COVID-19
COVID-19 (İng. coronavirus disease 2019), SARS-CoV-2 virüsünün yol açtığı bulaşıcı solunum yolu hastalığıdır.
Etimoloji
İngilizce coronavirus disease ifadesinin kısaltması ile hastalığın ilk tanımlandığı yılın birleşiminden oluşur.
Klinik bağlam
Etken, zarflı bir RNA virüsüdür ve hücrelere anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 almacı aracılığıyla girer. Bu almacın akciğer, damar iç yüzeyi, bağırsak ve böbrekte bulunması, hastalığın çok sistemli seyrini açıklar.[1]
Bulaş başlıca solunum yoluyla, damlacık ve aerosoller aracılığıyla gerçekleşir. Belirtiler başlamadan önce bulaştırıcılığın başlaması, yayılımın denetlenmesini güçleştiren temel özelliktir.
Klinik yelpaze geniştir: belirtisiz taşıyıcılıktan ağır solunum yetmezliğine uzanır. Sık belirtiler ateş, öksürük, halsizlik, kas ağrısı, boğaz ağrısı ile tat ve koku kaybıdır. Tat-koku kaybı, erken dönemde görece özgül bir bulgu olarak öne çıkmıştır.
Ağır seyir açısından risk etkenleri ileri yaş, obezite, diyabet, hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı, kronik akciğer hastalıkları, bağışıklık baskılanması ve gebeliktir.
Hastalığın iki evreli seyri, tedavi mantığını belirler. Erken dönemde virüs çoğalması baskındır; bu evrede antiviral tedaviler etkilidir ve erken başlanmaları gerekir. İlerleyen dönemde ise abartılı iltihabi yanıt öne çıkar; bu evrede iltihabı baskılayan tedaviler yarar sağlar.
Bu ayrım, en önemli klinik ilkedir. Deksametazon, oksijen gereksinimi olan hastalarda ölüm oranını azaltır; buna karşılık oksijen gerektirmeyen hafif olgularda yarar sağlamaz, hatta zararlı olabilir. Aynı biçimde interlökin-6 yolağını engelleyen ilaçlar, iltihap belirteçleri yüksek ve oksijen gereksinimi olan hastalarda etkilidir.
Tromboz eğilimi belirgindir; venöz tromboemboli ve pulmoner damar tıkanıklıkları sık görülür. Bu nedenle yatan hastalarda tromboz korunması standart uygulamadır.
Solunum desteğinde yüksek akımlı oksijen ve yüzüstü pozisyon uygulaması entübasyon gereksinimini azaltır; uyanık hastalarda da yüzüstü pozisyonun yararlı olduğu gösterilmiştir.
Sessiz hipoksemi, dikkat çeken bir özelliktir: hasta belirgin nefes darlığı duymadan ileri derecede düşük oksijen doygunluğuna sahip olabilir. Bu nedenle riskli hastalarda doygunluk ölçümü önem taşır.
Ağır viral pnömoni sonrası invazif aspergilloz gelişebilir; dirençli ateş ve kötüleşmede akla getirilmelidir.
Bazı hastalarda haftalar-aylar süren yorgunluk, nefes darlığı ve bilişsel yakınmalar sürer; bu tablo uzun COVID olarak adlandırılır.
Korunmanın temeli aşılamadır; ağır hastalık, hastaneye yatış ve ölümü belirgin biçimde azaltır. Ayrıca havalandırma, maske kullanımı ve el hijyeni etkilidir.
Eş anlamlılar
- Koronavirüs hastalığı
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.