Tetani
Tetani (İng. tetany), sinir ve kas uyarılabilirliğinin artmasına bağlı istemsiz kas kasılmaları ve spazmlarla seyreden tablodur. En sık nedeni hipokalsemidir.
Etimoloji
Terim, Yunanca tetanos (gerginlik, kasılma) sözcüğünden gelir. Aynı kökten türeyen tetanoz hastalığıyla karıştırılmamalıdır; ikisi farklı mekanizmalara sahiptir.
Klinik bağlam
Mekanizmanın temelinde, hücre dışı iyonize kalsiyumun azalmasının sinir zarını dengesizleştirmesi yatar. Kalsiyum, sodyum kanallarının açılma eşiğini yükselterek zarı kararlı tutar; düzeyi düştüğünde eşik azalır ve nöronlar kendiliğinden ateşlemeye başlar. Sonuçta duyusal belirtiler ve istemsiz kasılmalar ortaya çıkar. Bu mekanizma, tablonun neden alkalozda da görülebildiğini açıklar: alkaloz, kalsiyumun albümine bağlanmasını artırarak iyonize kalsiyumu düşürür — toplam kalsiyum normal olduğu halde belirti ortaya çıkar.[1]
Klinik tablo, hafif belirtilerden yaşamı tehdit eden bulgulara uzanan bir yelpaze oluşturur. Erken dönemde ağız çevresinde ve parmak uçlarında uyuşma ile karıncalanma görülür. İlerledikçe kas krampları, el ve bilekte tipik spazm duruşu ortaya çıkar. Ağır olgularda laringospazm, bronkospazm, nöbet ve kardiyak aritmiler gelişir; laringospazm, havayolunu tümüyle tıkayabildiği için en tehlikeli bulgudur.
Muayenede iki klasik bulgu aranır. Chvostek bulgusunda, yüz siniri kulak önünde hafifçe vurulduğunda aynı taraf yüz kaslarında seğirme oluşur; ancak bu bulgu sağlıklı kişilerin önemli bir bölümünde de görüldüğünden özgüllüğü düşüktür. Trousseau bulgusunda ise kola takılan manşon sistolik basıncın üzerinde birkaç dakika şişirildiğinde elde karakteristik spazm gelişir; bu bulgu daha özgüldür.
Nedenler arasında hipoparatiroidi — özellikle tiroit ve paratiroit cerrahisi sonrası —, D vitamini eksikliği, kronik böbrek hastalığı, pankreatit, hipomagnezemi ve masif transfüzyona bağlı sitrat birikimi sayılır. Magnezyum eksikliği özel bir öneme sahiptir: parathormon salınımını ve etkisini bozduğu için, magnezyum düzeltilmeden kalsiyum yerine konamaz — dirençli hipokalsemide bu, en sık gözden kaçan nedendir. Respiratuvar alkaloz ise, hiperventilasyon nedeniyle ortaya çıkan ve toplam kalsiyum normalken belirti veren biçimin kaynağıdır.
Yoğun bakım ve ameliyat çevresi bağlamında birkaç durum öne çıkar. Masif transfüzyonda kan ürünlerindeki sitrat kalsiyumu bağlar; özellikle karaciğer yetmezliği bulunan hastalarda metabolize edilemediğinden iyonize kalsiyum hızla düşer ve hem tetani hem miyokart baskılanması gelişir. Sürekli renal replasman tedavisinde kullanılan sitrat antikoagülasyonu aynı mekanizmayla etki eder ve yakın kalsiyum izlemi gerektirir. Tiroidektomi sonrası dönemde ise hipokalsemi klasik bir komplikasyondur ve ilk günlerde izlenmelidir.[2]
Değerlendirmede belirleyici ölçüm iyonize kalsiyumdur; toplam kalsiyum, albümin düzeyinden etkilendiği için düzeltme gerektirir ve akut durumlarda güvenilirliği sınırlıdır. Ayrıca magnezyum, fosfat, böbrek işlevleri, parathormon ve D vitamini düzeyleri değerlendirilir; elektrokardiyografide QT uzaması görülebilir ve aritmi riskini gösterir.
Yönetimde belirtili ve ağır olgularda damar yolundan kalsiyum uygulanır; eş zamanlı olarak magnezyum eksikliği düzeltilir ve altta yatan neden araştırılır. Hafif olgularda ağızdan kalsiyum ve D vitamini desteği kullanılır. Hiperventilasyona bağlı tabloda tedavi, altta yatan nedene yöneliktir — solunum hızının kaygıya bağlanmadan önce ciddi nedenlerin dışlanması gerekir.
Klinik tuzakların başında, toplam kalsiyum normal bulunduğu için tanının dışlanması gelir. Bir diğeri, dirençli hipokalsemide magnezyumun ölçülmemesidir. Ayrıca kalsiyum uygulanırken damar dışına kaçmasının ağır doku hasarı yaratabileceği ve güvenli bir damar yolu gerektirdiği unutulmamalıdır.
Eş anlamlılar
- Tetanik spazm
- Hipokalsemik tetani