Trombosit
Trombosit (İng. platelet; Yun. thrombos "pıhtı" + kytos "hücre"), kemik iliğindeki megakaryositlerden köken alan, çekirdeksiz kan hücresidir. Birincil hemostazın temel öğesidir.
Etimoloji
Yunanca pıhtı anlamındaki thrombos ile hücre anlamındaki kytos sözcüklerinden türetilmiştir; İngilizcedeki platelet adı yassı disk biçimine göndermedir.
Klinik bağlam
Damar duvarı zedelendiğinde trombositler açığa çıkan kollajene von Willebrand faktörü aracılığıyla yapışır, biçim değiştirir, granüllerindeki maddeleri salar ve birbirine kümelenerek geçici bir tıkaç oluşturur. Bu birincil hemostaz basamağını, pıhtılaşma faktörlerinin oluşturduğu fibrin ağının tıkacı sağlamlaştırdığı ikincil hemostaz izler. Trombositler ayrıca yüzeylerinde pıhtılaşma tepkimelerine zemin sağlar; bu nedenle sayı ve işlev bozuklukları yalnızca birincil hemostazı değil, pıhtı oluşumunun bütününü etkiler. Yaşam süreleri sınırlıdır ve büyük bölümü dalakta havuzlanır.[1]
Sayının azalması — trombositopeni — üç mekanizmayla açıklanır: yapımın azalması, yıkımın artması ve dalakta havuzlanma. Yapım azalmasında kemik iliği hastalıkları, kemoterapi, radyoterapi, B12 ve folat eksikliği, alkol ve viral enfeksiyonlar rol oynar. Yıkım artışında immün trombositopeni, ilaçlar, yaygın damar içi pıhtılaşma, trombotik mikroanjiyopati ve heparine bağlı trombositopeni yer alır. Havuzlanma, portal hipertansiyona bağlı dalak büyümesinde görülür. Yoğun bakım hastalarında trombositopeni sıktır ve çoğunlukla çok etkenlidir; sepsis en yaygın nedendir.
Kanama eğilimi genellikle sayı belirgin biçimde düştüğünde ortaya çıkar; deride peteşi ve purpura, mukozal kanamalar, burun ve diş eti kanaması tipiktir. Ancak kanama riski yalnızca sayıya bağlı değildir: eşlik eden ateş, enfeksiyon, koagülopati, üremi ve antitrombotik ilaç kullanımı riski artırır. Bu nedenle transfüzyon kararı tek başına sayıya değil, klinik duruma ve planlanan girişime göre verilir; kanaması olmayan hastada gereksiz trombosit süspansiyonu verilmesi yaygın bir hatadır.
İki durumda trombosit transfüzyonundan kaçınılması gerekir; bu kural klinik açıdan önemlidir. Heparine bağlı trombositopeni ve trombotik trombositopenik purpurada verilen trombositler trombotik süreci besleyerek zarar verebilir. Bu tablolarda öncelik altta yatan mekanizmanın tedavisidir. Ayrıca antiagregan kullanan hastada intraserebral kanama varlığında rutin trombosit transfüzyonunun zararlı bulunduğu gösterilmiştir.
İşlev bozuklukları sayı normalken de kanamaya yol açabilir. Edinsel nedenlerin başında ilaçlar gelir: asetilsalisilik asit siklooksijenazı geri dönüşsüz baskılar, P2Y12 inhibitörleri ADP yolağını bloke eder, nonsteroid antienflamatuvarlar geçici etki yapar. Üremi, kardiyopulmoner baypas ve karaciğer hastalığı da işlevi bozar. Kalıtsal bozukluklar — Glanzmann trombastenisi, Bernard-Soulier sendromu — enderdir. Kanama zamanı testi güvenilirliği düşük olduğundan terk edilmiş, yerini trombosit işlev testleri ve viskoelastik testlere bırakmıştır.
Trombositoz, sayının artmasıdır. Reaktif biçimi enfeksiyon, enflamasyon, demir eksikliği, cerrahi, splenektomi ve kanserle ilişkilidir ve genellikle tromboz riski yaratmaz. Klonal biçimi ise miyeloproliferatif hastalıklarda görülür; burada hem tromboz hem — çok yüksek sayılarda von Willebrand faktörünün tüketilmesine bağlı olarak — kanama riski artar.
Laboratuvar yorumunda yalancı düşüklük göz ardı edilmemelidir: EDTA'ya bağlı kümelenme, pıhtılı örnek ya da dev trombositlerin sayaç tarafından tanınmaması yanıltıcı sonuç verir. Beklenmedik trombositopenide periferik yayma incelenmeli ve gerekirse farklı antikoagülanlı tüple ölçüm yinelenmelidir. Periferik yayma ayrıca şistositleri göstererek trombotik mikroanjiyopati tanısına yönlendirir.
Girişimsel işlemler öncesinde eşik değerler, işlemin kanama riskine göre belirlenir; lomber ponksiyon, nöroaksiyel bloklar ve nöroşirürjik girişimlerde daha yüksek düzeyler aranırken, birçok yüzeyel işlem daha düşük değerlerle güvenle yapılabilir.
Eş anlamlılar
- Kan pulcuğu
- Platelet
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.