İçeriğe atla

Kortikosteroid

DrSozluk sitesinden
16.18, 24 Ağustos 2026 tarihinde Serkan (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 416 numaralı sürüm (Bot: yeni madde)
(fark) ← Önceki sürüm | Güncel sürüm (fark) | Sonraki sürüm → (fark)

Kortikosteroid (İng. corticosteroid), adrenal korteksten salgılanan steroid hormonların ve bunların sentetik türevlerinin ortak adıdır. Glukokortikoid ve mineralokortikoid etkileri farklı oranlarda taşırlar.

Etimoloji

Ad, hormonların üretildiği yeri belirtir: adrenal bezin dış katmanı olan korteks. "Steroid" ise ortak dört halkalı kimyasal yapıyı anlatır.

Klinik bağlam

Glukokortikoidler hücre içi reseptörlere bağlanır ve gen ifadesini değiştirerek etki gösterir; bu nedenle etkilerinin ortaya çıkması saatler alır. İnflamatuvar sitokinlerin üretimini baskılar, lökosit göçünü azaltır, bağışıklık yanıtını geniş biçimde bastırır. Metabolik etkileri arasında glukoneogenezin artması, protein yıkımı ve yağ dokusunun yeniden dağılımı bulunur. Mineralokortikoid etki ise böbrekte sodyum tutulması ve potasyum atılımı olarak ortaya çıkar. Sentetik türevler bu iki etkinin oranı, gücü ve etki süresi bakımından farklılaşır: hidrokortizon fizyolojik hormona en yakınıdır, prednizolon orta güçlü, deksametazon ise güçlü ve mineralokortikoid etkisi neredeyse bulunmayan bir ajandır — bu özellik, sıvı tutulumunun istenmediği durumlarda tercih nedenidir.[1]

Kullanım alanları çok geniştir: otoimmün ve inflamatuvar hastalıklar, alerjik tablolar, astım ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı alevlenmeleri, organ nakli sonrası bağışıklık baskılanması, hematolojik ve onkolojik hastalıklar, adrenal yetmezlikte yerine koyma tedavisi ve beyin ödeminin azaltılması bunların başlıcalarıdır.

Etkinliğin gösterildiği alanlar kadar, gösterilmediği alanların bilinmesi de önemlidir. Travmatik beyin hasarında kortikosteroidlerin ölüm oranını artırdığı gösterilmiş ve kullanımı kontrendike hale gelmiştir; buna karşılık tümör ve enfeksiyon çevresindeki vazojenik ödemde etkilidir. Bakteriyel menenjitte, uygun hastalarda antibiyotikten hemen önce ya da onunla birlikte verildiğinde işitme kaybı ve nörolojik sekelleri azaltır. Septik şokta, vazopresöre yanıtsız hastalarda düşük doz hidrokortizon şoktan çıkışı hızlandırır. Ağır akut solunum sıkıntısı sendromu ve toplum kökenli ağır pnömonide yararı gösterilmiştir. Buna karşılık kimyasal pnömonitiste ve rutin travma bakımında yeri yoktur.

Yan etkiler, kullanım süresi ve doza bağlı olarak birikir. Kısa süreli kullanımda hiperglisemi, ruhsal değişiklikler, uykusuzluk ve iştah artışı görülür. Uzun süreli kullanımda Cushing görünümü, osteoporoz ve kırıklar, kas erimesiyle giden steroid miyopatisi, deri incelmesi, katarakt, glokom, hipertansiyon, diabetes mellitus ve enfeksiyonlara yatkınlık ortaya çıkar. Enfeksiyon riski yalnızca sıklık artışı değil, bulguların baskılanmasıyla tanının gecikmesi anlamına da gelir: ateş ve karın bulguları silik seyredebilir.

Adrenal baskılanma özel bir öneme sahiptir. İki haftadan uzun süre yüksek doz kullanan hastalarda hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni baskılanır ve ani kesilme adrenal krize yol açabilir; bu nedenle tedavi kademeli azaltılarak sonlandırılır. Aynı hastalarda cerrahi, travma ve ağır enfeksiyon gibi stres durumlarında ek doz gereksinimi doğar ve bu, ameliyat çevresi planlamanın parçasıdır.[2]

Kritik bir güvenlik uyarısı, riskli bölgelerden gelen hastalarda Strongyloides stercoralis enfeksiyonunun taranmasıdır; gizli enfeksiyon, bağışıklık baskılandığında yaygın hale gelerek ölümcül seyredebilir. Ayrıca uzun süreli tedavi planlanan hastalarda tüberküloz taraması, kemik sağlığı değerlendirmesi ve gerektiğinde profilaktik tedaviler düşünülmelidir.

Klinik tuzakların başında, "kısa kür zararsızdır" varsayımı gelir; kısa süreli kullanımların bile enfeksiyon, tromboemboli ve kırık riskini artırdığı gösterilmiştir. Bir diğeri, adrenal yetmezlik kuşkusunda tedaviye başlamadan önce kortizol örneğinin alınmamasıdır. Ayrıca ilaç tedaviye yanıt verdiğinde altta yatan tanının araştırılmasının bırakılması, gözden kaçan hastalıkların sık nedenidir.

Eş anlamlılar

  • Glukokortikoid
  • Steroid (yaygın kullanımda)

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Brunton LL ve ark. (ed.), Goodman & Gilman's The Pharmacological Basis of Therapeutics, 13. baskı, 2018.
  2. Loscalzo J ve ark. (ed.), Harrison's Principles of Internal Medicine, 21. baskı, 2022.