İçeriğe atla

Transvers sinüs

DrSozluk sitesinden

Transvers sinüs (İng. transverse sinus; Lat. sinus transversus), kafatası arka bölümünde yatay olarak uzanan ve beyinden gelen venöz kanı taşıyan dural venöz sinüstür. Sigmoid sinüs aracılığıyla internal juguler vene boşalır.

Etimoloji

Latince transversus (enine, çapraz) sözcüğü, sinüsün yatay seyrini belirtir; sinus ise dura yaprakları arasındaki venöz kanalı anlatır.

Klinik bağlam

Beyin venöz drenajı, yüzeyel ve derin sistemlerden toplanan kanın süperior sagittal ve düz sinüslerde birleşip transvers sinüslere, oradan sigmoid sinüs yoluyla juguler vene aktarılmasıyla gerçekleşir. İki taraf arasında belirgin asimetri sık görülür; sağ taraf çoğunlukla baskındır ve bu doğal değişkenlik, görüntülemede tromboz sanılabilecek görünümler yaratabilir.[1]

Klinik açıdan en önemli patoloji serebral venöz sinüs trombozudur. Arteriyel inmeden farklı bir hastalık olarak ele alınmalıdır: genç erişkinlerde ve kadınlarda daha sıktır, sinsi başlar ve belirtileri özgül değildir. Baş ağrısı en sık bulgudur ve tek belirti olabilir; ayrıca nöbet, papilödem, fokal defisit ve bilinç değişikliği görülebilir. Venöz drenajın engellenmesi kafa içi basıncı yükseltir ve venöz infarkt ile kanamaya yol açabilir — arteriyel bir alana uymayan, kanamalı bir infarkt görüntüsü bu tanıyı düşündürmelidir.

Risk etkenleri arasında gebelik ve lohusalık, östrojen içeren doğum denetimi yöntemleri, kalıtsal ve edinsel trombofililer — antifosfolipid sendromu, protrombin G20210A mutasyonu —, malignite, dehidratasyon, komşuluk yoluyla yayılan enfeksiyonlar (otit, mastoidit, sinüzit), kafa travması ve nöroşirürjik girişimler sayılır. Temporal kemik enfeksiyonlarının sigmoid ve transvers sinüse yayılması, klasik bir mekanizmadır.

Tanıda MR venografi ya da BT venografi kullanılır; standart görüntüleme yöntemleri tanıyı atlayabilir. Yorumlamada, hipoplazik bir sinüsün tromboz ile karıştırılmaması için venöz anatominin bilinmesi gerekir. D-dimer yüksekliği destekleyicidir ancak normal olması tanıyı dışlamaz — özellikle izole baş ağrısıyla başvuran hastalarda.

Tedavinin temeli antikoagülasyondur; kanamalı venöz infarkt bulunması bile — sezgiye aykırı biçimde — kontrendikasyon oluşturmaz, çünkü kanamanın nedeni venöz tıkanmanın kendisidir ve akımın yeniden sağlanması durumu iyileştirir. Bu, klinikte sıkça tereddüt yaratan ve doğru bilinmesi gereken bir noktadır. Ayrıca kafa içi basınç yönetimi, nöbetlerin tedavisi ve enfeksiyon varsa antibiyotik uygulanır. Kötüleşen olgularda endovasküler girişimler ve dekompresif cerrahi değerlendirilir. Uzun dönemde antikoagülasyon süresi, altta yatan nedene göre belirlenir.[2]

Bölgenin bir başka klinik ilişkisi, pulsatil kulak çınlamasıdır: transvers ve sigmoid sinüs çevresindeki anatomik değişkenlikler — divertikül, kemik incelmesi — türbülans yaratarak hastanın kendi nabzını duymasına yol açabilir. Ayrıca idiyopatik intrakraniyal hipertansiyon olgularında transvers sinüs darlıkları sık saptanır ve seçilmiş hastalarda stentleme uygulanmaktadır.

Cerrahi açıdan sinüsün seyri, arka çukur girişimlerinde ölçüt alınır; yaralanması ağır kanamaya ve hava embolisine yol açabilir — özellikle oturur pozisyonda yapılan ameliyatlarda bu risk öngörülmelidir.

Klinik tuzakların başında, genç bir hastadaki ısrarlı ve alışılmadık baş ağrısında venöz trombozun akla getirilmemesi gelir. Bir diğeri, kanamalı infarkt görüldüğünde antikoagülasyondan kaçınılmasıdır.

Eş anlamlılar

  • Sinus transversus
  • Lateral sinüs

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.
  2. Ropper AH ve ark., Adams and Victor's Principles of Neurology, 12. baskı, 2023.