Retinal arter tıkanıklığı
Retinal arter tıkanıklığı (İng. retinal artery occlusion), retinayı besleyen arterin tıkanmasıyla ani ve ağrısız görme kaybına yol açan tablodur. Gözün inme eşdeğeri kabul edilir.
Etimoloji
Adlandırma, tutulan damarı ve mekanizmayı doğrudan betimler.
Klinik bağlam
Santral retinal arter, oftalmik arterin dalıdır ve retinanın iç tabakalarını besleyen tek damardır; yeterli kollateral bulunmadığından tıkanıklık hızla geri dönüşsüz hasar yaratır. Deneysel veriler, retina dokusunun iskemiye dakikalar içinde dayanamadığını göstermektedir; bu nedenle tablo zamana duyarlı bir acil olarak ele alınır.[1]
Klinik tabloda ani, ağrısız ve tek taraflı görme kaybı bulunur. Dal tıkanıklığında görme alanının bir bölümü etkilenir. Geçici tıkanıklık — amaurosis fugax — dakikalar süren perde inmesi biçiminde tanımlanır; kalıcı kayıptan önce gelen uyarıcı bulgudur ve aynı aciliyetle değerlendirilmelidir. Muayenede afferent pupil defekti saptanır; göz dibinde retina solgun görünür ve maküla bölgesinde kiraz kırmızısı leke izlenir. Damar içinde parlak kolesterol embolisi görülebilir.
Nedenlerin başında karotis bifurkasyonundaki aterosklerotik plaktan kopan embolizasyon gelir; kardiyoembolizm — özellikle atriyal fibrilasyon —, kapak hastalıkları ve enfektif endokardit diğer kaynaklardır. Genç hastada arter diseksiyonu, patent foramen ovale, trombofili ve vaskülitler araştırılmalıdır. Yaşlı hastada dev hücreli arterit mutlaka dışlanmalıdır; bu vaskülitte posterior siliyer arterlerin tutulmasıyla gelişen arteritik iskemik optik nöropati benzer tablo yaratır. Çene kladikasyosu, şakak hassasiyeti, baş ağrısı ve akut faz yüksekliği uyarıcıdır; kuşku varlığında tanı doğrulanmadan yüksek doz kortikosteroid başlatılması, diğer gözün korunması açısından yaşamsaldır.
Tabloyu inmeyle eşdeğer kılan yaklaşım, altta yatan damar hastalığının aynı olmasıdır. Bu hastalarda kısa süre içinde inme gelişme riski belirgin biçimde artmıştır; bu nedenle hasta göz polikliniğine yönlendirilip evine gönderilmemeli, inme değerlendirme yolağına alınmalıdır. Karotis görüntülemesi, ritim izlemi, ekokardiyografi, beyin görüntülemesi ve kardiyovasküler risk etkenlerinin yönetimi gerekir; sessiz beyin infarktlarının bu hastalarda sık bulunduğu gösterilmiştir. Bu yönlendirmenin yapılmaması, en sık ve en önemli klinik hatadır.
Tedavi seçenekleri sınırlıdır ve kanıt düzeyi zayıftır. Göz küresine masaj, ön kamara parasentezi, göz içi basıncını düşüren ilaçlar ve karbondioksitten zengin hava soluma gibi klasik yöntemlerin etkinliği gösterilememiştir. İntravenöz trombolitik tedavinin seçilmiş ve erken başvuran hastalarda yararlı olabileceğine ilişkin veriler bulunmakla birlikte kanıtlar kesin değildir; uygulama, inme merkezlerinde ve belirlenen zaman penceresinde değerlendirilir. Dev hücreli arteritte tedavi kortikosteroiddir ve gecikmeden başlatılmalıdır.
Prognoz genellikle kötüdür; santral tıkanıklıkta görme kaybı çoğunlukla kalıcıdır. Dal tıkanıklığında ve kısmi tıkanıklıklarda daha iyi sonuçlar bildirilmiştir. Bu nedenle asıl kazanç, ikincil korunmanın etkin biçimde uygulanması ve diğer gözün ile beynin korunmasıdır: antiagregan tedavi, yoğun lipid düşürücü tedavi, kan basıncı ve diyabet denetimi, sigara bırakma ve gerekiyorsa karotis revaskülarizasyonu.
Uzun dönemde retinada iskemiye bağlı yeni damar oluşumu ve neovasküler glokom gelişebilir; bu nedenle göz izlemi sürdürülmelidir.
Ayırıcı tanıda retinal ven tıkanıklığı — daha yavaş gelişir, göz dibinde yaygın kanamalar görülür —, iskemik optik nöropati, retina dekolmanı, vitreus kanaması ve oksipital inme yer alır. Oksipital lezyonlarda görme kaybı iki taraflı görme alanını etkiler ve pupil yanıtı korunur.
Eş anlamlılar
- Santral retinal arter tıkanıklığı
- Göz inmesi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Ropper AH ve ark., Adams and Victor's Principles of Neurology, 12. baskı, 2023.