İçeriğe atla

Düşme

DrSozluk sitesinden

Düşme (İng. fall), kişinin istem dışı olarak yere ya da daha alçak bir düzeye inmesidir. Yaşlılarda yaralanmaya bağlı ölüm ve işlev kaybının en önemli nedenlerindendir.

Etimoloji

Türkçe "düşmek" eyleminden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Düşme, tek bir nedene bağlı değildir; çoğunlukla birden çok risk etkeninin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle değerlendirme, "neden düştü" sorusuna sistematik biçimde yanıt aramayı gerektirir. Risk etkenleri kişiye ait ve çevresel olarak ikiye ayrılır. Kişiye ait etkenler arasında kas gücünde azalma, denge ve yürüyüş bozukluğu, görme kaybı, vestibüler sistem işlev bozukluğu, periferik nöropati, bilişsel bozukluk, depresyon, idrar kaçırma, ayak sorunları ve önceki düşme öyküsü bulunur. Önceki düşme, en güçlü öngörücüdür.[1]

İlaçlar en önemli değiştirilebilir etkendir. Benzodiazepinler, uyku ilaçları, antipsikotikler, antidepresanlar, opioidler, antihipertansifler, diüretikler ve antikolinerjik etkili ilaçlar riski artırır. Kullanılan ilaç sayısının artması riski bağımsız olarak yükseltir. Bu nedenle her düşme değerlendirmesinde ilaç listesinin gözden geçirilmesi ve gereksiz ilaçların kesilmesi, en etkili tek girişimlerden biridir.

Ortostatik hipotansiyon sık ve gözden kaçan bir nedendir; yatarken ve ayakta kan basıncının ölçülmesi basit ancak sıklıkla atlanan bir muayene adımıdır. Ayrıca senkop, ritim bozuklukları, hipoglisemi, enfeksiyon ve deliryum ayırıcı tanıda yer alır. Yaşlı hastada enfeksiyonun tek bulgusu düşme olabilir; bu nedenle ateş bulunmaması yanıltıcıdır. Bilinç kaybının eşlik ettiği düşmelerde kardiyak ve nörolojik nedenler ayrıntılı araştırılmalıdır.

Çevresel etkenler arasında kaygan zemin, yetersiz aydınlatma, halı kenarları, eşik farkları, tutunma yeri bulunmayan banyolar, uygunsuz ayakkabı ve yardımcı cihazın yanlış kullanımı sayılır.

Düşme sonrası değerlendirmede yaralanma taraması yapılır: kalça ve el bileği kırıkları, kafa travması ve yumuşak doku yaralanmaları sıktır. Antikoagülan kullanan hastalarda kafa travması sonrası kanama riski yüksektir ve belirtiler gecikmeli ortaya çıkabilir; bu grupta görüntüleme eşiği düşük tutulmalı, gerektiğinde gözlem süresi uzatılmalıdır. Uzun süre yerde kaldığı öğrenilen hastalarda rabdomiyoliz, böbrek hasarı, hipotermi ve bası yarası açısından değerlendirme yapılır.

Yaşlıda kalça kırığı, bağımsızlığın kaybı ve yüksek ölüm oranıyla ilişkilidir. Cerrahinin erken yapılması sonuçları iyileştirir; ameliyat öncesi dönemde ağrı yönetimi, deliryum önlenmesi ve beslenme desteği önemlidir. Bu hastalarda sinir bloklarının kullanılması, opioid gereksinimini azaltarak deliryum riskini düşürür.

Korunma çok bileşenlidir ve kanıta dayalı en etkili yaklaşım budur. Denge ve güçlendirme egzersizleri — özellikle ilerleyici direnç ve denge çalışmaları — düşme sıklığını azaltır. İlaç gözden geçirmesi, görme değerlendirmesi, ev güvenliği düzenlemeleri, uygun ayakkabı ve yardımcı cihaz eğitimi tamamlayıcıdır. D vitamini eksikliği olan kişilerde replasman önerilir; ancak yüksek dozda aralıklı uygulamanın düşmeleri artırabildiği bildirilmiştir.

Kemik sağlığının değerlendirilmesi ayrı bir başlıktır: osteoporoz taraması ve tedavisi, düşme durumunda kırık riskini azaltır. Düşme korkusu, etkinlikten kaçınmaya ve kas kaybına yol açarak kısır döngü oluşturur; bu nedenle psikolojik boyut da ele alınmalıdır.

Hastanede yatan hastalarda düşme, önlenebilir zarar göstergesi kabul edilir. Risk değerlendirme araçları, yatak yüksekliğinin ayarlanması, çağrı düzeneğinin ulaşılabilirliği, uygun aydınlatma ve hareket desteği önerilir. Fiziksel kısıtlamanın düşmeleri önlemediği, aksine yaralanma ve deliryum riskini artırdığı gösterilmiştir.

Eş anlamlılar

  • Düşme olayı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.