Helicobacter pylori
Helicobacter pylori (İng. Helicobacter pylori), mide mukozasına yerleşen, kıvrık ve kamçılı Gram negatif bakteridir. Peptik ülser ve mide kanseri ile nedensel ilişkisi gösterilmiştir.
Etimoloji
Yunanca sarmal anlamındaki helix ile mide çıkışını belirten pylorus sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Bakteri, ürettiği üreaz enzimiyle üreyi amonyağa çevirerek çevresinde alkali bir tampon oluşturur; böylece mide asidinden korunur. Kamçıları sayesinde mukus tabakasına gömülür ve epitel yüzeyine tutunur. Bu iki özellik, mide gibi düşmanca bir ortamda neden ömür boyu kalabildiğini açıklar.[1]
Kolonizasyon çoğunlukla çocuklukta gerçekleşir; bulaş fekal-oral ve oral-oral yolla olur. Taşıyıcıların büyük çoğunluğu belirtisizdir; hastalık gelişimi bakteri suşuna, konak yanıtına ve çevresel etkenlere bağlıdır.
Yol açtığı tablolar arasında kronik gastrit, peptik ülser — özellikle duodenum ülseri — , atrofik gastrit, mide adenokarsinomu ve mide MALT lenfoması bulunur. MALT lenfomasında eradikasyon tedavisi, birçok hastada tümörün gerilemesini sağlar; bu, enfeksiyon tedavisiyle kanserin iyileştiği ender örneklerdendir. Ayrıca açıklanamayan demir eksikliği anemisi ve immün trombositopeni ile ilişkilendirilmiştir; bu bağlantıların bilinmemesi, tedavi edilebilir bir nedenin gözden kaçmasına yol açar.
Tanıda girişimsel olmayan yöntemler üre nefes testi, dışkı antijen testi ve serolojidir. Seroloji geçirilmiş enfeksiyonda da pozitif kalır; bu nedenle tedavi başarısının izleminde kullanılmaz. Girişimsel yöntem endoskopi sırasında alınan biyopsi örneğinde hızlı üreaz testi, histopatoloji ve kültürdür.
Test öncesinde önemli bir kural vardır: proton pompası inhibitörü belirli bir süre, antibiyotik ve bizmut bileşikleri ise daha uzun süre önceden kesilmelidir. Aksi hâlde yanlış negatif sonuç alınır. Bu ayrıntının gözetilmemesi, en sık tanı hatasıdır. Ayrıca etkin gastrointestinal kanama varlığında da testler yanlış negatif olabilir.
Test ve tedavi endikasyonları arasında peptik ülser öyküsü, MALT lenfoma, erken mide kanseri rezeksiyonu sonrası, birinci derece akrabada mide kanseri, uzun süreli antiinflamatuar ilaç ya da aspirin kullanımı planlanan hastalar, açıklanamayan demir eksikliği anemisi ve immün trombositopeni bulunur.
Tedavi, birden çok antibiyotiğin proton pompası inhibitörüyle birlikte kullanıldığı kombinasyon rejimleriyle yapılır. Klaritromisin direncinin yüksek olduğu bölgelerde bizmut içeren dörtlü rejimler ya da eş zamanlı tedaviler tercih edilir. Yerel direnç örüntüsünün bilinmesi, rejim seçiminde belirleyicidir.
Tedavi başarısı mutlaka doğrulanmalıdır; bu adım sıklıkla atlanır. Doğrulama, tedavi bitiminden yeterli süre sonra üre nefes testi ya da dışkı antijen testiyle yapılır. Başarısızlık durumunda daha önce kullanılan antibiyotikler yinelenmemeli, alternatif rejime geçilmelidir.
Eradikasyonun ülser yinelemesini büyük ölçüde önlediği ve mide kanseri riskini azalttığı gösterilmiştir. Buna karşılık gastroözofageal reflü hastalığı üzerindeki etkisi tartışmalıdır.
Tedavide uyum ve yan etkiler önemlidir; hastanın bilgilendirilmesi başarı oranını belirgin biçimde artırır.
Eş anlamlılar
- H. pylori
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Feldman M ve ark. (ed.), Sleisenger and Fordtran's Gastrointestinal and Liver Disease, 11. baskı, 2021.