Medulla oblongata
Medulla oblongata (İng. medulla oblongata; Lat. medulla, öz + oblongata, uzamış), beyin sapının en alt bölümüdür. Solunum ve dolaşımın temel denetim merkezlerini barındırır.
Etimoloji
Latince uzamış öz anlamındaki medulla oblongata ifadesinden gelir.
Klinik bağlam
Yapı, köprü ile omurilik arasında yer alır. İçinde solunum ritmini oluşturan nöron grupları, dolaşımı düzenleyen vazomotor merkez, öksürük, yutma, öğürme ve kusma refleks merkezleri ile dokuzuncu, onuncu, on birinci ve on ikinci kraniyal sinirlerin çekirdekleri bulunur. Ayrıca inen motor yollar burada çaprazlaşır ve arka kordon duyusal yolları burada ikinci nörona bağlanarak karşı tarafa geçer.[1]
Solunumun ritmik üretimi büyük ölçüde bu bölgeye bağımlıdır; ayrıca merkezî kemoreseptörler karbondioksit ve pH değişikliklerini algılayarak solunumu düzenler. Bu nedenle bu bölgeye bası ya da hasar, solunum düzensizliği ve ani solunum durmasına yol açar. Kritik hastada beyin sapı işlevlerinin izlenmesi bu nedenle önemlidir.
Klinik açıdan en iyi tanımlanmış tablo, yan bulber bölgenin iskemisiyle gelişen Wallenberg sendromudur: aynı tarafta yüzde, karşı tarafta gövdede ağrı-ısı duyusu kaybı, baş dönmesi, ataksi, ses kısıklığı, yutma güçlüğü ve Horner sendromu görülür. Ayırt edici özellik, kas gücünün korunmasıdır; bu nedenle inme olarak tanınması gecikebilir. Medial bulber sendromda ise karşı tarafta güçsüzlük, derin duyu kaybı ve dilin lezyon tarafına sapması bulunur.
Bu bölgedeki lezyonlarda çaprazlanmış bulgular tipiktir: yüzde bir tarafta, gövdede karşı tarafta tutulum. Bu örüntünün tanınması, lezyonun beyin sapında olduğunu güçlü biçimde gösterir.
Yutma güçlüğü ve öksürük refleksinin kaybı, bu hastalarda en önemli klinik sorundur; aspirasyon pnömonisi başlıca ölüm nedenlerindendir. Bu nedenle yutma güvenliği değerlendirilmeden ağızdan besleme başlatılmamalıdır.
Kafa içi basınç arttığında beyincik tonsillerinin foramen magnumdan aşağı fıtıklaşması, bu bölgeye doğrudan bası yapar; sonuçta bilinç kaybı, kan basıncı yükselmesi, bradikardi ve düzensiz solunum — Cushing yanıtı — ile ardından solunum durması gelişir. Bu tablo, kafa içi basınç yönetiminin neden acil olduğunu açıklar. Kitle etkisi bulunan hastada lomber ponksiyon yapılması, bu fıtıklaşmayı tetikleyebileceğinden görüntüleme öncelikle yapılmalıdır.
Beyin ölümü değerlendirmesinde bu bölgedeki reflekslerin yokluğu belirleyicidir; öğürme ve öksürük refleksleri ile apne testi, medulla işlevlerinin geri dönüşsüz biçimde kaybolduğunu göstermek için kullanılır.
Diğer hastalıklar arasında siringobulbi, tümörler, multipl skleroz plakları, ensefalitler, Chiari malformasyonu ve santral pontin-ekstrapontin miyelinoliz sayılabilir. Ozmotik demiyelinizasyon sendromunda köprü ve komşu yapıların tutulması, kilitlenme sendromuna yol açabilir.
Postrema alanı, kan-beyin engelinin bulunmadığı bir bölgedir ve kusma merkezinin kemoreseptör tetikleyici bölgesi olarak işlev görür; kandaki toksinleri ve ilaçları algılar. Antiemetik ilaçların önemli bir bölümü bu bölgedeki reseptörler üzerinden etki eder. Ayrıca nöromiyelitis optika spektrum hastalığında bu bölgenin tutulması, inatçı bulantı ve hıçkırıkla ortaya çıkabilir; açıklanamayan uzun süreli hıçkırık ve kusmada bu tablonun akla getirilmesi önerilir.
Eş anlamlılar
- Soğanilik
- Bulbus
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.