasidoz tedavisinde iki kritik nokta vardır. Potasyum, toplam vücut deposu azalmış olsa bile başlangıçta normal ya da yüksek görünür; insülin başlandığında hızla düşer ve ölümcül ritim bozukluğuna yol açabilir. Bu nedenle potasyum düzeyi belirli bir eşiğin altındaysa insülin geciktirilir. Ayrıca şeker düzeyi normale yaklaştığında insülin kesilmez; şeker içeren sıvı eklenerek insülin sürdürülür, çünkü asidoz henüz düzelmemiştir. Bu iki kuralın atlanması sık görülen ciddi hatalardır.
Belirli bir ilaç grubu kullanan hastalarda, şeker düzeyi normale yakınken bile ketoasidoz gelişebilir; bu tablo kolayca gözden kaçar ve yalnızca şeker değerine bakılarak dışlanamaz.
Düşüklük, en acil metabolik durumlardandır. Bulgular terleme, çarpıntı, titreme ve açlıkla başlar; ilerlediğinde konfüzyon, davranış değişikliği, nöbet ve koma gelişir. Bilinç değişikliği olan her hastada ölçüm yapılması temel bir kuraldır; alkol etkisi, inme ya da psikiyatrik tablo sanılarak atlanması, önlenebilir beyin hasarının başlıca nedenidir.
Uzun süreli diyabette uyarıcı belirtiler kaybolabilir; bu duruma farkındalık yitimi denir ve ağır düşüklük riskini artırır. Ayrıca beta bloker kullanımı çarpıntı ve titremeyi baskılayarak tabloyu gizler; terleme genellikle korunur.
Sülfonilüre grubu ilaçlarla ve uzun etkili insülinle gelişen düşüklük uzun sürer; hasta düzeldikten sonra da izlenmelidir. Erken taburculuk, yinelemeye yol açar.
Yatak başı ölçüm cihazları pratiktir; ancak ileri derecede düşük ve yüksek değerlerde, ağır anemi, şok ve bazı ilaç etkileşimlerinde yanıltıcı olabilir. Kritik kararlar laboratuvar ölçümüyle doğrulanmalıdır.
Eş anlamlılar
- Kan glukozu
- Serum glukozu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Melmed S ve ark. (ed.), Williams Textbook of Endocrinology, 14. baskı, 2019.