Stres ülseri
Stres ülseri (İng. stress ulcer), ağır hastalık zemininde mide ve onikiparmak bağırsağı mukozasında gelişen yüzeysel yaralardır.
Etimoloji
İngilizce stress (zorlanma) sözcüğü ile ülser teriminin birleşimidir.
Klinik bağlam
Oluşum, mukoza kanlanmasının azalmasına dayanır; bu, mide ülserinden ayrılan temel farktır.[1]
Klasik ülserde asit ve Helicobacter pylori öne çıkarken, burada iskemi ve koruyucu düzeneklerin çökmesi belirleyicidir.
Bu ayrım, korunma stratejisinin neden yalnızca asit baskılamaya dayanmadığını açıklar.
Lezyonlar genellikle çok sayıda ve yüzeyseldir; mide gövdesinde yoğunlaşır.
Tarihsel olarak iki özel biçim tanımlanmıştır. Curling ülseri ağır yanıklarda, Cushing ülseri ise kafa içi basınç artışında görülür.
Cushing ülserinde asit salgısı belirgin biçimde artar; bu, diğer biçimlerden farklıdır.
Klinik açıdan asıl önem taşıyan, belirti veren kanamadır; yüzeysel lezyonların çoğu sessiz kalır.
Bu nedenle korunma kararı, mukoza hasarına değil, klinik olarak anlamlı kanama riskine göre verilir.
Riski en çok artıran iki etken bellidir: uzamış mekanik ventilasyon ve pıhtılaşma bozukluğu.
Bu iki durumda koruyucu tedavi endikasyonu güçlüdür.
Diğer risk etkenleri şok, ağır yanık, kafa travması, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği ve yüksek doz kortikosteroid kullanımıdır.
Bu risk etkenlerini taşımayan hastada koruyucu tedavi gerekmez; bu nokta uygulamada en sık ihlal edilen kuraldır.
Nitekim yoğun bakımda başlanan asit baskılayıcı ilaçların servise ve taburculuğa kadar sürdürülmesi yaygın bir sorundur.
Bu gereksiz kullanım, zararsız değildir.
Mide asidinin baskılanması, mide florasının değişmesine ve bakterilerin çoğalmasına yol açar.
Bu durum, hastane kaynaklı pnömoni ve Clostridioides difficile enfeksiyonu riskini artırır.
Bu nedenle koruyucu tedavi, yarar ve zarar dengesi gözetilerek verilmelidir.
Proton pompası engelleyicileri ile H2 almaç blokerleri arasındaki seçim tartışmalıdır; ilki kanamayı daha çok azaltır, ancak enfeksiyon riski daha yüksek olabilir.
Enteral beslenmenin erken başlatılması, mukoza kanlanmasını destekleyerek koruyucu etki sağlar.
Beslenebilen hastada ilaç gereksinimi azalır; bu bulgu, güncel yaklaşımın önemli bir bileşenidir.
Kanama geliştiğinde yaklaşım, diğer üst sindirim sistemi kanamalarıyla aynıdır; endoskopi hem tanı hem tedavi sağlar.
Yaygın ve yüzeysel lezyonlarda endoskopik tedavi güçtür; bu nedenle korunma tedaviden daha değerlidir.
Hastanın genel durumunun düzelmesiyle lezyonlar kendiliğinden iyileşir.
Eş anlamlılar
- Stres kaynaklı mukoza hasarı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Vincent JL ve ark. (ed.), Textbook of Critical Care, 8. baskı, 2023.