İçeriğe atla

Serebral otoregülasyon

DrSozluk sitesinden

Serebral otoregülasyon (İng. cerebral autoregulation), beyin kan akımının, sistemik kan basıncındaki değişikliklere karşın belirli bir aralıkta sabit tutulmasını sağlayan düzenleme mekanizmasıdır. Beynin iskemi ve aşırı perfüzyona karşı temel korunma düzeneğidir.

Etimoloji

Terim, beyni belirten Latince cerebrum kökenli "serebral" sıfatı ile kendi kendini düzenlemeyi anlatan "otoregülasyon" (Yun. autos "kendi" + Lat. regulare "düzenlemek") sözcüğünün birleşimidir.

Klinik bağlam

Mekanizmanın özü, beyin damarlarının basınç değişikliğine çapını değiştirerek yanıt vermesidir. Perfüzyon basıncı arttığında arteriyoller büzülür, azaldığında genişler; böylece akım korunur. Bu miyojenik yanıta metabolik ve nörojenik etkiler eşlik eder. Sağlıklı bireylerde ortalama arter basıncının yaklaşık 50-150 mmHg aralığında akım görece sabit kalır; bu sınırların dışında ilişki doğrusal hale gelir — alt sınırın altında akım düşer ve iskemi gelişir, üst sınırın üzerinde ise damar yatağı zorlanır, kan-beyin engeli bozulur ve ödem ile kanama riski doğar. Beyin kan akımını belirleyen basınç, ortalama arter basıncı ile intrakraniyal basınç arasındaki farktır; bu nedenle kafa içi basıncın yükselmesi, sistemik basınç normalken bile perfüzyonu tehlikeye atabilir.[1]

Otoregülasyonun yanı sıra beyin kan akımı, karbondioksit ve oksijen düzeylerine belirgin biçimde duyarlıdır. Arteriyel karbondioksit basıncındaki artış güçlü bir vazodilatatördür ve akımı hızla artırır; azalması ise vazokonstriksiyon yaparak akımı düşürür. Bu ilişki klinikte iki yönlü kullanılır: kafa içi basınç krizinde geçici hiperventilasyon kurtarıcı bir önlem olabilir, buna karşılık uzun süreli hiperventilasyon iskemiye yol açtığından terk edilmiştir. Hipoksi de belirgin vazodilatasyon yapar, ancak bu yanıt ancak arteriyel oksijen basıncı belirli bir eşiğin altına indiğinde devreye girer.

Otoregülasyonun bozulduğu durumlar, yoğun bakım pratiğinin merkezinde yer alır. Travmatik beyin hasarı, subaraknoid kanama, büyük inme, sepsis, karaciğer yetmezliği ve kardiyak arrest sonrası dönemde mekanizma kısmen ya da tümüyle kaybolur; bu durumda beyin kan akımı doğrudan sistemik basıncı izler ve hasta hem hipotansiyona hem hipertansiyona savunmasız hale gelir. Bu nedenle bu hastalarda kan basıncı dalgalanmalarından kaçınılması, tek bir hipotansiyon atağının bile sonucu kötüleştirdiği bilgisiyle birlikte, tedavinin temel ilkesidir.

Kronik hipertansiyon, otoregülasyon eğrisini sağa kaydırır: bu hastalar yüksek basınçlara uyum sağlamıştır ve genç, normotansif bir bireyin rahatlıkla tolere edeceği bir basınç düzeyinde iskemi yaşayabilirler. Aynı ilke, kan basıncının hızla düşürülmesinin neden zararlı olabileceğini de açıklar. Buna karşılık uzun süre düşük akıma uyum sağlamış bir damar yatağının aniden yüksek akımla karşılaşması — karotis stentleme ya da endarterektomi sonrası — hiperperfüzyon sendromuna ve kanamaya yol açabilir.

İzlemde doğrudan ölçüm güçtür; bu nedenle dolaylı yöntemler kullanılır. Transkraniyal doppler ultrasonografi ile akım hızlarının basınç değişikliklerine yanıtı değerlendirilebilir; kafa içi basınç ile arter basıncı arasındaki ilişkiyi sürekli hesaplayan indeksler, hastaya özgü "en uygun perfüzyon basıncı" belirleme çabalarının temelini oluşturur. Yakın kızılötesi spektroskopi ile bölgesel oksijenlenme izlenebilir. Bu yöntemler araştırma alanında güçlü biçimde gelişmekle birlikte, hangi hedeflerin sonucu iyileştirdiği henüz kesinleşmemiştir.[2]

Klinik tuzakların başında, tek bir perfüzyon basıncı hedefinin tüm hastalara uygulanması gelir; hastanın bazal kan basıncı, kronik hipertansiyon öyküsü ve otoregülasyonun korunup korunmadığı hedefi değiştirir. Bir diğeri, yatak başı yüksekliği, boyun pozisyonu, ajitasyon, ateş, nöbet ve öksürük gibi görünürde küçük etkenlerin kafa içi basıncı ve dolayısıyla perfüzyonu belirgin biçimde etkilediğinin gözden kaçmasıdır. Ayrıca kan basıncı ölçümünde arteriyel hattın kalp yerine kulak seviyesinde sıfırlanmasının, oturur pozisyondaki hastalarda serebral perfüzyonun daha doğru değerlendirilmesini sağladığı unutulmamalıdır.

Eş anlamlılar

  • Beyin kan akımı otoregülasyonu

İlgili terimler

Kaynaklar

  1. Marino PL, Marino's The ICU Book, 4. baskı, 2014.
  2. Carney N ve ark., Guidelines for the Management of Severe Traumatic Brain Injury, 4. baskı, Neurosurgery, 2017.