Hipertansif acil
Hipertansif acil (İng. hypertensive emergency), ileri derecede yüksek kan basıncının akut organ hasarıyla birlikte bulunduğu ve ivedi tedavi gerektiren durumdur. Organ hasarının bulunmadığı yüksek basınç tabloları ise "hipertansif aciliyet" olarak ayrılır.
Etimoloji
Adlandırma, tabloların aciliyet derecesini ayırt etmek üzere kurulmuştur; İngilizce yazında emergency ve urgency ayrımı, Türkçede "acil" ile "aciliyet" karşılıklarıyla verilir.
Klinik bağlam
Ayrımın temeli, kan basıncının sayısal değeri değil, akut organ hasarının varlığıdır. Bu nedenle değerlendirme, tansiyon ölçümünden çok hedef organların incelenmesine dayanır: nörolojik muayene ve gerektiğinde görüntüleme, göz dibi bakısı, elektrokardiyografi, troponin, böbrek işlevleri ve idrar incelemesi, akciğer değerlendirmesi. Hasar bulunmayan yüksek basınç, saatler-günler içinde ağızdan tedaviyle ve ayaktan izlemle yönetilir; damar yolundan hızlı düşürme bu grupta zararlıdır.[1]
Klinik tablolar, hangi organın etkilendiğine göre farklılaşır ve tedavi hedefi buna göre belirlenir. Hipertansif ensefalopatide serebral otoregülasyon kapasitesi aşılmış, kan-beyin engeli bozulmuş ve beyin ödemi gelişmiştir; baş ağrısı, bulantı, görme bozukluğu, bilinç değişikliği ve nöbet görülür; papilödem ve retinal kanamalar bulunabilir. Posterior reversibl ensefalopati sendromu, görüntülemedeki tipik örüntüsüyle bu tablonun bir görünümüdür. Diğer tablolar arasında aort diseksiyonu, akut sol kalp yetmezliği ve akciğer ödemi, akut koroner sendrom, akut böbrek hasarı, intraserebral kanama ve gebelikte preeklampsi ile eklampsi sayılır.
Kan basıncının ne kadar ve ne hızda düşürüleceği, tabloya göre değişir ve bu, konunun en kritik yönüdür. Genel ilke, ilk saatte ortalama arter basıncını yaklaşık dörtte bir oranında düşürmek ve sonraki gün içinde kademeli olarak normale yaklaştırmaktır. Bu ölçülü yaklaşımın gerekçesi, kronik hipertansiyonu olan hastalarda otoregülasyon eğrisinin sağa kaymış olmasıdır: hızlı düşüş, beyin, kalp ve böbrekte iskemiye yol açabilir. Buna karşılık bazı tablolarda çok daha hızlı ve agresif düşürme gerekir — aort diseksiyonunda, duvara binen kesme kuvvetini azaltmak için kalp hızı ve basınç hızla düşürülür; burada sıra önemlidir, beta blokaj sağlanmadan verilen vazodilatatör refleks taşikardi yaratarak diseksiyonu ilerletir.[2]
İskemik inme ayrı bir istisna oluşturur: bu tabloda yüksek basınç genellikle koruyucu bir yanıttır ve rutin düşürülmesi zararlıdır; müdahale, tromboliz planlanan hastalarda belirlenen eşiklerin aşılması ya da eşlik eden başka bir acil durumun bulunmasıyla sınırlıdır. Hemorajik inmede ise erken ve denetimli düşürme, hematom büyümesini sınırlamak amacıyla uygulanır.
Tedavide damar yolundan verilen, etkisi hızlı başlayan ve titre edilebilen ajanlar yeğlenir; hasta yoğun bakım koşullarında ve tercihen arteriyel hatla izlenir. Ajan seçimi tabloya göre yapılır ve bazı ilaçlardan belirli durumlarda kaçınılır. Ayrıca sık gözden kaçan bir nokta, birçok hastada tablonun altında ağrı, idrar retansiyonu, anksiyete, ilaç kesilmesi ya da uyuşturucu madde kullanımının bulunmasıdır; bu tetikleyicilerin giderilmesi basıncı belirgin biçimde düşürebilir.
Altta yatan ikincil hipertansiyon nedenleri araştırılmalıdır: renal arter darlığı, feokromositoma, primer hiperaldosteronizm, uyku apnesi ve ilaçlar. Feokromositoma kuşkusunda, alfa blokaj sağlanmadan beta bloker verilmesi karşıtsız alfa uyarımıyla basıncı daha da yükselteceğinden kesin biçimde kaçınılır.
Klinik tuzakların başında, tek bir yüksek ölçüme dayanarak damar yolundan tedaviye başlanması gelir; ölçüm doğrulanmalı ve organ hasarı aranmalıdır. Bir diğeri, dilaltı hızlı etkili ajanların kullanılmasıdır; öngörülemez ve ani düşüşlere yol açtığından önerilmez.
Eş anlamlılar
- Hipertansif kriz
- Malign hipertansiyon (bir alt biçimi)