İyonlaştırıcı ışın
İyonlaştırıcı ışın (İng. ionizing radiation), atomlardan elektron koparacak enerjiye sahip ışıma türüdür.
Etimoloji
Yunanca ion (giden) sözcüğünden türeyen iyonlaşma terimi ile ışın sözcüğünün birleşimidir.
Klinik bağlam
Tıpta kullanılan başlıca türler X ışını ve gama ışınıdır. Bu ışımalar, dokuda doğrudan ve dolaylı hasar oluşturur; su moleküllerinden üretilen serbest kökler DNA kırıklarına yol açar.[1]
Kullanım alanları radyografi, bilgisayarlı tomografi, floroskopi, mamografi, nükleer tıp incelemeleri ve radyoterapidir. Manyetik rezonans ve ultrasonografi bu ışımayı kullanmaz.
Zararlar iki grupta değerlendirilir. Doku etkileri belirli bir eşiğin aşılmasıyla ortaya çıkar ve şiddeti dozla artar; deri hasarı, katarakt, kemik iliği baskılanması ve kısırlık bu gruptadır.
Olasılığa dayalı etkilerde ise eşik yoktur; kanser riski, doz arttıkça olasılık olarak yükselir. Bu grup, tanısal incelemelerde asıl kaygıyı oluşturur.
Duyarlılık yaşa göre belirgin biçimde değişir. Çocuklar hem daha duyarlıdır hem etkinin ortaya çıkması için daha uzun yaşam süreleri vardır; bu nedenle çocuk incelemelerinde doz protokolleri ayrıca ayarlanır.
Korunma üç ilkeye dayanır: gerekçelendirme, en iyileştirme ve doz sınırlaması.
En etkili doz azaltma yöntemi, incelemenin gerçekten gerekli olup olmadığının sorgulanmasıdır. Hastanın yönetimini değiştirmeyecek bir inceleme, yalnızca maliyet değil doğrudan zarar da doğurur.
Görüntüleme sırasında doz azaltımında mesafe, süre ve zırhlama temel öğelerdir. Floroskopide ışın kaynağının hastadan uzak, algılayıcının hastaya yakın tutulması dozu belirgin biçimde azaltır.
Girişimsel işlemlerde uzun süreli ışınlama, deri hasarına yol açabilir; bulgular haftalar sonra ortaya çıktığından ilişkilendirilemeyebilir.
Çalışan güvenliğinde kurşun önlük, tiroit koruyucu, kurşun camlı gözlük ve dozimetre kullanımı zorunludur. Girişimsel işlem yapanlarda katarakt riskinin arttığı gösterilmiştir.
En yoğun saçılma, hastanın ışın giriş tarafında oluşur; ekip konumlanması buna göre planlanmalıdır.
Gebelik özel dikkat gerektirir. Doğurganlık çağındaki kadınlarda gebelik olasılığı sorgulanmalıdır. Ancak yaşamsal tanıların ışın kaygısıyla ertelenmesi daha zararlıdır; tanısal düzeydeki dozlar çoğu kez güvenli sınırlarda kalır.
Kümülatif doz, yinelenen incelemelerde önem kazanır; hastanın önceki görüntülemelerinin gözden geçirilmesi gereksiz yinelemeleri önler.
Nükleer tıp incelemelerinde hasta, işlem sonrası bir süre ışın kaynağıdır; yakın temas önerileri verilmelidir.
Eş anlamlılar
- İyonizan radyasyon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bushberg JT ve ark., The Essential Physics of Medical Imaging, 4. baskı, 2020.