Floroskopi
Floroskopi (İng. fluoroscopy), X ışını kullanılarak vücut yapılarının gerçek zamanlı, hareketli olarak görüntülenmesidir.
Etimoloji
Latince fluor (akış) ile Yunanca skopein (bakmak) sözcüklerinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Yöntemde sürekli ya da aralıklı X ışını demeti gönderilir; görüntü yükselticisi ya da dijital algılayıcı aracılığıyla hareket eş zamanlı izlenir. Bu özelliği, durağan görüntü veren radyografiden ayırır ve girişimsel işlemlerde kılavuzluk sağlar.[1]
Kullanım alanları geniştir: koroner anjiyografi ve girişimler, kalp pili yerleştirilmesi, endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi, ortopedik kırık redüksiyonu ve çivileme, omurga girişimleri, ağrı tedavisinde eklem ve sinir blokları, damar içi kateter ve stent uygulamaları, baryumlu sindirim sistemi incelemeleri ve yutma değerlendirmesi bunlar arasındadır.
Alanın en kritik konusu ışın güvenliğidir. İşlem uzadıkça hem hasta hem çalışanların aldığı doz artar. Doz, ışın kaynağına olan uzaklıkla belirgin biçimde değişir; kaynağın hastadan uzak, algılayıcının hastaya yakın tutulması dozu azaltır. Aralıklı ışınlama, son görüntüyü saklama, ışın demetini daraltma ve büyütmeden kaçınma temel doz azaltma yöntemleridir.
Uzun süren girişimlerde deri hasarı gelişebilir. Kızarıklık, epilasyon ve ileri olgularda ülserleşme görülebilir; bulgular işlemden günler ya da haftalar sonra ortaya çıktığından ilişkilendirilemeyebilir. Bu, en sık gözden kaçan komplikasyonlardan biridir; bu nedenle yüksek doz alan hastaların izlenmesi önerilir.
Çalışan güvenliğinde kurşun önlük, tiroit koruyucu, kurşun camlı gözlük ve tavan asılı kalkanlar kullanılır; kişisel dozimetre takibi zorunludur. Girişimsel işlem yapan hekimlerde gözde katarakt riskinin arttığı gösterilmiştir; bu nedenle göz koruması özellikle önemlidir. Işın kaynağının hastadan saçılan ışınla çalışanı etkilediği; en yoğun saçılmanın hastanın ışın giriş tarafında olduğu bilinmelidir.
Gebelik, özel dikkat gerektirir. Doğurganlık çağındaki her kadında işlem öncesi gebelik olasılığı sorgulanır; zorunlu durumlarda karın koruması ve doz kısıtlaması uygulanır. Bu, temel bir güvenlik kuralıdır.
Kontrast madde kullanılan işlemlerde ayrıca kontrast nefropatisi ve alerjik tepkime riski gözetilir; böbrek işlevi ve önceki tepkime öyküsü işlem öncesi değerlendirilir. Baryumlu incelemelerde delinme kuşkusu varsa baryum kullanılmaz; sızıntı ağır iltihabi yanıta yol açar. Bu, radyolojinin klasik güvenlik kurallarındandır.
Çocuklarda doz duyarlılığı yüksektir; bu nedenle işlem gerekçesi daha sıkı değerlendirilir ve doz protokolleri yaşa göre ayarlanır.
Yöntemin gerekçelendirilmesi, en az doz ilkesi ve alınan dozun kayda geçirilmesi, günümüz radyoloji uygulamasının zorunlu parçalarıdır.
Eş anlamlılar
- Skopi
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bushberg JT ve ark., The Essential Physics of Medical Imaging, 4. baskı, 2020.