İçeriğe atla

Poliomiyelit

DrSozluk sitesinden

Poliomiyelit (İng. poliomyelitis; Yun. polios "gri" + myelos "ilik"), poliovirüsün omuriliğin ön boynuz hücrelerini tutmasıyla gevşek felce yol açan bulaşıcı hastalıktır. Halk arasında çocuk felci olarak bilinir.

Etimoloji

Yunanca gri anlamındaki polios ile ilik anlamındaki myelos sözcüklerinden türetilmiştir; omuriliğin gri maddesinin tutulmasına göndermedir.

Klinik bağlam

Etken, enterovirüs ailesinden poliovirüstür ve üç serotipi bulunur. Bulaş başlıca dışkı-ağız yoluyla, daha az oranda solunum yoluyla olur. Virüs önce sindirim sisteminde çoğalır; enfeksiyonların büyük çoğunluğu belirtisiz seyreder ya da hafif ateşli hastalık tablosuyla geçer. Küçük bir bölümünde virüs merkezi sinir sistemine ulaşır ve alt motor nöron hücrelerini yıkar.[1]

Klinik biçimler dörde ayrılır: belirtisiz enfeksiyon, ateş ve boğaz ağrısıyla giden hafif hastalık, aseptik menenjit tablosu ve paralitik biçim. Paralitik hastalıkta felç ani başlar, asimetriktir, çoğunlukla alt ekstremiteleri ve proksimal kasları tutar; duyu korunur, refleksler kaybolur ve kaslarda ilerleyici atrofi gelişir. Bulber tutulumda yutma, konuşma ve solunum kasları etkilenir; solunum yetersizliği başlıca ölüm nedenidir. Duyunun korunması ve asimetrik tutulum, tabloyu Guillain-Barré sendromundan ayıran temel özelliklerdir; ikincisinde felç çoğunlukla simetrik ve yükselen tiptedir, duyu bulguları eşlik edebilir.

Ayırıcı tanıda enterovirüs ve batı Nil virüsü gibi diğer etkenlere bağlı akut gevşek paralizi tabloları, transvers miyelit, botulizm, kene felci ve travmatik nöropati yer alır. Akut gevşek paralizi, dünya genelinde bildirimi zorunlu bir sendromdur; her olguda dışkı örneklerinin virüs açısından incelenmesi eradikasyon programının temel gözetim bileşenidir.

Tanı, dışkı ve boğaz örneklerinden virüsün üretilmesi ya da moleküler yöntemlerle gösterilmesine dayanır; beyin omurilik sıvısında hücre artışı ve protein yüksekliği görülür ancak virüs sıvıda ender bulunur.

Hastalığa özgü bir antiviral tedavi yoktur; yönetim destekleyicidir. Solunum işlevinin yakından izlenmesi, gerektiğinde solunum desteği, ağrı denetimi, uygun pozisyonlama, kontraktürlerden korunma ve erken rehabilitasyon temel bileşenlerdir. Yirminci yüzyılın ortasındaki salgınlarda kullanılan negatif basınçlı solunum cihazları, modern yoğun bakımın ve mekanik ventilasyonun gelişiminde belirleyici rol oynamıştır.

Korunma aşılamayla sağlanır. İki tip aşı kullanılır: inaktif aşı enjeksiyonla uygulanır ve aşıya bağlı felç riski taşımaz; canlı zayıflatılmış ağızdan aşı ise bağırsak bağışıklığı oluşturarak toplum bağışıklığına güçlü katkı sağlar ancak ender olarak aşı kaynaklı felce ve aşı türevi virüslerin dolaşımına yol açabilir. Bu nedenle eradikasyona yaklaşıldıkça inaktif aşıya geçiş stratejisi benimsenmiştir. Küresel eradikasyon programıyla vahşi tip virüs dolaşımı çok küçük bir alana çekilmiştir; ancak aşılama oranlarındaki düşüşler ve çatışma bölgeleri yeniden yayılma riski yaratmaktadır. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde canlı aşı kontrendikedir.

Postpolio sendromu, hastalığı geçirdikten on yıllar sonra ortaya çıkan yeni ya da artan kas güçsüzlüğü, yorgunluk, kas ve eklem ağrısı ile soğuk intoleransıyla seyreder; hayatta kalan motor ünitelerin aşırı yüklenmesi ve zamanla yetersiz kalmasıyla açıklanır. Tedavi belirtiye yöneliktir: ölçülü egzersiz, aşırı yüklenmeden kaçınma, yardımcı araçlar, ağrı yönetimi ve solunum ile yutma işlevinin değerlendirilmesi. Bu hastalarda uyku ilişkili solunum bozuklukları sıktır ve gözden kaçabilir.

Anestezi açısından geçirilmiş polio öyküsü olan hastalarda solunum yedeğinin azalmış olabileceği, sedatiflere duyarlılığın artabileceği ve nöromüsküler blokaja yanıtın değişken olabileceği gözetilmelidir.

Eş anlamlılar

  • Çocuk felci
  • Polio

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.