Nörotransmiter
Nörotransmiter (İng. neurotransmitter), sinir hücreleri arasında sinyal ileten kimyasal maddedir.
Etimoloji
Yunanca neuron (sinir) sözcüğü ile Latince transmittere (iletmek) fiilinden türeyen transmiter teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
İletim, sinir ucuna ulaşan uyarının kalsiyum girişini tetiklemesi, keseciklerin zarla birleşmesi ve maddenin sinaptik aralığa boşalmasıyla gerçekleşir.[1] Madde karşı zardaki almaçlara bağlanır, etkisini gösterir ve ardından geri alım ya da enzimle yıkım yoluyla ortadan kaldırılır. Bu üç basamak, ilaçların hemen tümünün etki noktalarını oluşturur: salınım, almaç bağlanması ve temizlenme. Bu çerçeve bilindiğinde, farklı ilaç gruplarının neden aynı sistemi farklı biçimlerde etkilediği anlaşılır.
Etkinin uyarıcı mı baskılayıcı mı olacağını, maddenin kendisi değil bağlandığı almaç belirler. Bu ilke, aynı ileticinin bir bölgede uyarıcı, başka bir bölgede baskılayıcı davranmasını açıklar; asetilkolinin kalp hızını yavaşlatırken iskelet kasını kasması bunun tipik örneğidir. Aynı ilke, almaç alt tiplerini hedefleyen ilaçların neden seçici etki gösterebildiğini de gösterir. Nitekim beta blokerlerin kalp seçici olanları, akciğerdeki almaçları görece koruyarak astım hastalarında daha güvenli kullanılabilir.
Başlıca ileticiler ve klinik karşılıkları bellidir. Dopamin hareket denetimi, ödül ve prolaktin baskılanmasında görev alır; eksikliği Parkinson hastalığına, aşırı iletimi psikoza yol açar. Dopaminin prolaktini baskılaması, dopamin engelleyici ilaçların neden galaktore yaptığını açıklar. Serotonin ruh durumu, uyku ve ağrı algısını etkiler; birden çok serotonerjik ilacın birlikte kullanımı serotonin sendromuna yol açabilir. GABA, merkezi sinir sisteminin başlıca baskılayıcı ileticisidir; benzodiyazepinler ve alkol bu sistem üzerinden etki gösterir ve bu ortaklık, alkol yoksunluğunda neden benzodiyazepin kullanıldığını açıklar. Glutamat ise başlıca uyarıcı ileticidir ve aşırı etkinliği hücre ölümüne yol açar; bu düzenek, iskemide nöron kaybını açıklar.
Sinir-kas kavşağındaki asetilkolin iletimi, klinik açıdan özel bir yer tutar. Miyastenia graviste almaçlara karşı antikor gelişir; yorulmayla artan güçsüzlük bu düzenekle açıklanır. Kolinesteraz engelleyicileri, maddenin yıkımını yavaşlatarak etkiyi artırır. Organik fosfat zehirlenmesinde ise aynı enzim aşırı biçimde engellenir ve kolinerjik aşırı yüklenme tablosu ortaya çıkar. Botulinum toksini salınımı engelleyerek felç yapar; bu etki tedavi amacıyla da kullanılır. İlaç etkilerinin gecikmesi, iletici düzeyinin ötesinde almaç uyumlanmasına bağlıdır; antidepresanların haftalar sonra etki göstermesi bu nedenledir.
Eş anlamlılar
- Sinir ileticisi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2021.