İçeriğe atla

Normotermi

DrSozluk sitesinden

Normotermi (İng. normothermia), vücut merkezî sıcaklığının normal fizyolojik aralıkta bulunmasıdır.

Etimoloji

Latince norma (kural, ölçü) ve Yunanca therme (ısı) sözcüklerinden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Vücut sıcaklığı, hipotalamustaki merkez tarafından dar bir aralıkta tutulur. Isı üretimi metabolizma, kas etkinliği ve titremeyle sağlanır; ısı kaybı ışıma, iletim, taşınım ve buharlaşma yoluyla gerçekleşir. Sıcaklık gün içinde düzenli bir değişkenlik gösterir; sabah en düşük, akşamüstü en yüksek düzeydedir. Bu değişkenliğin bilinmemesi, akşam ölçülen hafif yüksekliğin ateş sanılmasına yol açar.[1]

Sıcaklığın korunması, birçok hastada tedavinin bir parçasıdır. Ameliyat sırasında gelişen istem dışı hipotermi, anestezi ilaçlarının ısı düzenleyici merkezi baskılaması, açık cerrahi alanlardan ısı kaybı ve soğuk sıvı uygulanmasına bağlıdır.

Ameliyat sırasında sıcaklığın korunmasının yararları açıkça gösterilmiştir: cerrahi alan enfeksiyonu azalır, kanama ve transfüzyon gereksinimi düşer, kalp olayları seyrekleşir, ilaçların etkisi öngörülebilir kalır ve derlenme hızlanır. Bu nedenle aktif ısıtma, sıvıların ısıtılması ve ortam sıcaklığının düzenlenmesi standart uygulamadır.

Hipoterminin pıhtılaşma üzerindeki etkisi özellikle önemlidir. Düşük sıcaklıkta pıhtılaşma enzimleri ve trombosit işlevi bozulur; ancak laboratuvar testleri örnek ısıtılarak çalışıldığından sonuç normal görünür. Bu nedenle kanayan hastada normal pıhtılaşma testleri yanıltıcıdır. Ölümcül üçlü olarak bilinen hipotermi, asidoz ve pıhtılaşma bozukluğunun kırılması, travma yönetiminin temelidir.

Yoğun bakımda ise ateşin önlenmesi ayrı bir hedeftir. Kardiyak arrest sonrası dolaşımı geri dönen hastalarda, sıcaklığın belirli bir düzeyde tutulması ve ateşin kesin biçimde önlenmesi nörolojik sonucu iyileştirir. Son çalışmalar, asıl yararın çok düşük sıcaklıklardan değil, ateşin önlenmesinden kaynaklandığını göstermektedir. Bu bulgu, uygulamayı sadeleştirmiştir.

Benzer biçimde beyin hasarı olan hastalarda ateş, kafa içi basıncı ve metabolik gereksinimi artırarak hasarı ağırlaştırır; bu nedenle sıcaklığın normal sınırlarda tutulması hedeflenir.

Buna karşılık ateşin her durumda bastırılması gerekmez; enfeksiyonlarda ateş savunma yanıtının parçasıdır ve rutin baskılanmasının yarar sağlamadığı gösterilmiştir. Bu ayrım, tedavi kararını belirler.

Ölçüm yönteminin seçimi önemlidir. Koltuk altı ve alın ölçümleri merkezî sıcaklığı gecikmeli ve düşük yansıtır; kritik hastalarda mesane, özofagus ya da damar içi ölçüm yöntemleri tercih edilir.

Yenidoğanda ısı kaybı hızlıdır; doğum sonrası sıcaklığın korunması, yaşamsal önem taşıyan basit ve etkili bir girişimdir.

Sıcaklık ölçümü, erken uyarı skorlarının bileşenlerindendir; ancak düşük sıcaklık, yüksek sıcaklık kadar ciddi bir uyarı işaretidir ve sepsiste daha kötü gidişle ilişkilidir.

Eş anlamlılar

  • Normal vücut sıcaklığı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2021.