Salmonella
Salmonella (İng. Salmonella), sindirim sistemi enfeksiyonlarına ve tifoya yol açan gram negatif çomak bakteri cinsidir.
Etimoloji
Bakteriyi tanımlayan veteriner hekim Daniel Salmon'un adından türetilmiştir.
Klinik bağlam
Klinik açıdan iki gruba ayrılır. Tifoidal serotipler tifo ve paratifoya yol açar; nontifoidal serotipler ise gastroenterit yapar.[1]
Nontifoidal enfeksiyonlar, kirlenmiş gıdalarla — çiğ yumurta, kümes hayvanları, süt ürünleri — ve sürüngenlerle temasla bulaşır. Ateş, karın ağrısı ve ishalle seyreder; çoğu olgu kendiliğinden düzelir.
Bu grupta en kritik ilke, sağlıklı kişilerde antibiyotik verilmemesidir. Antibiyotik, hastalık süresini kısaltmazken taşıyıcılık süresini uzatır. Bu, alanın önemli bir tedavi kuralıdır.
Antibiyotik yalnızca belirli gruplarda gerekir: süt çocukları, ileri yaş, bağışıklığı baskılanmış hastalar, orak hücreli anemi hastaları, damar protezi taşıyanlar ve ağır seyirli olgular.
Bakteriyemi ve odaksal enfeksiyonlar, bu risk gruplarında görülür. Damar duvarına yerleşme eğilimi vardır; aort anevrizması ya da greft taşıyan hastalarda enfekte anevrizma gelişebilir.
Orak hücreli anemide osteomiyelitin en sık etkenlerinden biridir; bu birliktelik klasik bir klinik bilgidir.
Tifo, sistemik bir hastalıktır. Kademeli yükselen ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, halsizlik ve göreli bradikardi görülür. İshal her zaman bulunmaz; başlangıçta kabızlık daha sık olabilir.
Gövdede soluk pembe lekeler görülebilir. İkinci-üçüncü haftada bağırsak kanaması ve delinme gelişebilir; bunlar başlıca ölüm nedenleridir.
Tanıda kan kültürü, kemik iliği kültürü ve dışkı kültürü kullanılır; kemik iliği kültürü en duyarlı yöntemdir. Serolojik testlerin güvenilirliği düşüktür.
Tedavide direnç durumu belirleyicidir; birçok bölgede florokinolon direnci yaygındır ve seftriakson ile azitromisin kullanılır. Yaygın ilaç dirençli suşların ortaya çıkışı, önemli bir tehdittir.
Kritik bir laboratuvar kuralı, bazı antibiyotiklerin duyarlı görünse de klinikte etkisiz olmasıdır. Birinci kuşak sefalosporinler ve aminoglikozitler, hücre içi etkene ulaşamadıklarından kullanılmaz. Bu nedenle laboratuvarlar bu sonuçları bildirmez.
Kronik taşıyıcılık, safra kesesinde yerleşimle sürer; taşıyıcılar, gıda hazırlayan işlerde çalışmamalıdır.
Korunmada gıda güvenliği, el hijyeni, yumurta ve tavuğun iyi pişirilmesi ve seyahat öncesi tifo aşılaması etkilidir.
Eş anlamlılar
- Tifo etkeni
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.