İçeriğe atla

Lipoprotein

DrSozluk sitesinden

Lipoprotein (İng. lipoprotein), suda çözünmeyen lipitlerin kanda taşınmasını sağlayan, lipit ve protein bileşenlerinden oluşan küresel parçacıktır.

Etimoloji

Yunanca yağ anlamındaki lipos ile protein sözcüğünün birleşiminden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Yapı, dışta fosfolipit, serbest kolesterol ve apolipoproteinlerden oluşan bir kabuk ile içte trigliserit ve kolesterol esterlerinden oluşan bir çekirdek içerir. Apolipoproteinler yalnızca yapısal görev üstlenmez; enzimleri etkinleştirir ve hücre yüzeyindeki reseptörlerle tanınmayı sağlar. Parçacıklar yoğunluklarına göre sınıflandırılır: şilomikronlar, çok düşük yoğunluklu lipoprotein (VLDL), orta yoğunluklu lipoprotein, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) ve yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL).[1]

Taşıma iki yolla yürütülür. Dış yolda, bağırsaktan emilen yağlar şilomikronlarla dolaşıma verilir; kılcal damar endotelindeki lipoprotein lipaz trigliseritleri parçalar ve kalıntı parçacıklar karaciğerce alınır. İç yolda, karaciğer VLDL üretir; bu parçacıklar da lipaz etkisiyle küçülerek LDL'ye dönüşür ve dokulara kolesterol taşır. HDL ise dokulardan kolesterolü toplayarak karaciğere geri götürür.

Aterosklerozla ilişki, parçacığın türüne göre belirgin biçimde değişir. Apolipoprotein B içeren parçacıklar — LDL, VLDL ve kalıntılar — damar duvarına girip birikerek plak oluşumunu başlatır; nedensellik en güçlü biçimde LDL kolesterol için ortaya konmuştur ve düzeyin düşürülmesi kardiyovasküler olayları azaltır. Buna karşılık HDL düzeyini yükselten girişimlerin olay riskini azaltmadığı gösterilmiştir; bu nedenle HDL bir tedavi hedefi değil, risk belirteci olarak değerlendirilir — sık karşılaşılan bir yanlış anlamadır.

Laboratuvar değerlendirmesinde LDL kolesterol genellikle hesaplanır; ancak trigliserit düzeyi yüksek olduğunda bu hesaplama güvenilirliğini yitirir. Bu durumda doğrudan ölçüm, non-HDL kolesterol ya da apolipoprotein B kullanılmalıdır. Non-HDL kolesterol, aterojenik parçacıkların tümünü kapsadığı için özellikle diyabet, metabolik sendrom ve yüksek trigliseritli hastalarda riski daha iyi yansıtır. Apolipoprotein B ölçümü, parçacık sayısını doğrudan gösterir; aynı kolesterol düzeyinde farklı parçacık sayıları bulunabileceğinden ek bilgi sağlar. Ölçüm için açlık gerekliliği çoğu durumda kaldırılmıştır.

Lipoprotein(a) ayrı bir başlıktır: yapısal olarak LDL'ye benzer ancak ek bir apolipoprotein taşır ve düzeyi büyük ölçüde genetik olarak belirlenir; yaşam biçimi ve statin tedavisiyle anlamlı biçimde değişmez. Bağımsız bir kardiyovasküler risk etkenidir ve aort kapak darlığıyla da ilişkilendirilmiştir. Güncel öneri, yaşam boyunca en az bir kez ölçülmesidir; yüksek bulunduğunda diğer risk etkenlerinin daha sıkı yönetilmesi ve aile bireylerinin değerlendirilmesi gündeme gelir.

Kalıtsal bozukluklar arasında ailesel hiperkolesterolemi öne çıkar; LDL reseptör yolağındaki bozukluk nedeniyle doğumdan itibaren yüksek düzeyler bulunur ve erken yaşta koroner hastalık gelişir. Tanı konulduğunda birinci derece akrabaların taranması önerilir. Ailesel şilomikronemi sendromunda lipoprotein lipaz yolağı bozulmuştur; çok yüksek trigliserit düzeyleri ve yineleyen akut pankreatit görülür.

Tedavide LDL düşürücü ajanlar — statinler, ezetimib, PCSK9 inhibitörleri, bempedoik asit ve küçük interferans RNA temelli tedaviler — kullanılır; hedef, hastanın toplam kardiyovasküler riskine göre belirlenir. Trigliseritten zengin parçacıkların yüksek olduğu durumlarda fibratlar ve omega-3 yağ asitleri yer alır. Lipoprotein(a) yüksekliğine yönelik hedefe özgü tedaviler araştırma aşamasındadır; çok yüksek düzeylerde ve dirençli olgularda lipoprotein aferezi uygulanabilir.

İkincil nedenlerin araştırılması tedaviden önce gelir: hipotiroidi, denetimsiz diabetes mellitus, nefrotik sendrom, kronik böbrek hastalığı, karaciğer hastalıkları, obezite, alkol kullanımı, gebelik ve ilaçlar lipoprotein profilini belirgin biçimde değiştirir.

Eş anlamlılar

  • Lipit taşıyıcı parçacık

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.