TSH
TSH (İng. thyroid-stimulating hormone), ön hipofizden salgılanan ve tiroit bezini uyararak hormon üretimini düzenleyen glikoprotein yapılı hormondur. Tiroit işlev bozukluklarının değerlendirilmesinde ilk basamak testtir.
Etimoloji
İngilizce tiroit uyarıcı hormon anlamındaki adın baş harflerinden oluşur; Türkçede tirotropin olarak da anılır.
Klinik bağlam
Salgılanması, hipotalamus-hipofiz-tiroit ekseni içinde negatif geri besleme ile düzenlenir. Hipotalamustan salınan tirotropin salgılatıcı hormon hipofizi uyarır; hipofizden salınan bu hormon tiroidi uyararak T4 ve T3 üretimini artırır. Kandaki tiroit hormonlarının yükselmesi ise hipofizi baskılar. Bu ilişkinin en önemli özelliği logaritmik olmasıdır: tiroit hormonlarındaki küçük değişiklikler, bu hormonda çok daha büyük değişikliklere yol açar. Bu duyarlılık, testin neden en erken ve en güvenilir gösterge olduğunu açıklar.[1]
Yorumlamada temel kural, değerin tiroit hormonlarıyla birlikte değerlendirilmesidir. Yüksek değer ve düşük serbest T4 birincil hipotiroidiyi; düşük değer ve yüksek serbest T4 birincil hipertiroidiyi gösterir. Yüksek değerle birlikte normal serbest T4 subklinik hipotiroidiyi, baskılı değerle normal hormonlar subklinik hipertiroidiyi tanımlar.
Kritik bir istisna, hipofiz kaynaklı hastalıklardır. Hipopituitarizmde tiroit hormonları düşükken bu hormon normal ya da düşük bulunur; yalnızca bu teste bakılarak tiroit işlevinin normal kabul edilmesi, ciddi ve sık yapılan bir hatadır. Bu nedenle hipofiz hastalığı düşünülen hastada serbest T4 mutlaka ölçülmelidir. Aynı biçimde, tiroit hormon tedavisi yeni başlatılan ya da dozu değiştirilen hastalarda eksen dengeye ulaşana kadar haftalar geçmesi gerekir; erken yapılan ölçüm yanıltıcıdır.
Kritik hastalıkta değerlendirme özellikle güçtür. Ağır hastalık sırasında ötiroid hasta sendromu gelişir: T3 düşer, bu hormon başlangıçta düşük bulunur, iyileşme döneminde ise geçici olarak yükselir. Bu tablo gerçek tiroit hastalığından ayırt edilmeli ve gereksiz tedaviden kaçınılmalıdır; yoğun bakımda rutin tarama önerilmez.
Birçok etken sonucu değiştirir. Kortikosteroidler, dopamin ve somatostatin analogları düzeyi baskılar. Amiodaron hem hipotiroidi hem hipertiroidi yapabilir. Lityum hipotiroidiye yol açar. Bağışıklık denetim noktası inhibitörleri tiroidit ve kalıcı işlev bozukluğu yapabilir. Biyotin desteği, bazı laboratuvar yöntemlerinde yanlış sonuçlara neden olur; bu, giderek daha sık karşılaşılan bir sorundur. Ayrıca hormon düzeyi gün içinde değişir ve gece en yüksek düzeye ulaşır.
Gebelikte referans aralıklar farklıdır; insan koryonik gonadotropinin tiroidi uyarması nedeniyle ilk üç ayda düzey fizyolojik olarak baskılanır. Gebelikte tedavi kararları ayrı ölçütlere göre verilir ve tiroit hormonu gereksinimi artar.
Tedavi izleminde bu hormon, birincil hipotiroidide hedef olarak kullanılır; levotiroksin dozu buna göre ayarlanır. İlacın aç karnına, kalsiyum, demir ve proton pompası inhibitörlerinden ayrı saatlerde alınması emilim için önemlidir; bu ayrıntının atlanması, dirençli görünen hipotiroidinin en sık nedenidir. Tiroit kanseri izleminde ise hedef, hastalığın riskine göre belirlenen düzeyde baskılanmış değerlerdir.
Subklinik bozukluklarda tedavi kararı yaşa, değerin düzeyine, antikor varlığına, belirtilere ve eşlik eden hastalıklara göre verilir. İleri yaşta hafif yükselmelerin tedavi edilmesi yarar sağlamayabilir; buna karşılık subklinik hipertiroidi, atriyal fibrilasyon ve osteoporoz riski nedeniyle daha yakından değerlendirilir.
Eş anlamlılar
- Tirotropin
- Tiroit uyarıcı hormon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.