İçeriğe atla

Yüksek akımlı oksijen

DrSozluk sitesinden

Yüksek akımlı oksijen (İng. high-flow nasal oxygen), ısıtılmış ve nemlendirilmiş oksijen-hava karışımının burun kanülüyle yüksek akım hızında verilmesidir.

Etimoloji

Uygulanan yüksek akım hızını tanımlayan betimleyici bir terimdir.

Klinik bağlam

Yöntemin etkinliği yalnızca oksijen oranının artırılmasına dayanmaz; birkaç düzenek birlikte rol oynar. Yüksek akım, hastanın soluk alma sırasındaki tepe akımını karşılayarak verilen oksijen oranının sabit kalmasını sağlar; standart kanül ve maskelerde bu oran hastanın çabasına göre değişir. Ayrıca üst havayolundaki karbondioksitten zengin havayı yıkayarak anatomik ölü boşluğu azaltır ve solunum işini düşürür. Ölçülü bir pozitif basınç oluşturarak akciğer hacimlerini korur. Isıtma ve nemlendirme ise mukosiliyer temizliği destekler ve konforu belirgin biçimde artırır.[1]

Başlıca kullanım alanı hipoksemik solunum yetersizliğidir; bu grupta entübasyon gereksinimini azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca ekstübasyon sonrası destek, entübasyon öncesi preoksijenasyon ve işlem sırasında oksijenlenmenin sürdürülmesi amacıyla kullanılır. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda maske yerine tercih edilmesi, konfor ve beslenme ile iletişimin sürdürülebilmesi açısından üstünlük sağlar.

Klinik açıdan en önemli sınırlama, hiperkapnik solunum yetersizliğinde noninvazif mekanik ventilasyonun yerini tutmamasıdır. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı alevlenmesinde asidoz varlığında iki düzeyli destek tercih edilmelidir; bu ayrımın gözden kaçması, gerekli tedavinin gecikmesine yol açar.

İkinci ve en kritik sorun, entübasyonun geciktirilmesidir. Yöntem hastayı rahatlattığından, kötüleşme örtülü kalabilir. Bu nedenle yanıtın nesnel biçimde ve erken değerlendirilmesi gerekir; bunun için satürasyon, oksijen oranı ve solunum sayısını birleştiren indeksler kullanılır. Belirli bir süre sonunda düzelme yoksa ya da kötüleşme varsa entübasyon geciktirilmemelidir. Gecikmiş entübasyon, bu alandaki en sık ölümcül hatadır.

Uygulamada akım hızı kademeli artırılır; hastanın toleransına göre ayarlanır. Kanülün burun deliklerini tümüyle kapatmaması, kaçak için gereklidir. Ağzın kapalı tutulması, oluşan pozitif basıncı artırır.

Yan etkiler arasında burun mukozasında kuruluk ve tahriş, kanülün temas ettiği bölgelerde bası yarası, karın şişkinliği ve konforsuzluk bulunur. Nemlendirme, bu sorunların çoğunu azaltır.

Kullanımın uygun olmadığı durumlar bilinmelidir: havayolu koruma refleksinin kaybı, dirençli kusma, üst havayolu tıkanıklığı, hemodinamik dengesizlik ve yüz travması. Kafa tabanı kırığı kuşkusunda burun yoluyla uygulamadan kaçınılır.

Aerosol oluşturan bir yöntem olduğu düşünülmüş; ancak uygun kanül yerleşimi ve hastaya cerrahi maske takılmasıyla riskin sınırlı olduğu bildirilmiştir. Yine de bulaşıcı solunum yolu hastalıklarında havalandırma ve koruyucu ekipman önlemleri uygulanır.

Preoksijenasyon amacıyla kullanıldığında, entübasyon sırasında akımın sürdürülmesi apne süresince oksijenlenmeyi uzatır; bu uygulama, güç havayolu beklenen hastalarda güvenlik payını artırır.

Yaşamın son döneminde, entübasyon istenmeyen hastalarda nefes darlığının hafifletilmesi amacıyla kullanılabilir; bu durumda hedefin konfor olduğu açıkça belirlenmelidir.

Eş anlamlılar

  • Yüksek akımlı nazal oksijen

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.