Kemik yoğunluğu
Kemik yoğunluğu (İng. bone mineral density), birim alandaki kemik mineral miktarını gösteren ölçümdür.
Etimoloji
Türkçe tanımlayıcı bir terimdir; İngilizce kısaltmasıyla BMD olarak da anılır.
Klinik bağlam
Ölçüm, çift enerjili röntgen absorpsiyometrisi ile yapılır ve sonuçlar iki ayrı skorla bildirilir.[1] T skoru, kişinin değerini genç erişkin ortalamasıyla karşılaştırır ve osteoporoz tanısı bu skora dayanır. Z skoru ise aynı yaş grubuyla karşılaştırma yapar. Bu ayrım klinik açıdan belirleyicidir: menopoz öncesi kadınlarda, erkeklerde ve çocuklarda tanı T skoruyla konmaz, Z skoru kullanılır. Z skorunun belirgin biçimde düşük bulunması, ikincil bir nedeni düşündürür ve araştırma gerektirir.
Ölçümün en önemli sınırlılığı, kemik niteliğini değil yalnızca mineral miktarını göstermesidir. Kırıkların önemli bir bölümü, osteoporoz eşiğinin üzerinde değer taşıyan kişilerde gerçekleşir; bu nedenle normal bir sonuç, kırık riskinin düşük olduğu anlamına gelmez. Bu tuzak, yalnızca sayıya bakan bir yaklaşımın neden yetersiz kaldığını açıklar. Bu boşluğu doldurmak için kırık risk hesaplama araçları geliştirilmiştir; bu araçlar yaş, önceki kırık, aile öyküsü, sigara, kortikosteroid kullanımı ve eşlik eden hastalıkları da hesaba katar.
Ölçümün yanıltıcı olabileceği durumlar bilinmelidir. Omurgadaki dejeneratif değişiklikler, damar kalsifikasyonları ve geçirilmiş çökme kırıkları değeri yalancı biçimde yükseltir; bu nedenle yaşlı hastada kalça ölçümü daha güvenilirdir. Ölçümlerin karşılaştırılabilmesi için aynı cihaz ve aynı bölge kullanılmalıdır; farklı merkezlerin sonuçları doğrudan kıyaslanamaz. Değişimin anlamlı sayılabilmesi için belirli bir eşiği aşması gerekir; küçük farklar ölçüm değişkenliğinden kaynaklanabilir ve tedavi kararını değiştirmemelidir.
Ölçüm, tanı kadar izlem amacıyla da kullanılır; ancak yineleme sıklığı gereksiz yere kısa tutulmamalıdır. Osteoporoz tanısı, ölçümden bağımsız olarak da konabilir: düşük enerjili travmayla oluşan kalça ya da omur kırığı, tek başına tanı koydurur ve tedavi başlatılmasını gerektirir. Bu kural, kırık sonrası ikincil korunmanın neden bu kadar önemli olduğunu gösterir; oysa uygulamada bu adım büyük ölçüde ihmal edilir. Tedaviye başlamadan önce D vitamini eksikliği düzeltilmelidir, aksi durumda bifosfonatlar hipokalsemiye yol açabilir. Boy kaybının ölçülmesi, sessiz omur kırıklarını yakalayan basit ve ucuz bir tarama yöntemidir.
Eş anlamlılar
- Kemik mineral yoğunluğu
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Melmed S ve ark. (ed.), Williams Textbook of Endocrinology, 14. baskı, 2020.