Dislipidemi
Dislipidemi (İng. dyslipidemia; Yun. dys- "bozuk" + lipos "yağ" + haima "kan"), kandaki lipid ve lipoprotein düzeylerinin normalden sapmasıdır. Aterosklerotik kardiyovasküler hastalığın başlıca değiştirilebilir risk etkenlerindendir.
Etimoloji
Yunanca bozukluk bildiren dys ön eki ile yağ anlamındaki lipos ve kan anlamındaki haima sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Lipidler kanda lipoproteinler aracılığıyla taşınır. Bunlardan apolipoprotein B içerenler — düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), çok düşük yoğunluklu lipoprotein ve kalıntı parçacıklar — damar duvarına girerek plak oluşumunu başlatır; yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) ise kolesterolün geri taşınmasında rol oynar. Nedensellik açısından kanıt en güçlü biçimde LDL kolesterol için ortaya konmuştur: düzeyin düşürülmesi, hangi yöntemle olursa olsun kardiyovasküler olayları azaltır ve yarar, düşüş miktarıyla orantılıdır. Buna karşılık HDL düzeyini yükselten girişimlerin olay riskini azaltmadığı gösterilmiştir; bu nedenle HDL bir tedavi hedefi değil, risk belirteci olarak değerlendirilir.[1]
Bozukluklar birincil ve ikincil olarak ayrılır. Birincil biçimler genetik kökenlidir; en önemlisi ailesel hiperkolesterolemidir. Bu hastalıkta LDL reseptör yolağındaki bozukluk nedeniyle doğumdan itibaren yüksek kolesterol düzeyleri bulunur ve erken yaşta koroner hastalık gelişir. Sıklığı sanılandan yüksektir, ancak olguların büyük bölümü tanınmamaktadır; ailede erken kardiyovasküler olay öyküsü, çok yüksek kolesterol değerleri, tendon ksantomları ve korneal arkus uyarıcıdır. Tanı konulduğunda birinci derece akrabaların taranması — kaskad tarama — önerilir.
İkincil nedenler arasında diabetes mellitus ve metabolik sendrom, hipotiroidi, kronik böbrek hastalığı ve nefrotik sendrom, karaciğer hastalıkları, obezite, alkol kullanımı, gebelik ve ilaçlar — kortikosteroidler, tiyazidler, antiretroviraller, immünsupresifler, bazı antipsikotikler — bulunur. Tedaviye başlamadan önce bu nedenlerin araştırılması gerekir; hipotiroidinin düzeltilmeden statin başlanması miyopati riskini artırır.
Klinik olarak dislipidemi çoğunlukla sessizdir ve tarama ile saptanır. Çok yüksek trigliserid düzeyleri ise akut pankreatit riski yaratır; bu durumda tedavi hedefi kardiyovasküler riskten çok pankreatitin önlenmesidir. Fizik muayenede ksantelazma, tendon ksantomu ve eruptif ksantomlar görülebilir.
Değerlendirmede lipid profili ölçülür; günümüzde açlık gerekliliği çoğu durumda kaldırılmıştır. LDL kolesterol hesaplanabilir ya da doğrudan ölçülebilir; trigliseridlerin yüksek olduğu durumlarda hesaplama yanıltıcıdır. Bu nedenle non-HDL kolesterol ve apolipoprotein B ölçümü, özellikle diyabet, metabolik sendrom ve yüksek trigliseridli hastalarda riski daha iyi yansıtır. Lipoprotein(a) düzeyinin yaşam boyunca en az bir kez ölçülmesi önerilmektedir; genetik olarak belirlenir ve bağımsız risk etkenidir.
Tedavi kararı, tek başına lipid değerine değil, hastanın toplam kardiyovasküler riskine dayanır. Risk kategorisi belirlenir ve buna göre LDL hedefi konur; aterosklerotik hastalığı bulunanlar, diyabetli hastalar, kronik böbrek hastalığı olanlar ve ailesel hiperkolesterolemi taşıyanlar yüksek ya da çok yüksek risk grubundadır. Yaşam biçimi düzenlemesi tüm hastalarda temeldir: beslenme düzeni, kilo yönetimi, düzenli fiziksel etkinlik, sigara bırakma ve alkolün sınırlanması.
İlaç tedavisinde statinler ilk seçenektir ve yararları kanıt düzeyi en yüksek grubu oluşturur. Hedefe ulaşılamadığında ezetimib ve PCSK9 inhibitörleri eklenir; yeni ajanlar arasında bempedoik asit ve küçük interferans RNA temelli tedaviler yer alır. Yüksek trigliseridde fibratlar ve omega-3 yağ asitleri kullanılır. Statin ilişkili kas yakınmaları sık bildirilir; ancak körlemesine yapılan çalışmalar bu yakınmaların büyük bölümünün ilaca özgü olmadığını göstermiştir. Bu nedenle yakınma bildiren hastada tedavinin tümüyle kesilmesi yerine doz ve ajan değişikliği, aralıklı kullanım ve yeniden deneme önerilir; statinin gereksiz yere bırakılması, önlenebilir kardiyovasküler olayların önemli bir nedenidir.
İzlemde tedaviye yanıt lipid ölçümüyle değerlendirilir; karaciğer enzimleri başlangıçta ölçülür, rutin yinelenen kontrol gerekmez. Kas yakınması olan hastada kreatin kinaz bakılır ve ağır olgularda rabdomiyoliz araştırılır.
Eş anlamlılar
- Hiperlipidemi
- Kan yağlarında bozukluk
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Mach F ve ark., ESC/EAS Guidelines for the Management of Dyslipidaemias, Avrupa Kardiyoloji Derneği, 2019.