İçeriğe atla

Trombositoz

DrSozluk sitesinden
13.23, 28 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 2147 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Trombositoz (İng. thrombocytosis), kandaki trombosit sayısının normal sınırların üzerine çıkmasıdır.

Etimoloji

Yunanca thrombos (pıhtı) ve kytos (hücre) sözcüklerine artışı belirten -osis ekinin getirilmesiyle oluşmuştur.

Klinik bağlam

Tablo iki gruba ayrılır ve bu ayrım tanısal yaklaşımın tümünü belirler. Tepkisel biçim, başka bir sürecin sonucudur ve olguların büyük bölümünü oluşturur; klonal biçim ise kemik iliğindeki bir hastalıktan kaynaklanır.[1] Bu nedenle yüksek trombosit sayısı görüldüğünde ilk soru, altta yatan bir nedenin bulunup bulunmadığıdır.

Tepkisel yükselmenin nedenleri geniştir. Demir eksikliği, iltihabi hastalıklar, enfeksiyonlar, kanser, travma, cerrahi ve kanama bu gruptadır. Dalağın alınmış olması kalıcı yükselmeye yol açar; bu durum sıklıkla hastalık sanılır. Trombosit, akut faz proteinlerinden biri gibi davranır; iltihabi ileticiler üretimi uyarır. Bu düzenek, yükselmenin neden geçici olduğunu ve neden altta yatan sorun düzeldiğinde normale döndüğünü açıklar. Bu grupta tromboz riski, sayının yüksekliğine karşın belirgin biçimde artmaz; bu nedenle trombosit sayısını düşürmeye yönelik tedavi gerekmez.

Klonal biçimde ise durum tümüyle farklıdır. Esansiyel trombositemi ve diğer miyeloproliferatif hastalıklarda üretim, düzenleyici sinyallerden bağımsız biçimde sürer. Bu grupta hem tromboz hem kanama riski artmıştır; bu ikili durum sezgiye aykırıdır ancak önemlidir. Çok yüksek sayılarda, edinsel von Willebrand bozukluğu gelişerek kanama eğilimi yaratır. Klinik ipuçları arasında dalak büyümesi, mikrodolaşım belirtileri ve olağan dışı yerleşimli tromboz bulunur. Eritromelalji adı verilen tabloda el ve ayaklarda yanma ile kızarıklık görülür ve düşük doz aspirine hızla yanıt verir; bu yanıt tanısal değer taşır.

Ayrımda JAK2, CALR ve MPL gen değişikliklerinin araştırılması belirleyicidir; bu bulgular klonal hastalığı gösterir. Demir durumunun değerlendirilmesi de gereklidir, çünkü demir eksikliği hem sık bir tepkisel neden hem de klonal hastalığı maskeleyen bir etkendir. Klonal biçimde tedavi kararı, sayının kendisine değil tromboz risk düzeyine göre verilir; yaş ve geçirilmiş tromboz öyküsü başlıca ölçütlerdir. Düşük riskli hastada aspirin yeterliyken, yüksek riskli hastada hücre azaltıcı tedavi eklenir.

Eş anlamlılar

  • Trombosit artışı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hoffman R ve ark., Hematology: Basic Principles and Practice, 8. baskı, 2023.