Toksisite
Toksisite (İng. toxicity; Yun. toxikon, zehir), bir maddenin canlı organizmada yol açtığı zararlı etkidir.
Etimoloji
Yunanca toxikon (ok zehiri) sözcüğünden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Temel ilke doz-yanıt ilişkisidir: her madde yeterli dozda zararlıdır, hiçbir madde tümüyle zararsız değildir. Bu nedenle değerlendirmede maddenin kendisi kadar dozu, süresi ve kişiye ait etkenler belirleyicidir.[1]
Etkiler akut ve kronik olarak ayrılır. Ayrıca hedef organa göre sınıflandırılır: karaciğer, böbrek, sinir sistemi, kalp, kemik iliği ve akciğer toksisitesi.
Doza bağlı ve öngörülebilir etkiler ile kişiye özgü, öngörülemeyen tepkimeler ayrı değerlendirilir. Parasetamol karaciğer hasarı birinci gruba, ilaç aşırı duyarlılık tepkimeleri ikinci gruba örnektir.
Belirli ilaçlarda terapötik aralık dardır; digoksin, lityum, fenitoin, vankomisin ve kalsinörin inhibitörü grubu bu kapsamdadır ve kan düzeyi izlemi gerektirir. Ancak düzeyin normal olması toksisiteyi dışlamaz; digoksin toksisitesi, hipokalemi ve hipomagnezemi varlığında normal düzeylerde bile gelişir.
Organ işlev bozuklukları toksisitenin en sık zeminidir. Böbrek yetmezliğinde ilaç ve etkin yıkım ürünleri birikir; morfin ve gabapentinoidler bunun tipik örnekleridir. Karaciğer yetmezliğinde ise yıkım yavaşlar ve protein bağlanması değişir.
Bazı toksisiteler özgül karşıt ilaçlarla tedavi edilir: parasetamolde asetilsistein, opioidlerde nalokson, benzodiazepinlerde flumazenil, methemoglobinde metilen mavisi, lokal anestezik toksisitesinde lipit emülsiyonu ve organofosfat zehirlenmesinde atropin. Ancak çoğu zehirlenmede özgül tedavi yoktur ve destek tedavisi esastır.
Karşıt ilaçların da riskleri vardır; flumazenil, uzun süreli benzodiazepin kullanan hastada nöbet başlatabilir ve bu nedenle ayrım gözetmeden kullanılmaz.
Zehirlenme yönetiminde önce havayolu, solunum ve dolaşım değerlendirilir; ardından bulaşın önlenmesi, emilimin azaltılması ve gerektiğinde atılımın artırılması uygulanır. Aktif kömür, seçilmiş olgularda ve erken dönemde yararlıdır; mide yıkama rutin olarak önerilmez.
Belirli bulgu kümeleri, etken grubunu tanımaya yardımcı olur: antikolinerjik, kolinerjik, sempatomimetik, opioid ve sedatif toksidromlar bu amaçla kullanılır. Gözbebeği çapı, deri nemi, bağırsak sesleri ve bilinç düzeyi ayrımı sağlar.
Bazı zehirlenmelerde gecikmiş etki görülür; parasetamol, demir, mantar ve bazı ilaçlarda erken dönem sessiz olabilir. Bu nedenle hastanın erken iyi görünmesi güven vermemelidir.
İlaç etkileşimleri, toksisitenin en sık önlenebilir nedenidir; her yeni ilaç öncesi denetim önerilir.
Eş anlamlılar
- Zehirlilik
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.