İçeriğe atla

Pıhtılaştırıcı

DrSozluk sitesinden

Pıhtılaştırıcı (İng. procoagulant, hemostatic agent), kanamayı durdurmak amacıyla pıhtılaşmayı destekleyen madde ve ilaçların ortak adıdır.

Etimoloji

Türkçe pıhtı sözcüğünden türetilmiştir.

Klinik bağlam

Grup, sistemik ilaçlar ile bölgesel uygulanan araçları kapsar. Sistemik seçenekler arasında traneksamik asit, protrombin kompleksi konsantresi, fibrinojen yoğunlaştırılmış ürünü, K vitamini, desmopressin ve pıhtılaşma etkeni ürünleri bulunur. Bölgesel seçenekler ise fibrin yapıştırıcılar, oksitlenmiş selüloz, jelatin süngerler ve kollajen esaslı ürünlerdir.[1]

Traneksamik asit, pıhtının erimesini engelleyerek etki gösterir. Travmaya bağlı kanamada, doğum sonrası kanamada ve cerrahi kanamalarda ölüm oranını azalttığı gösterilmiştir. En kritik özellik, etkinliğinin zamana bağlı olmasıdır: kanamanın erken döneminde uygulanmalıdır, gecikmiş uygulama yarar sağlamaz ve zararlı olabilir. Bu ayrıntı, tedavinin başarısını belirler.

Desmopressin, depolanmış von Willebrand faktörünü serbestleştirir; hafif hemofili A, von Willebrand hastalığı ve üremiye bağlı trombosit işlev bozukluğunda kullanılır. Yinelenen dozlarda etki azalır ve hiponatremi riski nedeniyle sıvı kısıtlaması gerekir.

K vitamini, varfarin etkisini geri çevirmede kullanılır; ancak etkisi saatler sonra başlar. Bu nedenle yaşamı tehdit eden kanamada tek başına yeterli değildir ve hızlı etkili ürünlerle birlikte verilmelidir. Bu sıralamanın atlanması sık görülen bir hatadır.

Etkinleştirilmiş faktör VII, kalıtsal eksiklik ve engelleyici antikor gelişen hemofili hastalarında etkilidir. Buna karşılık ayrım gözetmeden kurtarma tedavisi olarak kullanımı, ölüm oranını azaltmadığı ve arteriyel tromboz riskini artırdığı için önerilmez.

Alanın en önemli ilkesi, hiçbir ilacın cerrahi kanama denetiminin yerini tutmamasıdır. Kanayan damar kapatılmadıkça ilaç tedavisi yetersiz kalır; kaynak denetimi önceliklidir.

İkinci ilke, pıhtılaşmanın çalışabilmesi için ortam koşullarının uygun olmasıdır. Hipotermi, asidoz ve düşük kalsiyum düzeyi enzim işlevini bozar; bu üçlü düzeltilmeden hiçbir ürün beklenen etkiyi göstermez. Masif transfüzyonda sitrata bağlı kalsiyum düşüklüğü sık görülür ve yerine konması gerekir.

Tüm bu tedavilerin ortak riski trombozdur; gerekçe dar tutulmalı ve hastanın tromboz riski gözetilmelidir.

Yalnızca laboratuvar değerlerini düzeltmek amacıyla ürün verilmesi, kanamayı azaltmadan zarar doğurur; karar, klinik kanamaya dayanmalıdır.

Kanama yönetiminde viskoelastik testler, hangi bileşenin eksik olduğunu göstererek hedefe yönelik tedaviye olanak verir ve gereksiz kan ürünü kullanımını azaltır.

Eş anlamlılar

  • Hemostatik ajan
  • Prokoagülan

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Hoffman R ve ark., Hematology: Basic Principles and Practice, 8. baskı, 2023.