Escherichia coli
Escherichia coli (İng. Escherichia coli), insan kalın bağırsağının normal florasında bulunan gram-negatif, fakültatif anaerop çomak bakteridir. Kısaltması E. colidir; hem zararsız bir flora üyesi hem sık görülen enfeksiyon etkenidir.
Etimoloji
Adını, bakteriyi 1885 yılında tanımlayan Alman hekim Theodor Escherich'ten alır; coli sözcüğü kolonda bulunmasına göndermedir.
Klinik bağlam
Bakteri, sağlıklı kişide bağırsakta yerleşiktir ve K vitamini üretimine katkıda bulunur. Ancak bağırsak dışına çıktığında ya da virülans etkenleri taşıyan suşlar söz konusu olduğunda enfeksiyon yaratır. Bağırsak dışı enfeksiyonların başında idrar yolu enfeksiyonu gelir; E. coli hem toplum hem hastane kökenli idrar yolu enfeksiyonlarının en sık etkenidir ve piyelonefrit ile ürosepsise ilerleyebilir. Ayrıca karın içi enfeksiyonlar, kolanjit, safra kesesi enfeksiyonları, yenidoğan menenjiti, pnömoni ve kan dolaşımı enfeksiyonlarında sık saptanır. Gram-negatif bakteriyeminin başlıca nedenlerindendir.[1]
Bağırsak enfeksiyonlarına yol açan suşlar patojenik özelliklerine göre gruplandırılır. Enterotoksijenik suşlar seyahat ishalinin klasik nedenidir. Enteroinvazif suşlar dizanteri benzeri tabloya, enteropatojenik suşlar süt çocuklarında uzamış ishale yol açar. Shiga toksini üreten suşlar — özellikle O157:H7 serotipi — kanlı ishal yapar ve hemolitik üremik sendromun başlıca nedenidir; bu tablo trombotik mikroanjiyopati örüntüsünde mikroanjiyopatik hemolitik anemi, trombositopeni ve akut böbrek hasarı ile seyreder, özellikle çocuklarda ağır seyreder. Bu suşlarla gelişen ishalde antibiyotik ve motiliteyi azaltan ilaçların kullanımından kaçınılması gerektiği vurgulanır; toksin salınımını artırarak hemolitik üremik sendrom riskini yükseltebilir. Bu, klinik uygulamada bilinmesi gereken önemli bir kuraldır.
Antibiyotik direnci, günümüzde en belirgin sorundur. Genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz üreten suşlar dünya genelinde yaygınlaşmış, birçok bölgede ampirik tedavi seçeneklerini daraltmıştır; karbapenemaz üreten suşlar ise tedaviyi çok daha güçleştirir. Direnç, hem hastane hem toplum kökenli enfeksiyonlarda görülür. Bu nedenle ampirik tedavi seçimi yerel direnç örüntülerine ve hastanın önceki kültür sonuçlarına dayanmalı, kültür sonucu geldiğinde tedavi daraltılmalıdır.
Tanı, ilgili örneklerin kültürüyle konur: idrar kültürü, kan kültürü, yara ve karın içi örnekleri, dışkı kültürü ve toksin araştırması. İdrar kültüründe üreme, klinik bulgular olmaksızın asemptomatik bakteriüriyi gösterebilir; gebelik ve mukozada kanama beklenen ürolojik girişim dışında tedavi edilmemesi gerekir — antibiyotik yönetiminin temel ilkelerindendir.
Tedavide etkenin duyarlılığına göre uygun antibiyotik seçilir; ağır enfeksiyonlarda erken uygulama sonucu belirler. Kaynak denetimi eşit ölçüde önemlidir: tıkalı idrar yolunun açılması, apse drenajı, enfekte kateterin çıkarılması ve karın içi odağın cerrahi olarak giderilmesi olmaksızın tedavi başarısız kalır.
Korunmada el hijyeni, gıda güvenliği — özellikle yeterince pişmemiş kıyma ve pastörize edilmemiş süt ürünlerinden kaçınma —, su güvenliği, kateter kullanımının sınırlandırılması ve akılcı antibiyotik kullanımı temel önlemlerdir. Salgın araştırmalarında bakteri, dışkı kaynaklı su kirliliğinin göstergesi olarak kullanılır.
Mikrobiyoloji ve moleküler biyolojide E. coli, hızlı üremesi ve kolay çalışılabilmesi nedeniyle en yaygın kullanılan model organizmadır; genetik mühendisliğinde insülin dâhil birçok biyolojik ürünün üretiminde kullanılır.
Eş anlamlılar
- E. coli
- Kolibasil
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.