İçeriğe atla

Dermatom

DrSozluk sitesinden

Dermatom (İng. dermatome; Yun. derma "deri" + tomos "kesit, dilim"), tek bir spinal sinir kökünün duysal innervasyonunu sağladığı deri alanıdır. Segmental duyu haritasının temel birimi olup nörolojik muayenede lezyon düzeyinin belirlenmesinde kullanılır; embriyolojide ise somitin deriyi oluşturan bölümünü ifade eder.

Etimoloji

Terim, Yunanca "deri" anlamındaki derma ile "kesit, dilim" anlamındaki tomos sözcüklerinin birleşiminden oluşur; sözcük anlamıyla "deri dilimi" demektir. Aynı kökten türeyen miyotom (kas) ve sklerotom (kemik-bağ dokusu) terimleri, somitin diğer türevlerini ve karşılık gelen segmental innervasyon alanlarını adlandırır. Sözcüğün ikinci bir anlamı, deri greftlerinin alınmasında kullanılan cerrahi aletle ilgilidir; bağlam ayrımı önemlidir.

Klinik bağlam

Embriyolojik dönemde her somit, kendi segmentine ait spinal sinir tarafından innerve edilir; gövde ve ekstremitelerin büyüme sürecinde bu alanlar yer değiştirse de innervasyon ilişkisi korunur. Bu nedenle erişkinde dermatomlar gövdede düzenli, birbirine koşut şeritler halinde sıralanırken, ekstremite tomurcuklarının rotasyonu nedeniyle kol ve bacakta uzunlamasına ve karmaşık bir düzen izler. Klinik referans noktaları arasında C6'nın başparmak, C7'nin orta parmak, C8'in küçük parmak, T4'ün meme başı hizası, T10'un göbek düzeyi, L1'in kasık, L4'ün diz iç yüzü ve medial malleol, L5'in ayak sırtı ve başparmak, S1'in ayağın dış kenarı ile küçük parmak ve S2-S5'in perine bölgesi olarak bilinmesi sayılabilir. C1 kökü genellikle duysal dermatom oluşturmaz.

Dermatom haritası, radikülopatinin düzeyini belirlemede ve omurilik yaralanmalarında nörolojik seviyenin tanımlanmasında temel araçtır; travmatik spinal kord yaralanmasında uluslararası standart sınıflama, her dermatomda hafif dokunma ve iğne batması duyusunun ayrı ayrı puanlanmasına dayanır.[1] Herpes zosterde döküntünün tek bir dermatoma sınırlı ve orta hattı geçmeyen dağılımı, latent virüsün dorsal kök gangliyonunda reaktive olmasının doğrudan klinik yansımasıdır ve tanıyı büyük ölçüde tek başına koydurur. Anesteziyoloji pratiğinde nöroaksiyel anestezi sonrası blok düzeyi dermatomlar üzerinden değerlendirilir; cerrahi girişimlerin gerektirdiği duysal seviyenin bilinmesi (örneğin alt batın cerrahisinde T10, sezaryende T4-T6 düzeyi) blok yeterliliğinin ölçütüdür. Ayrıca segmental duyu kaybı paterni, omurilik içi lezyonlarda (siringomiyeli gibi) "askı tarzı" dağılım oluşturarak topografik tanıya katkı sağlar.

Muayenede dermatomlar hafif dokunma, iğne batması ve ısı duyusuyla, karşı tarafla karşılaştırmalı olarak değerlendirilir. Bulgular refleks muayenesi ve miyotomlara dayalı kas gücü değerlendirmesiyle birleştirildiğinde lezyonun kök, pleksus veya periferik sinir düzeyinde olup olmadığı ayırt edilebilir; periferik sinir tutulumunda duyu kaybı dermatom sınırlarına değil o sinirin innervasyon alanına uyar. Gerektiğinde bulgular elektromiyografi ve görüntülemeyle doğrulanır.[2]

Önemli klinik tuzaklar vardır. Komşu dermatomlar arasında belirgin örtüşme bulunduğundan tek bir kökün kesilmesi genellikle tam duyu kaybı yaratmaz; bu durum izole kök lezyonlarında duyu muayenesinin duyarlılığını düşürür. Ders kitaplarındaki haritalar arasında, özellikle ekstremitelerde, kaynaktan kaynağa değişen sınırlar bulunur ve bireysel varyasyon geniştir. Duyu değerlendirmesi öznel olduğundan hastanın iş birliği, dikkati ve beklentisi sonucu etkiler. Dermatomal görünümlü ağrı her zaman kök kaynaklı değildir; viseral hastalıklarda yansıyan ağrı benzer dağılım gösterebilir, örneğin diyafram irritasyonu C3-C5 aracılığıyla omuza yansır. Zosterde döküntü ağrıdan günler sonra çıkabilir ve immünsupresif hastalarda birden fazla dermatoma yayılabilir. Son olarak, torakal bölgede duysal seviye saptanması miyelopati açısından uyarıcıdır ve acil değerlendirme gerektirir.

Eş anlamlılar

  • Deri segmenti
  • Segmental duyu alanı

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. American Spinal Injury Association, International Standards for Neurological Classification of Spinal Cord Injury (ISNCSCI), 2019.
  2. Standring S (ed.), Gray's Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice, 42. baskı, 2020.