İçeriğe atla

Trigeminal sinir

DrSozluk sitesinden

Trigeminal sinir (beşinci kraniyal sinir; İng. trigeminal nerve; Lat. nervus trigeminus), yüzün duyusunu taşıyan ve çiğneme kaslarını uyaran karışık kraniyal sinirdir. Üç ana dala ayrılması nedeniyle bu adı almıştır.

Etimoloji

Latince trigeminus (üçüz) sözcüğü, sinirin oftalmik, maksiller ve mandibular olmak üzere üç dala ayrılmasını belirtir.

Klinik bağlam

Sinir, yüzün duyusunu dermatom benzeri üç bölgeye ayırarak taşır; ayrıca korneanın duyusunu ve çiğneme kaslarının motor uyarısını sağlar. Duyusal çekirdeği beyin sapı boyunca uzanır ve omuriliğin üst segmentlerine dek iner; bu uzun seyir, beyin sapı lezyonlarında yüz duyusunun gövdeden farklı biçimde etkilenebilmesini açıklar. Klasik "soğan zarı" örüntüsü — yüz duyusunun ağız çevresinden dışa doğru halkalar biçiminde kaybolması — bu çekirdeğin somatotopik düzeninden kaynaklanır ve merkezi lezyonu gösterir; buna karşılık tek bir dalın dağılımına uyan kayıp, periferik tutulumu işaret eder.[1]

Kornea refleksi, sinirin klinik değerlendirmedeki en önemli işlevlerinden biridir: refleksin duyusal kolunu trigeminal sinir, motor kolunu ise fasiyal sinir oluşturur. Bu refleks, bilinci kapalı hastada beyin sapı reflekslerinin değerlendirilmesinde pons düzeyini sınayan bir ölçüt olarak kullanılır ve beyin ölümü tanı sürecinin bileşenidir.

En bilinen klinik tablo trigeminal nevraljidir. Yüzün bir yarısında, saniyeler süren, elektrik çarpması gibi şiddetli ağrı ataklarıyla seyreder; genellikle maksiller ve mandibular dalların alanında görülür. Ayırt edici özelliği tetikleyicilerdir: çiğneme, konuşma, diş fırçalama, yüze hafif dokunma ya da soğuk hava atağı başlatabilir. Bu nedenle hastalar yüzlerine dokunmaktan kaçınır ve beslenme ile ağız bakımını ihmal edebilir. Nedeni çoğu olguda, sinir köküne komşu bir damarın bası yapması ve miyelin kılıfta hasar oluşturmasıdır. Tedavide karbamazepin ve benzeri ilaçlar birinci basamaktır; yanıtsız olgularda mikrovasküler dekompresyon ve girişimsel yöntemler kullanılır.

Ayırıcı tanı klinik açıdan önemlidir. Genç hastalarda, iki taraflı tutulumda ya da atak dışı sürekli ağrı ve duyu kaybı bulunduğunda ikincil nedenler araştırılmalıdır — multipl skleroz plakları, tümörler ve beyin sapı lezyonları bu grupta yer alır. Ayrıca herpes zosterin oftalmik dalı tutması, döküntü öncesi dönemde şiddetli yüz ağrısıyla ortaya çıkabilir ve göz tutulumu açısından acil değerlendirme gerektirir; burun ucundaki lezyon (Hutchinson bulgusu) uyarıcıdır. İyileşme sonrası süren ağrı, postherpetik nevralji olarak adlandırılır.

Sinirin dalları, kavernöz sinüs ve orbita apeksi gibi dar bölgelerden geçtiği için bu bölge patolojilerinde göz hareket sinirleriyle birlikte etkilenir; ağrı, duyu kaybı ve oftalmoplejinin birlikte bulunması lezyonu bu bölgelere yerleştirir.

Anestezi pratiğinde sinir, havayolu topikal anestezisi ve yüz bölgesi girişimlerinde hedeflenir; ayrıca diş hekimliğinde mandibular ve maksiller blok uygulamaları yaygındır. Kornea duyusunun kaybolduğu hastalarda — sinir hasarı ya da genel anestezi sırasında — gözün korunması zorunludur; koruyucu refleks bulunmadığından kuruma ve kornea ülseri hızla gelişebilir.[2]

Klinik tuzakların başında, yüz ağrısının diş kaynaklı sanılarak gereksiz diş çekimlerine yol açması gelir; trigeminal nevralji hastalarının önemli bir bölümü tanı öncesinde bu girişimleri yaşar. Bir diğeri, yüz ağrısıyla birlikte duyu kaybı bulunmasının iyi huylu sayılmasıdır — nevraljide muayene tipik olarak normaldir, duyu kaybı ikincil bir nedeni düşündürür.

Eş anlamlılar

  • Nervus trigeminus
  • Beşinci kraniyal sinir

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.
  2. Ropper AH ve ark., Adams and Victor's Principles of Neurology, 12. baskı, 2023.