İçeriğe atla

Mediasten

DrSozluk sitesinden

Mediasten (İng. mediastinum), iki akciğer arasında, göğüs boşluğunun orta bölümünde yer alan ve kalp, büyük damarlar, soluk borusu, yemek borusu ile timusu barındıran anatomik bölgedir.

Etimoloji

Latince ortada duran anlamındaki mediastinus sözcüğünden gelir.

Klinik bağlam

Bölge geleneksel olarak üç bölüme ayrılır. Ön mediastende timus, lenf bezleri ve yağ dokusu; orta bölümde kalp, perikart, büyük damarlar, soluk borusu ve ana bronşlar; arka bölümde yemek borusu, inen aorta, azigos venleri, torasik kanal ve sempatik zincir bulunur. Bu bölümlendirme, kitlelerin ayırıcı tanısında doğrudan kullanılır.[1]

Ön mediasten kitlelerinde dört başlık akla gelir: timoma, lenfoma, germ hücreli tümörler ve tiroit kaynaklı kitleler. Orta bölümde lenf bezi büyümeleri, bronkojenik kistler ve damar anomalileri; arka bölümde ise sinir kökenli tümörler öne çıkar. Yaş ve klinik bulgular tanıyı daraltır: genç hastada ön mediasten kitlesi lenfoma ya da germ hücreli tümörü, miyastenia gravis eşlik ediyorsa timomayı düşündürür.

Klinik açıdan en kritik konu, büyük ön mediasten kitlesi bulunan hastanın anestezi yönetimidir. Bu kitleler soluk borusuna, ana bronşlara, büyük damarlara ve kalbe bası yapabilir. Genel anestezi altında kas tonusu kaybolur, akciğer hacimleri azalır ve spontan solunumun yarattığı negatif basınç ortadan kalkar; bu değişiklikler basıyı belirgin biçimde artırır. Sonuçta havayolu ya da dolaşım aniden kapanabilir ve bu durum standart yöntemlerle geri döndürülemeyebilir. Bu nedenle uyanıkken tolere edilen bir kitle, anestezi altında yaşamı tehdit eden bir tabloya dönüşebilir — bu ayrım, alandaki en önemli güvenlik bilgisidir.

Bu hastalarda ameliyat öncesi değerlendirmede yatarken artan nefes darlığı, öksürük, senkop ve pozisyonla değişen belirtiler sorgulanmalıdır; bu bulgular yüksek risk göstergesidir. Görüntülemede havayolu daralmasının derecesi ve damar basısı değerlendirilir. Güvenli yaklaşımda spontan solunumun korunması, kas gevşeticiden kaçınılması, hastanın belirtilerinin en az olduğu pozisyonda tutulması, rijit bronkoskopi ve gerektiğinde vücut dışı dolaşım desteğinin hazır bulundurulması yer alır. Mümkün olduğunda tanı, yerel anesteziyle yapılan biyopsiyle konulmalıdır.

Üst vena kava sendromu, bu bölgedeki kitlelerin sık komplikasyonudur: yüz ve boyunda şişlik, boyun venlerinde dolgunluk, öne eğilmekle artan belirtiler ve göğüs duvarında genişlemiş venler görülür. Nedenler arasında akciğer kanseri, lenfoma ve kateter ilişkili tromboz bulunur. Bu hastalarda üst ekstremiteden damar yolu açılması uygun değildir; alt ekstremite tercih edilir.

Mediastinit, ciddi bir enfeksiyon tablosudur. Kalp cerrahisi sonrası sternum enfeksiyonu ve yemek borusu yırtılmasına bağlı biçimleri vardır. Boerhaave sendromunda güçlü kusmanın ardından ani göğüs ağrısı, nefes darlığı ve deri altı amfizemi görülür; ölüm oranı yüksektir ve erken tanı ile cerrahi gerektirir. Descending nekrotizan mediastinit ise derin boyun enfeksiyonlarının aşağı yayılmasıyla gelişir.

Pnömomediastinum, mediastende serbest hava bulunmasıdır; spontan olabileceği gibi travma, mekanik ventilasyon ve yemek borusu yaralanmasına bağlı da gelişebilir. Boyunda deri altı amfizemi ve Hamman belirtisi — kalp atımıyla eşzamanlı çıtırtı — tanınmalıdır.

Görüntülemede akciğer grafisi ilk basamaktır; bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans ayrıntılı değerlendirme sağlar. Doku tanısı için endobronşiyal ultrason eşliğinde iğne aspirasyonu, mediastinoskopi ve cerrahi biyopsi kullanılır.

Eş anlamlılar

  • Mediyastinum

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.