İçeriğe atla

İnvazif aspergilloz

DrSozluk sitesinden

İnvazif aspergilloz (İng. invasive aspergillosis), Aspergillus türü küf mantarlarının dokuya yayılarak yol açtığı ağır enfeksiyondur.

Etimoloji

Latince invadere (istila etmek) fiilinden türeyen invazif sıfatı ile etkenin adından türeyen aspergilloz teriminin birleşimidir.

Klinik bağlam

Etken, doğada yaygın bulunan bir küftür; sporları sürekli solunur. Sağlıklı kişilerde hastalık yapmaz; bağışıklık savunması bozulduğunda doku istilası gerçekleşir.[1]

Klasik risk grupları uzun süreli ve derin nötropeni, kök hücre ve organ nakli alıcıları, yüksek doz kortikosteroid kullananlar ve ileri bağışıklık yetmezliği olan hastalardır.

Son yıllarda tanınan yeni risk grupları önemlidir: ağır kronik obstrüktif akciğer hastalığı nedeniyle steroid alan hastalar, karaciğer yetmezliği olanlar ve ağır viral pnömoni geçiren yoğun bakım hastaları. İnfluenza ve COVID-19 sonrası gelişen biçimler, giderek daha çok bildirilmektedir. Bu grupların gözden kaçması, tanı gecikmesinin başlıca nedenidir.

Etkenin en belirgin özelliği damar istilasıdır; damar tıkanıklığı, doku enfarktı ve nekroz oluşturur. Bu nedenle akciğerde nodüller, çevrelerinde halo görünümü ve ilerleyen dönemde kavite gelişimi görülür.

Belirtiler ateş, öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı ve kanlı balgamdır. Geniş spektrumlu antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen dirençli ateş, nötropenik hastada bu tanıyı düşündürmelidir.

Akciğer dışı yayılım, damar yolu üzerinden gerçekleşir; beyin, sinüsler, deri, kalp ve göz tutulabilir. Merkezî sinir sistemi tutulumu, gidişi belirgin biçimde kötüleştirir.

Tanıda görüntüleme, galaktomannan ve beta-D-glukan gibi belirteçler, kültür ve doku örneklemesi kullanılır. Galaktomannanın bronş lavaj sıvısında ölçülmesi, kandaki ölçümden daha duyarlıdır. Belirteçlerin yanlış pozitiflik oranı yüksektir; bazı antibiyotikler ve hemodiyaliz sonuçları etkiler.

Solunum yolu örneğinde üreme, her zaman hastalık anlamına gelmez; kolonizasyon ile enfeksiyon ayrımı klinik ve radyolojik bulgularla yapılır. Bu ayrımın yapılmaması, gereksiz tedaviye yol açar.

Tedavide azol grubu antifungaller ilk seçenektir; erken başlanması gidişi belirler. Tedavi süresi uzundur ve bağışıklığın onarılmasına bağlıdır.

Azollerin ilaç etkileşimi yükü yüksektir; kalsinörin inhibitörü grubu immünosüpresiflerin düzeyini belirgin biçimde yükseltir ve doz ayarı zorunludur. Ayrıca kan düzeyi izlemi önerilir.

Azol direnci, çevresel tarım ilaçlarının kullanımıyla ilişkili olarak artmaktadır ve önemli bir sorun oluşturmaktadır.

Korunmada, riskli hastalarda koruyucu antifungal tedavi, havalandırma önlemleri ve inşaat tozundan uzak tutulma uygulanır.

Eş anlamlılar

  • Aspergilloz

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Bennett JE ve ark. (ed.), Mandell, Douglas, and Bennett's Principles and Practice of Infectious Diseases, 9. baskı, 2020.