Düz kas
Düz kas (İng. smooth muscle), çizgilenme göstermeyen, istem dışı çalışan ve iç organların duvarında bulunan kas dokusudur. Damarlar, sindirim ve solunum yolları, mesane, uterus ve gözde yer alır.
Etimoloji
Ad, mikroskop altındaki görünümünden gelir: iskelet ve kalp kasında görülen düzenli çizgilenme burada bulunmaz, çünkü kasılma proteinleri sarkomer biçiminde değil çapraz bir ağ halinde dizilmiştir.
Klinik bağlam
Kasılma düzeneği, çizgili kastan temel bir noktada ayrılır. Burada troponin bulunmaz; kalsiyum, kalmoduline bağlanır ve oluşan kompleks miyozin hafif zincir kinazını etkinleştirir. Bu enzim miyozini fosforile ederek aktin ile etkileşimini başlatır. Gevşeme ise miyozin hafif zincir fosfatazın etkisiyle gerçekleşir. Dolayısıyla düz kas tonusu, bu iki enzim arasındaki dengeye bağlıdır — ilaçların büyük bölümü bu dengeyi kaydırarak etki gösterir. Kalsiyum kaynağı da farklıdır: hücre dışından giren kalsiyum belirleyici rol oynar, bu nedenle kalsiyum kanal blokerleri düz kası gevşetirken iskelet kasını etkilemez.[1]
İkinci ayırt edici özellik, "gizli tutma" (latch) durumudur: düz kas, çok az enerji harcayarak uzun süre kasılı kalabilir. Damar duvarının saatlerce tonusunu koruyabilmesi bu mekanizmayla açıklanır. Ayrıca hücreler arasındaki boşluk bağlantıları, uyarının komşu hücrelere yayılmasını sağlar; bu sayede bağırsak ve uterus gibi organlar bir bütün olarak eşgüdümlü kasılır.
Denetim çok yönlüdür. Otonom sinir sistemi, dolaşan hormonlar, yerel metabolik ürünler, endotelden salınan aracılar ve gerilmenin kendisi tonusu değiştirir. Damar düz kasında nitrik oksit ve prostasiklin gevşeme, endotelin ve anjiyotensin II kasılma yönünde etki eder. Bu çeşitlilik, hem fizyolojik uyum yeteneğinin hem farmakolojik hedef zenginliğinin kaynağıdır.
Klinik karşılıkları geniştir. Damar düz kasının tonusu sistemik damar direncini ve dolayısıyla kan basıncını belirler; vazopresör ve vazodilatatör ilaçların tümü bu doku üzerinden etkilidir. Sepsiste damar düz kasının vazopresörlere yanıtsız hale gelmesi, dirençli hipotansiyonun temel mekanizmasıdır. Solunum yollarında düz kas kasılması astımda bronkospazma yol açar; beta-2 agonistler bu kasın gevşemesini sağlar. Sindirim sisteminde motiliteyi belirler ve bozukluğu ileus ile sonuçlanır. Mesane ve üretra düz kası idrar tutma ve boşaltmayı düzenler; antimuskarinik ilaçların idrar retansiyonu yapması bu ilişkiden kaynaklanır. Uterus düz kası doğum eyleminin ve postpartum kanama denetiminin merkezindedir.
Damar düz kası hücreleri, hastalık süreçlerinde etkin rol de üstlenir. Aterosklerozda bu hücreler damar iç katmanına göç eder, çoğalır ve bağ dokusu üreterek plağın fibröz başlığını oluşturur; başlığın kalınlığı plağın kararlılığını belirlediği için bu davranış klinik sonuçları doğrudan etkiler. Pulmoner hipertansiyonda damar duvarının yeniden şekillenmesi, trakeal stenoz ve üretra darlığı gibi tablolarda ise aşırı doku yanıtı benzer süreçleri yansıtır.
Anestezi ve yoğun bakım açısından bu kavram, ilaç etkilerinin öngörülmesini sağlar. Uçucu anestezikler ve propofol damar düz kasını gevşeterek hipotansiyon yaratır; nondepolarizan nöromüsküler blokerler ise yalnızca iskelet kasını etkilediğinden düz kas tonusunu değiştirmez — bu nedenle blok uygulanan hastada bağırsak ve mesane işlevi sürer. Magnezyum, kalsiyum girişini azaltarak hem damar hem uterus düz kasını gevşetir; bu özelliği preeklampsi tedavisinde kullanılır.[2]
Klinik tuzakların başında, kas gevşeticilerin düz kası da gevşeteceği yanılgısı gelir; bu nedenle nöromüsküler blokaj altındaki hastada gelişen bronkospazm ya da bağırsak spazmı şaşırtıcı bulunur. Bir diğeri, dirençli hipotansiyonda yalnızca doz artırımına yönelinip damar yanıtsızlığının altında yatan asidoz, hipokalsemi ve adrenal yetmezlik gibi düzeltilebilir nedenlerin araştırılmamasıdır.
Eş anlamlılar
- Düz kas dokusu
- İstemsiz kas