Beyin ölümü
Beyin ölümü (İng. brain death / death by neurologic criteria), beyin sapı dahil tüm beyin işlevlerinin geri dönüşümsüz olarak yitirilmesidir; tıbbi ve hukuki olarak kişinin ölümüne eşdeğer kabul edilir ve mekanik ventilasyon ile dolaşım desteği sürdürülse bile bu durum değişmez.
Etimoloji
Türkçe "beyin" (eski Türkçe beñi) ve "ölüm" sözcüklerinden; İngilizce brain death karşılığıdır. Kavram 1959'da Fransız nörologlar Mollaret ve Goulon'un tanımladığı coma dépassé ("aşılmış koma") ile başlamış, 1968'de Harvard Tıp Fakültesi Ad Hoc Komitesi'nin raporuyla ölüm ölçütü olarak tanımlanmıştır.
Klinik bağlam
Beyin ölümü çoğunlukla travmatik beyin hasarı, anevrizmal subaraknoid kanama, intraserebral kanama, geniş iskemik inme ve hipoksik-iskemik ensefalopati gibi katastrofik beyin hasarlarının kafa içi basıncını serebral perfüzyon basıncını aşacak düzeyde yükseltmesiyle gelişir; serebral kan akımının durması tüm beyin dokusunun geri dönüşümsüz kaybına yol açar. Tanı klinik bir tanıdır ve üç ön koşulun sağlanmasını gerektirir: tabloyu açıklayan katastrofik ve geri dönüşümsüz beyin hasarının görüntüleme ile gösterilmesi; karıştırıcı etkenlerin (sedatif ve nöromüsküler bloker etkisi, ağır hipotermi, hipotansiyon, ağır metabolik ve endokrin bozukluklar, zehirlenme) dışlanması ya da düzeltilmesi; ve klinik değerlendirme öncesinde yeterli gözlem süresinin geçmesi. Klinik muayene üç bileşenden oluşur: derin, yanıtsız koma; pupil, kornea, okülosefalik, okülovestibüler (kalorik), öğürme ve öksürük reflekslerinin yokluğu ile ağrılı uyarana yüz ve beyin sapı kaynaklı motor yanıtın bulunmaması şeklinde tüm beyin sapı reflekslerinin kaybı; ve apne testinde PaCO₂ 60 mmHg'yi (ya da başlangıç değerinden 20 mmHg yükselmeyi) aştığı halde solunum çabasının gözlenmemesi.[1] Spinal kord kaynaklı refleksler (derin tendon refleksleri, üçlü fleksiyon yanıtı, "Lazarus işareti") beyin ölümüyle bağdaşır ve tanıyı dışlamaz. Apne testinin güvenle tamamlanamadığı, kraniyal sinirlerin muayenesini engelleyen yüz travması ya da yüksek servikal omurilik hasarı gibi durumlarda serebral kan akımının yokluğunu gösteren dört damar serebral anjiyografi, radyonüklid perfüzyon sintigrafisi, transkraniyal Doppler veya BT anjiyografi gibi yardımcı testler kullanılır; elektroensefalografi karıştırıcı etkenlerden etkilendiğinden güncel kılavuzlarda ikinci sırada yer alır. Beyin ölümünün fizyolojik sonuçları arasında diabetes insipidus, katekolamin fırtınasını izleyen hemodinamik instabilite, hipotermi, hiperglisemi ve koagülopati yer alır ve organ bağışı düşünülen olgularda donör bakımının parçası olarak yönetilir.[2] Türkiye'de beyin ölümü tanısı, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun ve 2012 tarihli Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca biri nörolog veya beyin cerrahı, diğeri anesteziyoloji ve reanimasyon ya da yoğun bakım uzmanı olmak üzere iki hekim tarafından oybirliğiyle konur ve tanı konduğu an ölüm anı olarak kabul edilir.[3]
Eş anlamlılar
- Nörolojik ölçütlere göre ölüm
- Tüm beyin ölümü
- Coma dépassé (tarihsel adlandırma)
İlgili terimler
- Hipoksik-iskemik ensefalopati
- Koma
- Apne testi
- Kafa içi basınç
- Organ bağışı
- Yanıtsız uyanıklık sendromu
Kaynaklar
- ↑ Greer DM, Kirschen MP, Lewis A ve ark., Pediatric and Adult Brain Death/Death by Neurologic Criteria Consensus Guideline: Report of the AAN Guidelines Subcommittee, AAP, CNS, and SCCM, Neurology, 2023.
- ↑ Loscalzo J, Fauci AS, Kasper DL ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, McGraw Hill, 2022.
- ↑ Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği, Resmî Gazete, 2012.