İçeriğe atla

Pneumocystis jirovecii

DrSozluk sitesinden
12.19, 26 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1157 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Pneumocystis jirovecii (İng. Pneumocystis jirovecii), bağışıklığı baskılanmış kişilerde ağır pnömoniye yol açan fırsatçı mantardır.

Etimoloji

Akciğerde kist oluşturan organizma anlamındaki adından türetilmiştir; tür adı Çek parazitolog Otto Jírovec'in anısına verilmiştir.

Klinik bağlam

Organizma uzun süre parazit sanılmış, ribozomal RNA analizleriyle mantar olduğu gösterilmiştir. Ancak hücre zarında ergosterol yerine kolesterol bulunması nedeniyle standart antifungallere — azol antifungaller ve amfoterisin B — yanıt vermez. Bu ayrıntı, tedavi seçimini belirleyen en önemli bilgidir ve yaygın bir yanılgı kaynağıdır.[1]

Bulaş solunum yoluyla gerçekleşir; toplumun büyük bölümü çocuklukta etkenle karşılaşır. Hastalık, hücresel bağışıklık bozulduğunda ortaya çıkar. Risk grupları ileri HIV enfeksiyonu, hematolojik kanserler, organ nakli alıcıları, uzun süreli kortikosteroid kullanımı, immünsüpresif tedavi ve doğuştan bağışıklık yetmezlikleridir. Kortikosteroid, en sık gözden kaçan risk etkenidir; tablo özellikle doz azaltılırken ortaya çıkabilir.

Klinik seyir, hasta grubuna göre belirgin biçimde farklıdır. HIV enfeksiyonu bulunanlarda belirtiler haftalar içinde sinsi ilerler: kuru öksürük, ilerleyici nefes darlığı ve ateş. HIV dışı hastalarda ise tablo günler içinde hızla ağırlaşır ve solunum yetmezliğine ilerler; ölüm oranı daha yüksektir. Bu farkın bilinmemesi tanı gecikmesine yol açar.

Muayene bulguları siliktir; akciğer dinlemesi normal olabilir. Ayırt edici özellik, eforla belirginleşen ağır hipoksemi ile muayene bulgularının uyumsuzluğudur. Laktat dehidrogenaz yüksekliği ve beta-D-glukan artışı destekleyicidir ancak özgül değildir.

Görüntülemede akciğer grafisi erken dönemde normal olabilir; bu, tanının kaçırılmasının önemli bir nedenidir. Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografide iki taraflı yaygın buzlu cam görünümü tipiktir ve normal tomografi tanıyı büyük ölçüde dışlar. Kist oluşumu ve pnömotoraks gelişebilir.

Kesin tanı, etkenin solunum örneğinde gösterilmesine dayanır; organizma kültürde üretilemez. Balgam çoğunlukla yetersizdir; indüklenmiş balgam ya da bronkoskopi ile bronkoalveoler lavaj kullanılır. Polimeraz zincir tepkimesi yüksek duyarlılığa sahiptir ancak kolonizasyonu da saptayabildiğinden sonuç klinik bağlamda yorumlanmalıdır.

Tedavide birinci seçenek trimetoprim-sülfametoksazoldür ve süre uzundur. Yan etkileri sıktır: döküntü, ateş, kemik iliği baskılanması, hiperkalemi, kreatinin yükselmesi ve karaciğer toksisitesi. Alternatifler primakin ile klindamisin, atovakon ve pentamidindir; primakin öncesinde glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği araştırılmalıdır.

Orta ve ağır hipoksemisi bulunan hastalarda kortikosteroid eklenmesi, kanıt düzeyi yüksek bir uygulamadır; solunum yetmezliğine ilerlemeyi ve ölüm oranını azaltır. Tedavi, antibiyotikle eş zamanlı ve gecikmeden başlatılmalıdır; çünkü organizmanın ölümüyle ortaya çıkan iltihabi yanıt hipoksemiyi ağırlaştırır. Bu adımın atlanması sık ve önlenebilir bir hatadır.

HIV enfeksiyonunda antiretroviral tedavi başlatılır; ancak bağışıklık yeniden yapılanma sendromu açısından izlem gerekir.

Korunma büyük ölçüde etkilidir. Risk grubunda trimetoprim-sülfametoksazol ile profilaksi uygulanır; HIV enfeksiyonunda CD4 sayısına göre başlatılır ve bağışıklık düzeldiğinde kesilir. Uzun süreli kortikosteroid ve immünsüpresif tedavi planlanan hastalarda profilaksi gereksiniminin değerlendirilmesi, sıklıkla atlanan ancak yaşam kurtaran bir adımdır.

Eş anlamlılar

  • Pneumocystis carinii

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.