İçeriğe atla

Gabapentinoidler

DrSozluk sitesinden

Gabapentinoidler (İng. gabapentinoids), voltaj bağımlı kalsiyum kanalının alfa-2-delta alt birimine bağlanarak etki gösteren gabapentin ve pregabalini kapsayan ilaç grubudur.

Etimoloji

Grubun ilk üyesi olan gabapentinin adından türetilmiştir.

Klinik bağlam

İlaçlar, yapısal olarak GABA benzeri görünmelerine karşın bu almaçlara bağlanmazlar. Etkilerini, aşırı uyarılmış sinir uçlarında kalsiyum girişini azaltarak ve buna bağlı olarak uyarıcı ileticilerin salınımını sınırlayarak gösterirler. Bu nedenle etkinlikleri, sinir sisteminin aşırı uyarılabilir olduğu durumlarda belirginleşir.[1]

Onaylı kullanım alanları nöropatik ağrı, diyabetik nöropati, postherpetik nevralji, fibromiyalji ve bazı epilepsi biçimleridir. Ayrıca huzursuz bacak sendromunda ve yaygın anksiyete bozukluğunda kullanılır.

İki ilaç arasında önemli bir farmakokinetik fark vardır. Gabapentinin emilimi doyurulabilir bir taşıyıcıya bağlıdır; doz arttıkça emilen oran azalır ve etki doğrusal biçimde artmaz. Pregabalinin emilimi ise doyurulabilir değildir ve öngörülebilir bir doz–etki ilişkisi gösterir. Bu fark, ilaç seçiminde ve doz artırımında dikkate alınır.

Her ikisi de büyük ölçüde böbrekten değişmeden atılır. Bu nedenle böbrek işlev bozukluğunda doz ayarı zorunludur; atlanması, aşırı sedasyon, miyoklonus, denge bozukluğu ve bilinç bulanıklığına yol açar. Yaşlı hastada bu tablo çoğu kez deliryum ya da ilerleyici demans sanılır. Hemodiyaliz hastalarında seansların ardından ek doz uygulaması gerekir. Bu, alanın en sık gözden kaçan güvenlik konusudur.

En sık görülen yan etkiler uyku hali, baş dönmesi, denge bozukluğu, ödem ve kilo artışıdır. Yaşlılarda düşme ve kırık riskini artırdıkları gösterilmiştir.

Son yıllarda öne çıkan en önemli sorun, opioidlerle birlikte kullanımda ortaya çıkan solunum baskılanmasıdır. Birlikte kullanım, tek başına kullanıma göre ölüm riskini belirgin biçimde artırır; bu nedenle düzenleyici kurumlar uyarı yayımlamıştır. Uyku apnesi olan hastalarda, ileri yaşta ve solunum yetmezliği bulunanlarda risk daha yüksektir.

Kötüye kullanım ve bağımlılık potansiyeli, başlangıçta düşük sanılmış ancak zamanla belirginleşmiştir; özellikle madde kullanım öyküsü olanlarda dikkat gerekir. Ani kesilmede huzursuzluk, terleme, uykusuzluk ve nöbet dahil yoksunluk bulguları görülebilir; bu nedenle azaltarak bırakma önerilir.

Bir diğer önemli nokta, ameliyat sonrası ağrıda rutin kullanımının yararının sınırlı olduğunun gösterilmesidir; sedasyon ve solunum riskini artırdığından ayrım gözetmeden kullanımı artık önerilmemektedir. Benzer biçimde özgül olmayan bel ağrısında ve siyatikte etkinliği gösterilememiştir; buna karşın yaygın biçimde reçetelenmektedir. Bu uyumsuzluk, akılcı ilaç kullanımı açısından önemli bir sorundur.

Tedaviye düşük dozla başlanıp yavaş artırılması, yan etkileri azaltır. Yanıt alınamayan hastalarda ilacın sürdürülmemesi ve kesilmesi gerekir.

Eş anlamlılar

  • Alfa-2-delta ligandları

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 14. baskı, 2023.