İçeriğe atla

Kalp debisi

DrSozluk sitesinden

Kalp debisi (İng. cardiac output), kalbin birim zamanda pompaladığı kan hacmidir. Atım hacmi ile kalp hızının çarpımına eşittir ve dolaşım yeterliliğinin temel ölçütüdür.

Etimoloji

Türkçe "debi" sözcüğü, Fransızca débit (akış miktarı) kökeninden gelir ve birim zamandaki hacmi belirtir.

Klinik bağlam

Atım hacmini üç değişken belirler: ön yük, kontraktilite ve ard yük. Bu üç değişken ile kalp hızı, hemodinamik yönetimin çerçevesini oluşturur; herhangi bir hastada debinin düşük olması bu dördünden birine ya da birkaçına bağlanabilir. Vücut yüzey alanına bölündüğünde kardiyak indeks elde edilir; farklı beden ölçülerindeki hastaların karşılaştırılmasını sağlar.[1]

Kalp hızı ile debi arasındaki ilişki doğrusal değildir. Belirli bir noktaya kadar hız arttıkça debi yükselir; ancak aşırı taşikardide diyastol kısaldığından dolum azalır ve debi düşer. Bu etki, ventrikül kompliyansı bozulmuş hastalarda ve mitral darlığı gibi dolumun kısıtlandığı tablolarda çok daha erken ortaya çıkar. Bradikardide ise atım hacmi belirli bir sınıra kadar artarak telafi sağlar; bu sınır aşıldığında debi düşer.

Fizyolojik koşullarda debi geniş bir aralıkta uyarlanır: egzersizde birkaç kat artar, gebelikte yükselir, uykuda azalır. Bu uyarlanmanın büyük bölümü Frank-Starling yasası, sempatik uyarı ve damar direncindeki değişikliklerle sağlanır.

Klinik açıdan asıl soru, debinin doku gereksinimini karşılayıp karşılamadığıdır. Yüksek debi her zaman yeterli perfüzyon anlamına gelmez: septik şokta debi normal ya da yüksek olabilir ancak mikrodolaşım bozulmuştur ve doku oksijenlenmesi yetersizdir. Buna karşılık düşük debi, kardiyojenik ve hipovolemik şokun ortak özelliğidir. Yüksek debiyle seyreden tablolar arasında sepsis, ağır anemi, tirotoksikoz, gebelik, tiamin eksikliğine bağlı beriberi, karaciğer yetmezliği ve arteriyovenöz fistüller sayılır; bu hastalarda kalp yetersizliği yüksek debi zemininde gelişir.

Ölçüm yöntemleri geniş bir yelpazededir. Pulmoner arter kateteriyle yapılan termodilüsyon, uzun süre altın standart kabul edilmiştir; ancak rutin kullanımının sonlanımı iyileştirmediği gösterildiğinden kullanım alanı daralmıştır ve seçilmiş hastalarda — ağır sağ kalp yetmezliği, pulmoner hipertansiyon, karmaşık kardiyojenik şok — yer bulur. Daha az girişimsel yöntemler arasında arteriyel basınç dalga formu analizi, özofageal Doppler ve göğüs biyoempedansı bulunur. Ekokardiyografi, girişimsel olmayan ve yatak başında yinelenebilir bir yöntem olarak öne çıkar; hem debiyi tahmin eder hem düşük debinin nedenini — dolum yetersizliği, pompa bozukluğu, kapak hastalığı, tamponad — gösterir. Fick ilkesine dayalı hesaplama ise fizyolojik referans olarak kullanılır.

Ölçümün sınırlılıkları bilinmelidir: kapak yetersizlikleri, aritmiler, intrakardiyak şantlar, spontan solunum çabası ve vazoaktif ilaç değişiklikleri değerleri etkiler. Ayrıca tek bir ölçüm, eğilim kadar bilgi vermez; asıl değerli olan girişimlere verilen yanıtın izlenmesidir.

İzlemin yalnızca sayısal değere dayanmaması gerekir. Doku perfüzyonunun göstergeleri — idrar çıkışı, bilinç düzeyi, kapiller dolum süresi, cilt ısısı, laktat düzeyi ve santral venöz oksijen satürasyonu — debiyle birlikte değerlendirilir. Venöz-arteriyel karbondioksit farkının artması, debinin metabolik gereksinime göre yetersiz kaldığını düşündüren yararlı bir bulgudur.

Tedavi, düşük debinin nedenine yöneliktir: hacim eksikliğinde sıvı, pompa yetersizliğinde inotropik destek ve nedene yönelik girişim, ard yük artışında damar genişletici, aritmide ritim ya da hız denetimi, obstrüktif nedenlerde engelin kaldırılması. Kalp tamponadı, tansiyon pnömotoraks ve masif pulmoner embolide yalnızca destekleyici tedaviyle zaman kazanılabilir; kesin çözüm engelin giderilmesidir.

Eş anlamlılar

  • Kardiyak output
  • Kalp atım debisi

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2020.