İçeriğe atla

Proton pompası inhibitörü

DrSozluk sitesinden

Proton pompası inhibitörü (İng. proton pump inhibitor), mide asidi salgısını en güçlü biçimde baskılayan ilaç grubudur.

Etimoloji

Mide hücrelerindeki hidrojen-potasyum pompasını engelleme işlevini anlatan adlandırmadır.

Klinik bağlam

İlaçlar, mide parietal hücrelerindeki hidrojen-potasyum ATPaz enzimini geri dönüşsüz biçimde engeller. Bu enzim, asit salgısının son basamağını yürüttüğünden, engellenmesi salgıyı neredeyse tümüyle durdurur.[1]

Etkin olabilmeleri için asidik ortamda etkinleşmeleri gerekir; bu nedenle en etkili kullanım, yemekten yaklaşık yarım saat önce alınmasıdır. Bu ayrıntının hastaya anlatılmaması, tedavi başarısızlığının en sık ve en kolay düzeltilebilir nedenidir.

Onaylı kullanım alanları gastroözofageal reflü hastalığı, mide ve onikiparmak bağırsağı ülseri, Helicobacter pylori eradikasyon şemaları, Zollinger-Ellison sendromu, üst sindirim sistemi kanaması ve seçilmiş hastalarda stres ülseri korunmasıdır.

Alanın en önemli sorunu, gereksiz ve uzun süreli kullanımdır. Birçok hastada başlangıç gerekçesi ortadan kalktığı halde ilaç yıllarca sürdürülür. Bu nedenle her kontrolde gerekçenin yeniden değerlendirilmesi önerilir.

Uzun süreli kullanımın olası zararları arasında Clostridioides difficile enfeksiyonu, toplum kökenli pnömoni, B12 vitamini eksikliği, hipomagnezemi, demir ve kalsiyum emiliminde azalma, kırık riskinde artış ve mikroskobik kolit sayılır. Hipomagnezemi, dirençli hipokalemi ve nöbetle ortaya çıkabilir ve nedeni sıklıkla gözden kaçar.

Ani kesilmede geri tepme biçiminde asit salgısı artışı görülür; hasta yakınmaların döndüğünü düşünerek ilacı yeniden başlar. Bu kısır döngü, bırakmayı güçleştirir; bu nedenle doz azaltarak kesme önerilir.

İlaç etkileşimi açısından omeprazol ve esomeprazolün, klopidogrelin etkin biçime dönüşümünü azaltabileceği bildirilmiştir; bu durumda pantoprazol tercih edilir. Ayrıca mide asidine bağımlı emilen ilaçların — bazı antifungaller ve antiretroviral tedavi ilaçları — düzeyleri düşer.

Bir diğer önemli konu, alarm bulgularının gözden kaçırılmasıdır. Yutma güçlüğü, ilerleyici kilo kaybı, kanama, anemi ve ileri yaşta yeni başlayan yakınmalarda, ilaçla belirtileri baskılamak yerine endoskopik değerlendirme yapılmalıdır. Belirtilerin geçici olarak düzelmesi, mide kanserinin tanısını geciktirebilir. Bu, alanın en tehlikeli tuzağıdır.

Yoğun bakımda stres ülseri korunması yalnızca risk taşıyan hastalarda uygulanır; ayrım gözetmeden kullanımı yarar sağlamaz.

Kanama tedavisinde damar içi yüksek doz uygulaması, endoskopik girişimle birlikte kullanıldığında yeniden kanamayı azaltır.

Eş anlamlılar

  • PPI
  • Mide koruyucu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Feldman M ve ark. (ed.), Sleisenger and Fordtran's Gastrointestinal and Liver Disease, 11. baskı, 2021.