Diseksiyon
Diseksiyon (İng. dissection; Lat. dissecare "ayırmak"), damar duvarının katmanlarının birbirinden ayrılarak duvar içinde yalancı bir lümen oluşmasıdır. En sık aort ve boyun damarlarında görülür; tıkanma ve yırtılma yoluyla ağır sonuçlara yol açabilir.
Etimoloji
Latince dissecare (ayırmak, yarmak) fiilinden türeyen terim, kan sütununun damar duvarını katmanlarına ayırmasını anlatır. Aynı sözcük anatomi öğretiminde doku ayrıştırma anlamında da kullanılır; tıbbi bağlamda hangi anlamda kullanıldığı cümleden anlaşılır.
Klinik bağlam
Süreç, damarın iç katmanındaki bir yırtıkla başlar. Basınçlı kan orta katmana girer ve duvar boyunca ilerleyerek gerçek lümene paralel bir yalancı lümen oluşturur. Bu yapı üç yolla zarar verir: yalancı lümen genişleyerek gerçek lümeni daraltır ve akımı kısıtlar; dallanan damarların ağzını kapatarak organ iskemisi yaratır; dış katmana doğru ilerleyerek yırtılma ve kanama ile sonuçlanır. Bazı olgularda yalancı lümen ikinci bir yırtıkla gerçek lümene yeniden açılır ve akım sürer.[1]
En ağır biçimi aort diseksiyonudur. Çıkan aortu tutan olgular acil cerrahi gerektirir; kalp tamponadı, koroner tıkanma ve aort kapağı yetmezliği riski nedeniyle ölüm oranı saatler içinde hızla artar. Yalnızca inen aortu tutan olgularda ise komplikasyon yoksa tıbbi tedavi önceliklidir. Tıbbi tedavinin ilkesi duvara binen kesme kuvvetinin azaltılmasıdır: önce kalp hızı düşürülür, ardından gerekiyorsa kan basıncı düşürülür; sıranın tersine çevrilmesi refleks taşikardi yaratarak ilerlemeyi hızlandırır.
Servikal arter diseksiyonu — internal karotis ve vertebral arterlerde — genç ve orta yaşlı erişkinlerde inmenin önemli bir nedenidir. Sıklıkla kendiliğinden ya da küçük bir travmanın, ani boyun hareketinin, öksürüğün veya boyun manipülasyonunun ardından gelişir. Klasik tablo, tek taraflı baş, boyun ya da yüz ağrısını izleyen iskemik bulgulardır; karotis tutulumunda sempatik liflerin etkilenmesiyle Horner sendromu, vertebral tutulumda arka dolaşım bulguları görülür. Belirtiler arasında saatler-günler süren bir gecikme olabilir ve bu dönem, inmenin önlenebileceği fırsat penceresidir. Tanı BT ya da MR anjiyografi ile konur; tedavide antiagregan ya da antikoagülan ilaçların kullanımı yerleşiktir ve iki yaklaşım arasında belirgin üstünlük gösterilememiştir.
Koroner arter diseksiyonu ayrı bir başlıktır. Kendiliğinden gelişen biçim, özellikle genç kadınlarda ve gebelik çevresi dönemde görülür; aterosklerotik olmayan bir akut koroner sendrom nedenidir ve tanınması önemlidir, çünkü standart girişimsel yaklaşım bu hastalarda diseksiyonu genişletebilir ve çoğu olguda tıbbi tedaviyle kendiliğinden iyileşme sağlanır.
Zemin hazırlayan durumlar arasında uzun süreli hipertansiyon, bağ dokusu hastalıkları — Marfan sendromu, vasküler Ehlers-Danlos, Loeys-Dietz —, fibromusküler displazi, biküspit aort kapağı, gebelik, kokain kullanımı, travma ve inflamatuvar arteritler sayılır. Ailede genç yaşta aort olayı öyküsü, kalıtsal bir hastalığı düşündürmelidir.
Anestezi ve yoğun bakım açısından temel ilke, hemodinamik dalgalanmaların önlenmesidir; entübasyon, ağrı ve ajitasyona bağlı ani kan basıncı yükselmeleri ilerlemeye yol açabilir. Tamponad eşlik ediyorsa pozitif basınçlı ventilasyonun venöz dönüşü azaltarak ani dolaşım çöküşü yaratabileceği öngörülmelidir. Ameliyat sonrası dönemde organ perfüzyonunun — böbrek, omurilik, ekstremiteler — izlenmesi gerekir.[2]
Klinik tuzakların başında, aort diseksiyonunun akut koroner sendrom sanılarak antikoagülan ve trombolitik tedavi başlanması gelir. Bir diğeri, genç bir hastadaki inme değerlendirmesinde boyun ağrısı ve yakın zamandaki travma ya da manipülasyon öyküsünün sorgulanmaması, dolayısıyla servikal diseksiyonun atlanmasıdır.
Eş anlamlılar
- Disseksiyon
- Damar duvarı ayrışması
İlgili terimler
- Aort diseksiyonu
- İnternal karotis arter
- Kriptojenik inme
- Abdominal aort anevrizması
- Hipertansif acil