İçeriğe atla

Wells skoru

DrSozluk sitesinden

Wells skoru (İng. Wells score), venöz tromboemboli olasılığını klinik ölçütlerle derecelendiren puanlama aracıdır. Derin ven trombozu ve pulmoner emboli için ayrı biçimleri bulunur.

Etimoloji

Araç, 1990'larda geliştiren Kanadalı hekim Philip Wells'in adını taşır.

Klinik bağlam

Skorun işlevi tanı koymak değil, ön test olasılığını belirlemektir. Bu ayrım, aracın doğru kullanımının anahtarıdır: elde edilen olasılık, sonraki adımın — D-dimer ölçümü mü yoksa doğrudan görüntüleme mi — seçilmesini sağlar. Bu yaklaşım, gereksiz görüntülemeyi azaltırken tanının atlanmasını önler.[1]

Pulmoner emboli için kullanılan biçimde değerlendirilen ölçütler arasında derin ven trombozunun klinik bulguları, alternatif tanının emboliden daha az olası görülmesi, kalp hızının belirli bir eşiği aşması, yakın zamanda geçirilmiş cerrahi ya da hareketsizlik, önceki tromboemboli öyküsü, hemoptizi ve malignite bulunur. Derin ven trombozu için kullanılan biçimde ise aktif kanser, felç ya da alçı, yatak istirahati, derin venler boyunca hassasiyet, bacakta şişlik ve çap farkı, çukur bırakan ödem ile yüzeyel kollateral venler değerlendirilir; alternatif bir tanının en az bu kadar olası olması puandan düşülür.

Skorlar, iki ya da üç kategoriye ayrılarak yorumlanır. Düşük olasılık grubunda, yüksek duyarlıklı D-dimer testinin negatif bulunması tanıyı güvenle dışlar ve görüntülemeye gerek kalmaz. Orta ve yüksek olasılıkta ise D-dimer'in dışlama gücü yetersizdir; doğrudan görüntüleme — pulmoner emboli için BT anjiyografi, derin ven trombozu için kompresyon doppler ultrasonografi — gerekir. Bu mantık, aracın neden tek başına değil bir algoritmanın parçası olarak kullanıldığını açıklar.

Kavramın tamamlayıcısı olan D-dimer'in özellikleri iyi bilinmelidir: duyarlılığı yüksek, özgüllüğü düşüktür. Enfeksiyon, cerrahi, travma, gebelik, malignite ve ileri yaşta yükselir. Bu nedenle testin değeri yalnızca dışlamaktır, doğrulamak değil. İleri yaşta yaşa göre uyarlanmış eşiklerin kullanılması, gereksiz görüntülemeyi azaltan yerleşik bir düzeltmedir.

Benzer amaçlı diğer araçlar arasında Cenevre skoru ve PERC kuralı bulunur; sonuncusu, olasılığın zaten çok düşük olduğu hastalarda D-dimer bile istenmeden emboliyi dışlamayı amaçlar. Gebelikte ise bu araçların geçerliliği sınırlıdır ve gebeliğe özgü algoritmalar geliştirilmiştir.

Aracın sınırlılıkları klinik açıdan önemlidir. Ölçütlerden biri — "alternatif tanının daha az olası olması" — öznel bir yargıdır ve uygulayıcılar arasında değişkenlik yaratır. Ayrıca skor, hastanede yatan ve yoğun bakımdaki hastalarda daha az güvenilirdir; bu grupta pek çok ölçüt zaten mevcuttur ve D-dimer neredeyse her zaman yüksektir. Bu nedenle kritik hastalarda karar, büyük ölçüde klinik kuşku ve görüntülemeye dayanır.[2]

Klinik tuzakların başında, skorun tanı ölçütü sanılması gelir; yüksek puan tanı koymaz, yalnızca görüntülemeyi zorunlu kılar. Bir diğeri, yüksek olasılıklı hastada negatif D-dimer'e dayanarak tanının dışlanmasıdır — bu, en tehlikeli kullanım hatasıdır. Ayrıca hemodinamik olarak kararsız ve emboli kuşkusu bulunan hastada, algoritmaların beklenmeden yatak başı ekokardiyografi ile sağ kalp yüklenmesinin değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Eş anlamlılar

  • Wells kriterleri
  • Wells skorlaması

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.
  2. Ortel TL ve ark., American Society of Hematology 2020 Guidelines for Management of Venous Thromboembolism: Treatment of Deep Vein Thrombosis and Pulmonary Embolism, Blood Advances, 2020.