İçeriğe atla

Vezikoüreteral reflü

DrSozluk sitesinden

Vezikoüreteral reflü (VUR; İng. vesicoureteral reflux), idrarın mesaneden üreterlere ve böbreğe doğru geri kaçmasıdır. Çocukluk çağında yineleyen idrar yolu enfeksiyonlarının ve böbrek skarının önemli bir nedenidir.

Etimoloji

Ad, akımın yönünü belirtir: mesaneden (Lat. vesica) üretere doğru geri akış.

Klinik bağlam

Normalde üreterin mesane duvarı içindeki eğik seyri, bir kapak düzeneği oluşturur; mesane dolup basınç arttıkça bu segment kapanır ve geri kaçış engellenir. Birincil reflüde bu düzenek doğuştan yetersizdir — üreterin duvar içi bölümü kısadır. İkincil reflüde ise mesane basıncının patolojik biçimde yükselmesi söz konusudur; posterior üretral valv, nörojen mesane ve işeme işlev bozuklukları bu grupta yer alır. Ayrım tedaviyi belirler: ikincil biçimde asıl hedef, altta yatan boşaltım sorununun düzeltilmesidir.[1]

Klinik önemi, reflünün kendisinden çok enfeksiyonla birleştiğinde ortaya çıkan sonuçlarındadır. Enfekte idrarın böbreğe ulaşması piyelonefrite yol açar; yinelenen ataklar böbrek parankiminde skar bırakır. Uzun dönemde bu skarlar hipertansiyon, proteinüri ve kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir — buna reflü nefropatisi denir. Bu nedenle yaklaşım, reflüyü ortadan kaldırmaktan çok böbreği enfeksiyondan korumaya odaklanır.

Tanıda ölçüt yöntem, işeme sistoüretrografisidir; reflünün varlığını, derecesini ve üretra anatomisini gösterir. Ancak inceleme girişimseldir ve radyasyon içerir; bu nedenle hangi çocuklarda yapılacağı tartışmalıdır ve yaklaşımlar merkezden merkeze değişir. Ultrason ilk basamak görüntülemedir ancak reflüyü doğrudan gösteremez. Böbrek skarının değerlendirilmesinde sintigrafi kullanılır.

Yönetim son yıllarda belirgin biçimde değişmiştir. Reflünün önemli bir bölümü — özellikle düşük dereceli olanlar — çocuk büyüdükçe kendiliğinden düzelir; üreterin duvar içi segmenti uzadıkça kapak düzeneği yeterli hale gelir. Bu nedenle temel yaklaşım izlemdir. Uzun süreli antibiyotik profilaksisinin yeri tartışmalıdır: yineleyen enfeksiyonları azalttığı gösterilmekle birlikte, böbrek skarını önlemedeki etkisi sınırlı bulunmuş ve direnç gelişimi endişesi öne çıkmıştır. Bu nedenle profilaksi, yüksek dereceli reflü ve yineleyen enfeksiyon öyküsü gibi seçilmiş durumlarla sınırlandırılır. Cerrahi ya da endoskopik düzeltme, dirençli enfeksiyonlar ve ilerleyici skar bulunan olgulara ayrılır.

İşeme işlev bozukluğunun tanınması ve tedavisi, sıklıkla gözden kaçan ancak en yüksek etkiyi sağlayan girişimlerdendir: düzenli işeme alışkanlığı, kabızlığın tedavisi ve yeterli sıvı alımı hem enfeksiyonları hem reflüyü azaltır. Kabızlık ile idrar yolu enfeksiyonu arasındaki bu ilişki, pratikte yeterince değerlendirilmez.

Erişkin dönemde reflü, çocukluktan kalan skarların sonuçlarıyla karşımıza çıkar; hipertansiyon ve böbrek işlev bozukluğu bulunan genç erişkinlerde çocukluk çağı idrar yolu enfeksiyonu öyküsünün sorgulanması değerlidir. Ayrıca gebelikte reflü ve skar öyküsü bulunan kadınlar, piyelonefrit ve gebelik komplikasyonları açısından daha yüksek risk taşır; bu grupta asemptomatik bakteriüri taraması ve tedavisi özel önem kazanır.[2]

Klinik tuzakların başında, ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçiren küçük çocukta görüntüleme yapılmaması gelir; bu, altta yatan yapısal sorunun ve önlenebilir böbrek hasarının gözden kaçmasına yol açar. Bir diğeri, sondalı ya da nörojen mesanesi bulunan hastalarda üreme saptandığında refleks olarak antibiyotik başlanmasıdır — kolonizasyon ile enfeksiyon ayrımı burada da geçerlidir.

Eş anlamlılar

  • VUR
  • Mesane-üreter geri kaçışı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.
  2. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.