Retiküler formasyon
Retiküler formasyon (İng. reticular formation; Lat. reticulum "ağcık"), beyin sapı boyunca uzanan, ağ biçiminde düzenlenmiş nöron topluluğudur. Uyanıklık, solunum, dolaşım ve kas tonusunun düzenlenmesinde merkezî rol oynar.
Etimoloji
Latince küçük ağ anlamındaki reticulum sözcüğünden türetilmiştir; hücrelerin ve liflerin oluşturduğu ağ görünümüne göndermedir.
Klinik bağlam
Yapı, mezensefalondan bulbusa kadar beyin sapının merkezî bölümünde yer alır ve keskin sınırlarla ayrılmış çekirdekler yerine dağınık hücre gruplarından oluşur. İşlevsel olarak yükselen ve inen bileşenlere ayrılır. Yükselen retiküler aktive edici sistem, duyusal girdileri toplayarak talamus ve serebral korteksi uyarır; bilinç düzeyinin ve uyanıklığın sürdürülmesini sağlar. İnen bileşenler ise omuriliğe uzanarak kas tonusunu, duruşu ve refleksleri düzenler; ayrıca ağrı iletiminin denetiminde rol alır.[1]
Bilinç iki bileşenle tanımlanır: uyanıklık ve farkındalık. Uyanıklık beyin sapındaki bu sisteme, farkındalık ise serebral korteksin bütünlüğüne bağlıdır. Bu ayrım, bilinç bozukluklarının anatomik yorumunun temelidir: komanın oluşabilmesi için ya iki yanlı yaygın kortikal işlev bozukluğu ya da beyin sapındaki yükselen sistemin etkilenmesi gerekir. Bu nedenle küçük bir beyin sapı lezyonu, geniş bir hemisfer lezyonundan daha derin bilinç kaybına yol açabilir. Buna karşılık tek taraflı hemisfer lezyonu, beyin sapına bası yapmadıkça komaya neden olmaz — nörolojik değerlendirmede sıkça kullanılan bir çıkarımdır.
Sistem içinde ya da yakınında yer alan hücre grupları, yaygın etkili nörotransmitterlerin kaynağıdır: lokus seruleus noradrenalin, rafe çekirdekleri serotonin, pedunkulopontin bölge asetilkolin salgılar. Bu yolaklar uyku-uyanıklık döngüsünü, dikkati ve duygudurumu etkiler; birçok sedatif, antidepresan ve anestezik ilacın etki alanını oluşturur. Genel anestezinin bilinç kaybı bileşeninin, bu yükselen sistemin baskılanmasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.
Yaşamsal işlevlerin düzenlenmesi de bu bölgede gerçekleşir: solunum ritmini üreten nöron ağları, kan basıncı ve kalp hızının refleks denetimi, kusma merkezi, öksürük ve yutma refleksleri retiküler formasyonun bölümleriyle ilişkilidir. Bu nedenle beyin sapı lezyonları hem bilinci hem yaşamsal işlevleri birlikte etkiler.
Klinik olarak yükselen sistemin etkilendiği durumlar arasında beyin sapı infarktı ve kanaması, baziler arter trombozu, travmatik beyin hasarında diffüz aksonal yaralanma, beyin ödemi ve herniasyona bağlı bası, santral pontin miyelinoliz, ensefalitler ve tümörler bulunur. Metabolik ve toksik nedenler — ilaç zehirlenmeleri, hipoglisemi, karaciğer ve böbrek yetmezliği, hipotermi, hipoksi, hiponatremi — sistemi yaygın biçimde baskılar; bilinç bozukluğu olan hastada bu düzeltilebilir nedenlerin ilk sırada araştırılması gerekir.
Nörolojik muayenede bilinç düzeyi, pupil yanıtları, göz hareketleri, kornea refleksi, öksürük ve öğürme refleksleri ile solunum örüntüsü değerlendirilir; bu bulgular beyin sapının hangi düzeyinin etkilendiğini gösterir. Rostralden kaudale doğru ilerleyen bulgu kaybı, herniasyonun ilerlediğini düşündürür ve acil girişim gerektirir. Beyin ölümü değerlendirmesinde tüm beyin sapı reflekslerinin yokluğu ile apne testinde solunum çabasının oluşmaması aranır; sedatif etkisi, hipotermi ve metabolik bozukluklar dışlanmadan bu değerlendirme geçerli değildir.
Uzamış bilinç bozukluklarının sınıflandırılmasında da bu anatomik çerçeve kullanılır: bitkisel durumda uyanıklık korunmuş ancak farkındalık yoktur; kilitlenme sendromunda ise hem uyanıklık hem farkındalık korunmuştur, bozukluk inen motor yollardadır ve hasta yalnızca göz hareketleriyle iletişim kurabilir. Bu ayrımların yapılmaması, ciddi bakım ve iletişim hatalarına yol açar.
Eş anlamlılar
- Formatio reticularis
- Yükselen retiküler aktive edici sistem (yükselen bileşeni için)
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.