İçeriğe atla

Glutatyon

DrSozluk sitesinden
15.46, 27 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 1733 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Glutatyon (İng. glutathione), hücrelerin başlıca antioksidan molekülü olan tripeptittir.

Etimoloji

Yapısındaki glutamik asit ve tiyol grubunu anlatan adından türetilmiştir.

Klinik bağlam

Molekül, glutamik asit, sistein ve glisinden oluşur. Sistein üzerindeki tiyol grubu, işlevin merkezindedir.[1]

Görevleri serbest kökleri etkisizleştirmek, oksitlenmiş molekülleri geri indirgemek ve toksik maddeleri bağlayarak atılmalarını sağlamaktır.

Bu üçüncü işlev, klinik açıdan en önemlisidir.

Parasetamol metabolizması, bu ilişkinin klasik örneğidir. Normal dozlarda ilacın küçük bir bölümü toksik bir ürüne dönüşür; bu ürün glutatyonla bağlanarak etkisizleştirilir.

Aşırı dozda ise depolar tükenir; bağlanamayan toksik ürün karaciğer hücrelerine bağlanır ve nekroza yol açar.

Bu düzenek, tedavinin mantığını açıklar. Asetilsistein, sistein sağlayarak glutatyon üretimini destekler ve toksik ürünü etkisizleştirir.

Aynı düzenek, risk gruplarını da açıklar. Aç kalmış, beslenme yetersizliği olan ve alkol kullanan kişilerde depolar zaten düşüktür; bu nedenle daha düşük dozlarda bile hasar gelişir.

Enzim uyarıcı ilaç kullananlarda toksik ürün oluşumu artar; bu da riski yükseltir.

Bu bilgi, parasetamol zehirlenmesinde nomogramın yalnızca tek seferlik alımlarda geçerli olmasının ve risk gruplarında daha dikkatli davranılmasının gerekçesidir.

Glutatyon eksikliği, oksidatif hasara duyarlılığı artırır.

Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde, molekülün geri indirgenmesi için gerekli olan NADPH üretimi bozulur. Bu nedenle alyuvarlar oksidan strese dayanamaz ve hemoliz gelişir.

Bu hastalarda bazı ilaçlar, enfeksiyonlar ve bakla tüketimi ani hemolize yol açar; ilaç seçiminde dikkat gerekir.

Aynı nedenle metilen mavisi bu hastalarda etkisizdir ve hemolizi ağırlaştırabilir; methemoglobin tedavisinde bu istisna kritik öneme sahiptir.

Sistein kaynağının sınırlı olması, üretimi kısıtlayan temel etkendir; bu nedenle asetilsistein etkili bir öncüldür.

Ağızdan glutatyon takviyesi, sindirim sisteminde parçalandığından hücre içi düzeyleri artırmada etkisizdir; bu, yaygın bir yanlış inanıştır.

Kanser hücreleri, yüksek glutatyon düzeyleri sayesinde kemoterapi ve radyoterapiye direnç geliştirebilir; bu ilişki tedavi araştırmalarının konusudur.

Molekül ayrıca ilaç metabolizmasının ikinci faz tepkimelerinde konjugasyon ortağı olarak görev alır.

Ağır hastalıkta, sepsiste ve akut respiratuar distres sendromunda düzeylerin düştüğü gösterilmiştir; ancak takviyenin klinik yararı gösterilememiştir.

Eş anlamlılar

  • GSH

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.