Doku perfüzyonu
Doku perfüzyonu (İng. tissue perfusion), birim zamanda birim doku kütlesine ulaşan kan akımıdır.
Etimoloji
Latince perfundere (üzerine dökmek, ıslatmak) fiilinden türetilmiştir.
Klinik bağlam
Kavram, dolaşımın asıl amacını tanımlar: dokulara oksijen ve besin taşımak, atık ürünleri uzaklaştırmak. Akımın belirleyicileri, damar yatağındaki basınç farkı ve damar direncidir. Ortalama arter basıncı ile doku içi basınç arasındaki fark itici gücü oluşturur; bu nedenle karın içi basıncın arttığı ya da bölmesel basıncın yükseldiği durumlarda basınç yeterli görünse bile akım bozulur.[1]
Düzenleme çok katmanlıdır. Yerel özdüzenleme, beyin, böbrek ve kalpte akımı geniş bir basınç aralığında sabit tutar. Metabolik ürünler damarları genişletir; endotel kaynaklı nitrik oksit ve endotelin dengesi damar çapını ayarlar; sempatik sinir sistemi ve hormonal etkiler bölgesel dağılımı belirler. Şok durumunda kan, hayati organlara yönlendirilir; deri, kas ve iç organlar öncelikle feda edilir.
En kritik klinik ilke, kan basıncının akımın güvenilir bir göstergesi olmamasıdır. Basınç normal ya da yüksekken de doku düzeyinde akım yetersiz olabilir; bu duruma gizli şok denir. Bu nedenle yalnızca basınca bakarak canlandırmayı sonlandırmak, sık yapılan ve zararlı bir hatadır.
Yetersizliğin değerlendirilmesinde birden çok gösterge birlikte kullanılır. Klinik bulgular arasında kapiller geri dolum süresinin uzaması, ekstremitelerin soğuk ve benekli olması, idrar çıkışının azalması ve bilinç değişikliği sayılır. Laboratuvar göstergeleri laktat yüksekliği, baz açığı, merkezî venöz oksijen doygunluğu ve venöz–arteriyel karbondioksit farkıdır. Bunlar arasında kapiller geri dolum süresi, basit olmasına karşın canlandırma yanıtını izlemede değerli bulunmuştur.
Laktat yorumlanırken dikkat gerekir: yüksekliği her zaman oksijen yetersizliğini göstermez. Adrenerjik uyarı, karaciğer yetmezliği, bazı ilaçlar ve tiamin eksikliği de yükselmeye yol açar. Buna karşın laktatın zamanla temizlenmesi, gidişi öngörmede güvenilirdir.
Bozulmanın nedenleri şok türlerine göre değişir: hacim kaybı, kalp pompa yetmezliği, damar direncinin çökmesi ve akım önündeki tıkanma. Sepsiste ayrıca mikrodolaşım bozulur ve hücresel düzeyde oksijen kullanımı aksar; bu durumda büyük damar ölçütleri düzelse bile doku düzeyinde yetersizlik sürebilir.
Yönetimde neden odaklı yaklaşım esastır: sıvı desteğinin yanıt verecek hastalarda kullanılması, gereksiz yüklemeden kaçınılması, vazopressör ve inotropların uygun seçimi, hemoglobin düzeyinin ve oksijenlenmenin sağlanması, kanamanın ve enfeksiyon odağının denetlenmesi temel basamaklardır. Aşırı sıvı yüklenmesi ödem yoluyla dokuya oksijen yayılımını bozarak akımı daha da kötüleştirir; bu, canlandırmanın gözden kaçan zararlarındandır.
Bölgesel akımın ayrı değerlendirilmesi gereken durumlar da vardır: mezenter iskemisi, bölmesel sendrom ve uzuv iskemisi bunlara örnektir.
Eş anlamlılar
- Doku kanlanması
- Perfüzyon
İlgili terimler
Kaynaklar
- ↑ Hall JE, Hall ME, Guyton and Hall Textbook of Medical Physiology, 14. baskı, 2021.