Globin
Globin (İng. globin; Lat. globus, küre), hemoglobin ve miyoglobin moleküllerinin protein bölümünü oluşturan zincirlerin ortak adıdır.
Etimoloji
Latince globus (küre) sözcüğünden türetilmiştir; molekülün küresel yapısını anlatır.
Klinik bağlam
Erişkin hemoglobini, iki alfa ve iki beta zincirinden oluşur; her zincir, oksijeni bağlayan bir hem grubu taşır. Zincirlerin dört birim halinde bir araya gelmesi, oksijen bağlanmasının işbirlikçi biçimde gerçekleşmesini sağlar; bu, oksijen ayrışma eğrisinin S biçimli olmasının nedenidir.[1]
Zincir türleri yaşam dönemine göre değişir. Dölüt döneminde gama zinciri baskındır ve fetal hemoglobini oluşturur; doğumdan sonra yerini beta zinciri alır. Küçük bir oranda delta zinciri içeren biçim de bulunur ve talasemi tanısında ölçülür.
Zincir üretimindeki bozukluklar iki ana grupta toplanır. Üretim miktarının azaldığı durumlar talasemi, zincirin yapısının bozulduğu durumlar ise yapısal hemoglobin hastalıklarıdır. Bu ayrım, alanın temel sınıflandırmasıdır.
Alfa zinciri, hem dölüt hem erişkin biçiminde bulunur; bu nedenle alfa talasemi doğumda belirti verir. Beta zinciri ise doğumdan sonra devreye girdiğinden, beta talasemi ve orak hücreli anemi bulguları ilk aylarda ortaya çıkar. Bu zamanlama farkı, klinikte önemli bir ayrımdır ve yenidoğan taramalarının yorumunu belirler.
Orak hücreli anemide beta zincirinde tek bir amino asit değişikliği vardır; bu küçük değişiklik, oksijen düşüklüğünde molekülün polimerleşmesine ve alyuvarın biçim değiştirmesine yol açar. Sonuçta damar tıkanıklığı, ağrılı krizler, akut göğüs sendromu, inme ve organ hasarı gelişir. Tek nokta değişikliğinin ağır bir hastalığa yol açması, yapı–işlev ilişkisinin en çarpıcı örneğidir.
Zincir dengesizliği kendi başına da zarar doğurur. Beta talasemide üretilemeyen zincirin karşılığı olan fazla alfa zincirleri, alyuvar öncüllerinde çökerek hücrelerin kemik iliğinde yıkılmasına yol açar; bu etkisiz kan yapımı, kemik iliği genişlemesine, iskelet değişikliklerine ve dalak büyümesine neden olur. Ayrıca bağırsaktan demir emilimi artar; bu nedenle transfüzyon almayan hastalarda bile demir birikimi gelişir. Bu ayrıntının bilinmemesi, demir yüklenmesinin gözden kaçmasına yol açar.
Tanıda hemoglobin elektroforezi ve yüksek basınçlı sıvı kromatografisi kullanılır; zincir türlerinin oranları belirlenir. Genetik inceleme, taşıyıcılık ve doğum öncesi tanı için gereklidir.
Klinikte en sık karşılaşılan tuzak, taşıyıcılığın demir eksikliği anemisi sanılarak gereksiz demir tedavisi verilmesidir. Küçük hücreli anemide alyuvar sayısının görece korunmuş olması, taşıyıcılığı düşündürür ve ferritin ölçümü ayrımı sağlar.
Tedavi yaklaşımları arasında transfüzyon, demir şelasyonu, hidroksiüre ile fetal zincir üretiminin artırılması ve seçilmiş hastalarda kök hücre nakli ile gen tedavisi yer alır.
Eş anlamlılar
- Globin zinciri
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hoffman R ve ark., Hematology: Basic Principles and Practice, 8. baskı, 2023.